Yunanistan'da yaşamını yitiren 4 yaşındaki Aren Eren'in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma devam ederken, çocuğun babası Huday Can Eren, koruyucu aile yanında bulunan diğer iki ikiz çocuğunun Türkiye'ye getirilmesini talep etti. Olay kapsamında Yunanistan'da annenin "bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal" suçlamasıyla tutuklandığı, adli sürecin ise her iki ülkede sürdüğü bildirildi.
23 Nisan 2022 doğumlu Aren Eren'in, boşanma sürecinin ardından velayetinin annesine verildiği, bir dönem Türkiye'de babası ve babaannesinin yanında yaşadıktan sonra Yunanistan'a götürüldüğü belirtildi. Boşanma sürecinde babası Huday Can Eren'in bir süre cezaevinde bulunduğu ifade edildi.
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Aren Eren'in uzun süreli aç ve susuz kalması sonucu yaşamını yitirdiği, hastaneye başvurudan iki gün önce hayatını kaybettiğinin tespit edildiği öne sürüldü. Çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan otopsi raporunda, vücut ağırlığının yaklaşık 17 kilogramdan 9 kilograma kadar düştüğünün belirlendiği aktarıldı.
Baba Huday Can Eren, oğlunun ölüm haberini aylar sonra öğrendiğini belirterek, 2023 yılından bu yana boşanma sürecinin devam ettiğini söyledi. Cezaevinde bulunduğu dönemde oğlunun annesine teslim edildiğini ifade eden Eren, bu süreçten sonra uzun süre çocuğundan haber alamadığını dile getirdi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22 Mayıs tarihinde oğlunun hayatını kaybettiğinin kendisine tebliğ edildiğini belirten Eren, Türkiye'den ayrılırken sağlıklı olduğunu söylediği çocuğunun ölümüne ilişkin yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade ederek, koruyucu aile yanında bulunan diğer iki ikiz çocuğu Laren ve Arlen'in Türkiye'ye getirilmesini ve davanın Türkiye'de görülmesini talep etti.
Aren Eren'in babaannesi Semiha Coşkun da teslim sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Edirne 2. Aile Mahkemesi tarafından başlangıçta velayetin babada bulunduğunu, babanın cezaevinde olduğu dönemde ise geçici olarak anneye verildiğini belirten Coşkun, mahkeme kararı doğrultusunda psikolog ve polis eşliğinde çocuğu teslim ettiğini söyledi. Teslim sırasında Aren'in sağlıklı olduğunu ve yaklaşık 22-23 kilogram ağırlığında bulunduğunu ifade eden Coşkun, bir süre görüntülü görüşmeler yaptıklarını ancak daha sonra tüm iletişim kanallarından engellendiğini anlattı.
Coşkun, ilk olarak kendilerine çocuğun ölüm nedeninin kalp durması ve nefes kesilmesi şeklinde aktarıldığını, daha sonra Yunanistan basınında yer alan haberlerden çocuğun ciddi kilo kaybı yaşadığı ve açlık nedeniyle yaşamını yitirdiğine ilişkin iddiaları öğrendiklerini belirtti. Otopsi raporlarının da bu bulguları doğruladığını öne süren Coşkun, altı aydır hem Türkiye'de hem de Yunanistan'da hukuki mücadele yürüttüklerini ve tek taleplerinin diğer iki çocuğun ailelerine teslim edilmesi olduğunu söyledi.
Ailenin avukatı Kübra Köse Gökdemir ise Aren Eren'in Yunanistan'a gönderildiği dönemde tüm sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını belirterek, velayet sürecinin devam ettiği sırada ölüm haberini aldıklarını ifade etti. Gökdemir, olayın ardından hem Yunanistan'da hem de Türkiye'de gerekli hukuki başvuruların yapıldığını, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde de soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Avukat Gökdemir, boşanma davasının diğer iki çocuğun velayeti nedeniyle devam ettiğini belirterek, Türk makamlarından geçici velayet kararı alındığını ifade etti. İkiz çocukların Yunan vatandaşı olmaları nedeniyle koruma altına alınarak koruyucu aileye yerleştirildiklerini aktaran Gökdemir, çocukların kendi ailelerinin yanında ve kendi kültürel ortamlarında büyümelerinin daha uygun olacağını düşündüklerini söyledi. Ayrıca Aren Eren'in cenazesinin Türkiye'ye getirilmesi yönünde de girişimlerde bulunduklarını belirten Gökdemir, Yunanistan'daki hukukçularla iş birliği içerisinde sürecin takip edildiğini kaydetti.
Yetkililer, Aren Eren'in ölümüyle ilgili soruşturmanın Yunanistan'da derinleştirilerek sürdürüldüğünü, aynı zamanda Türkiye'de de adli makamların dosyayı takip ettiğini bildirdi.





