Yemek yapmaya tutkuyla bağlanan Urla Eğitimciler ve Şefler Derneği Organizasyon ve Proje Sorumlusu Tülay Özkaya, aldığı eğitimlerle hobisini mesleği haline getirdi. 20 seneyi aşkın süredir ziyaret ettiği 79 ilde, köy sakinleri ile görüşerek öğrendiği tarifleri İzmir’e getiriyor. Kültürel yemekleri bir yandan kayıt altına alırken diğer yandan katıldığı yarışmalarla adından sıklıkla söz ettiriyor. Bu yarışmalarda; iki altın, bir gümüş madalya kazanırken elde ettiği birinciliklerle çok sayıda plaketin sahibi oldu.

20 Yilda 79 Ili Gezip Unutulmus Yemeklerin Izini Surdu (4)

‘Geniş bir arşivim var’

Yöresel tarifleri öğrenmek için ziyaret ettiği illerde hoş bir şekilde ağırlandığını vurgulayan Özkaya, “Her sene yaz aylarında 1,5 aylık bir gezi planımız oluyor. Gezeceğimiz bölgeyi belirleyip unutulmuş yemeklerin izini sürüyorum. Eski kültür yemeklerimizi derlediğim geniş bir arşivim var. Bu merak bende hep vardı. 20 sene önce seyahatim esnasında mola verdiğimiz restoranda ilk tarifi aldım. Seyahat ettiğim her yerde o yörenin farklı yemekleri ve tatlıları ne varsa not tutmaya başladım. Özellikle kasaba ve köylerden daha çok, daha eski yemek tarifleri edindim. Genelde tarifler konusunda çok yardımcı oluyorlardı. Hatta oraya özgü ürünlerden hediye bile verecek kadar güzel insanlar tanıdım. Gezmediğim iki il kaldı: Hakkari ve Tunceli. Dikkatimi çeken şey bu yolculuklarda doğuda hem çeşit çok hem de inanılmaz yardımcı oluyorlar. Bitlis’in Ahlat ilçesinde ceviz reçeli yapımına denk geldim. Ham cevizin bir lezzet şölenine nasıl dönüştüğünü gördüm; hatta bana da hediye etmişlerdi, muazzamdı” dedi.

20 Yilda 79 Ili Gezip Unutulmus Yemeklerin Izini Surdu (2)

Yöresel yemeklerle yarışmaya katılıyor

Yarışmalara yönelik açıklamalarda bulunan Özkaya, “Katıldığım yarışmalarda bilinmeyen yöresel yemekleri yapmayı tercih ediyorum. Bu sayede o yemekleri hem tanıtmış hem de öne çıkarmış oluyorum. Hazır yemekler yerine lezzetli, bizden ve besin değeri olan yemekleri tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.

Uluslararası projelerde yer aldı

İzmir’e taşındıktan sonra kariyerini şekillendirmeye başladığını ifade eden Özkaya, “Aslında benimki biraz geç kalmış bir hikaye. İstanbul'da bir restorant mutfağında deneyimim oldu. İstanbul'da evden hazırladığım ürünleri de satıyordum; soslar, turşular, yemekler, her türlü börek ve tatlı gibi. Sonrasında evlenip İzmir'e yerleştim. İzmir'de kimsem olmadığı için eşimin teşvikiyle pastacılık kursuna yazıldım. Hocamız bendeki yeteneği görünce bana uluslararası bir projede yer almam için öneride bulundu: Winner diye bir proje. Bu arada Konak İlçe Tarım Müdürü sosyal medya üzerinden bana ulaştı. Sayfamdaki organik üretim ve mutfakta sıfır atık için birlikte çalışma teklif edildi, seve seve kabul ettim ve Kültürpark'ta Chef Aydın Demir ile workshop etkinliklerine katıldık. Daha sonra Konak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün teşvikiyle Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünde çeşitli eğitimler aldım. Yine Konak İlçe Tarım'ın düzenlediği etkinliklerde yer aldım. Winner toplantılarımızda benim için dönüm noktası olan ve hayatımı tam da olmak istediğim yere götürecek bir yolculuğa çıktım. En büyük şansım Urla Eğitimciler ve Şefler Derneği Başkanı Nurten Baysal Hocam ile tanışmam oldu. Katıldığımız uluslararası projede toplantılara getirdiğim tadımlık ürünleri Nurten Hocamız beğenince ‘Gel seni bizim aşçılar derneğine alalım’ dedi; böylece geç kalınmış hikayem başlamış oldu” şeklinde konuştu.

20 Yilda 79 Ili Gezip Unutulmus Yemeklerin Izini Surdu (5)

‘Anneme şükran borçluyum’

Mutfağa olan ilgisinin çocukluk yıllarında başladığının altını çizen Özkaya annesinin verdiği desteğin kendisini bugünlere taşıdığını vurguladı. Özkaya, “Çok küçük yaşlarda yemeğe ilgim vardı. Geniş bir ailem vardı ve sürekli büyük sofralar hazırlanıyordu. Ne zaman mutfakta yemek pişirilse dikkatlice izlerdim. Lise yıllarında yediğim her farklı yemeği gelip evde denerdim ve ev halkı çok beğenirdi. Anneme şükran borçluyum, asla ‘yapma’ demedi, hep ‘yap, olmazsa yine denersin’ dedi. Onun bana verdiği destek beni bu günlere taşıdı” ifadelerini kullandı.

20 Yilda 79 Ili Gezip Unutulmus Yemeklerin Izini Surdu (6)

‘İzmir’in acı sevgisi doğuyla yarışır’

İzmirlilerin acı tatlara olan sevgisinin doğu illeri ile eş değer olduğunu vurgulayan Özkaya, “İzmir'e geldiğimde beni şaşırtan şey; biz doğuluları acı yer, acı sever diye biliriz. Oysa İzmir'de acı sevgisiyle doğuyla yarışır” dedi. Ağrı’da yemek kültürünün az olmasına karşın Doğubayazıt ilçesinde muazzam bir çeşitlilik olduğunu vurgulayarak, “Azeri ve İran kültürü karışımı bir mutfakları var, kesinlikle çok lezzetli. Yemeklerde kuru meyveler çok kullanılıyor. Van’ın Erciş ilçesinde keledoş yemeği muhteşemdi. Tokat küçük bir yer, sermenin çok farklı çeşitlerini deneyimledim. Yozgat’ın muhteşem yemekleri var” dedi.

20 Yilda 79 Ili Gezip Unutulmus Yemeklerin Izini Surdu (3)

‘Kendi hikayenizi kendiniz yazın’

Özkaya, en büyük hayalinin öğrendiklerini kitap haline getirmek olduğunu sözlerine ekledi. Hikayesinin geç başlamasına rağmen mücadeleyi elden bırakmadığını aktararak açıklamasını şu şekilde sonlandırdı: “Benim hikayem biraz geç başladı ama azim ve sabırla bir kadının başaramayacağı hiçbir şey yok. Başlamaktan korkmayın, asla pes etmeyin. Kendi hikayenizi kendiniz yazın”

Muhabir: Özge Uğulu