1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Taksim Meydanı’na yürümek isteyen üniversiteli gençlik örgütleri ve sendikalara yönelik polis müdahalesinin ardından gözaltına alınan 314 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, dosya kapsamındaki delillerin isnat edilen suçu oluşturmaya yeterli olmadığı sonucuna vardı.

Suçun oluşması için gerekli şartlar değerlendirdi

Savcılık kararında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca suçun oluşabilmesi için dağılma ihtarı, zor kullanımı ve buna rağmen dağılmamakta ısrar olmak üzere üç unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği vurgulandı. Yargıtay içtihadına atıf yapılarak, bu şartların birlikte bulunmadığı hallerde suçun oluşmayacağı belirtildi.

“Aktif direnç” tespit edilemedi

Dosyada yer alan görüntü izleme ve araştırma raporlarını inceleyen savcılık, gözaltına alınan kişilerin kolluk kuvvetlerine karşı itme, vurma, fiziki saldırı ya da aktif direnç gösterdiğine dair yeterli ve somut delil bulunmadığını kaydetti. Bu nedenle kamu davası açılmasını gerektirecek şüphe oluşmadığı ifade edildi.

Valilik yasağı tek başına yeterli sayılmadı

Kararda, İstanbul Valiliği’nin 1 Mayıs kapsamında aldığı yasak kararına da değinildi. Ancak yasak kararının varlığının tek başına cezalandırma gerekçesi olamayacağı, her bir kişi yönünden bireysel suç unsurunun somut biçimde ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

6 kişi için ayrı süreç

Öte yandan savcılık, altı kişi hakkında eylemin dağıtılmasının ardından yeniden toplanmaya çalıştıkları iddiasıyla iddianame düzenleneceğini bildirdi. Beş kişiyle ilgili dosya ise farklı bir suç değerlendirmesi yapılmak üzere Basın Suçları Soruşturma Bürosu’na gönderildi.

Kaynak: Haber Merkezi