Eğitim camiasını sarsan sürecin ilk halkası, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşandı. 14 Nisan’da Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne giren ve okulun eski öğrencisi olduğu öğrenilen Ömer Ket, rastgele ateş açarak 16 kişinin yaralanmasına neden oldu. Saldırgan olayın ardından yaşamına son verdi.
Bu olayın yarattığı şok henüz atlatılamadan, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda ikinci bir trajedi yaşandı. Bu saldırıda 1 öğretmen ile 3 öğrenci hayatını kaybederken, 20 kişi yaralandı. Saldırgan olay yerinde ölü ele geçirildi. Art arda yaşanan bu olaylar, Türkiye genelinde eğitim kurumlarında güvenlik konusunu yeniden en üst gündem maddesi haline getirdi.
Sendikalar sahaya indi: Türkiye genelinde iş bırakma
Şanlıurfa’daki saldırının ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla ülke genelinde iş bırakma eylemi başlattı. Eylemlerin 1 ila 2 gün süreceği açıklandı. Eğitim Sen, yaptığı açıklamada 15 Nisan’da Türkiye genelinde iş bırakma kararı aldığını duyurdu. Aynı gün saat 13.00’te Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılacağı belirtildi. Ayrıca Kemal Irmak, KESK eş genel başkanları, MYK üyeleri ve bölge şubelerinin katılımıyla saldırının gerçekleştiği okul önünde de açıklama yapılacağı bildirildi.
Eğitim-İş Sendikası ise 15-16 Nisan tarihlerinde iki gün süreyle derslere girmeyeceklerini açıkladı. Genel Başkan Kadem Özbay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Öğretmenin değersizleştirildiği, gençlerin geleceksizleştirildiği; okulların güvenliksiz bırakıldığı bu düzen, sorumluların sorumsuzluğudur.”
Özbay, taleplerini detaylı şekilde sıralayarak şu başlıkların altını çizdi:
- Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi bulundurulması
- Yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikososyal destek sağlanması
- Her okula revir, sağlık personeli ve sağlık hizmeti sunulması
- Kadrolu temizlik personelinin görevlendirilmesi
- Kalabalık sınıfların azaltılması ve yeni okul yatırımlarının yapılması
- Güvenli eğitim ortamının sağlanması
Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e istifa çağrısında bulunan Özbay, 15 Nisan saat 13.00’te Ankara’da ve tüm illerde İl Milli Eğitim Müdürlükleri önünde eş zamanlı eylem yapılacağını duyurdu. Hürriyetçi Eğitim Sen de 2 günlük iş bırakma kararı aldığını açıklarken, Eğitim Bir-Sen ise 15 Nisan’da ülke genelinde iş bırakacaklarını ve aynı gün Siverek başta olmak üzere birçok ilde basın açıklamaları gerçekleştireceklerini bildirdi.
İstanbul için resmi tatil kararı var mı?
Tüm bu gelişmelerin ardından İstanbul’da eğitim-öğretime ara verilip verilmeyeceği merak konusu oldu. Ancak 16 Nisan 2026 Perşembe günü için İstanbul Valiliği tarafından okulların tatil edildiğine dair herhangi bir resmi karar açıklanmış değil. Mevcut eğitim-öğretim takvimi doğrultusunda okulların açık olduğu değerlendiriliyor.
Okul bazlı değişkenlik mümkün
Resmi bir tatil kararı bulunmamasına rağmen, sendikal eylemler nedeniyle İstanbul genelinde bazı okullarda derslerin aksayabileceği ifade ediliyor.Özellikle öğretmenlerin eylemlere katılım oranına bağlı olarak ders işlenişinde okuldan okula farklılıklar yaşanabileceği, bu nedenle velilerin okul yönetimlerinden yapılacak duyuruları yakından takip etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Büyük şehirde güvenlik hassasiyeti arttı
İstanbul gibi milyonlarca öğrencinin bulunduğu bir metropolde, yaşanan saldırıların ardından güvenlik başlığı daha da ön plana çıkmış durumda. Veliler, okul giriş-çıkışlarının daha sıkı denetlenmesini, güvenlik görevlisi sayısının artırılmasını ve okul çevresinde daha yoğun önlem alınmasını talep ediyor.
Eğitimde yeni bir paradigma ihtiyacı
Uzmanlara göre, yaşanan olaylar yalnızca anlık tedbirlerle çözülebilecek bir güvenlik sorununun ötesine geçmiş durumda. Psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve risk analizine dayalı önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Gözler resmi kurumlarda
İstanbul’da eğitim sürecine ilişkin gelişmeler yakından izlenirken, yetkililer olası değişikliklerin yalnızca resmi açıklamalarla geçerlilik kazanacağını hatırlatıyor. Velilerin ve öğrencilerin doğrulanmamış bilgilere itibar etmemesi, güncel duyuruları resmi kaynaklardan takip etmesi önem taşıyor. Türkiye genelinde yaşanan bu kritik gelişmeler, eğitim sisteminde güvenlik odaklı yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. İstanbul’da da bu sürecin nasıl yönetileceği, önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalarla netlik kazanacak.





