ABD ile İran arasında haftalardır süren gerilimi sona erdirmesi beklenen kritik diplomatik temaslardan sonuç çıkmadı. Tarafların 21 saat süren yoğun müzakerelere rağmen ortak zeminde buluşamaması, bölgedeki kırılgan ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlikleri artırdı.

21 saatlik maraton sonuçsuz kaldı

ABD heyetine liderlik eden J. D. Vance, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, İran tarafının Washington’ın temel şartlarını kabul etmediğini belirtti. Özellikle nükleer program konusunda açık ve bağlayıcı bir taahhüt beklendiğini vurgulayan Vance, bu konuda ilerleme sağlanamamasının süreci tıkadığını ifade etti. Görüşmelerin Cumartesi günü başlayıp Pazar sabahına kadar sürdüğü, farklı formatlarda birden fazla oturum gerçekleştirildiği bildirildi. Ancak diplomatik çabalar, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle anlaşmayla sonuçlanmadı.

Nükleer program ve Hürmüz düğümü

İran cephesi ise müzakerelerdeki çıkmazın yalnızca nükleer başlıkla sınırlı olmadığını, özellikle Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik konularında da ciddi anlaşmazlıklar yaşandığını duyurdu. İranlı yetkililer, ülkenin barışçıl nükleer program hakkının korunması gerektiğini savunurken, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve bölgesel dengelerin yeniden kurulması taleplerini gündeme getirdi. Tahran yönetimi ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün kritik önemde olduğunu vurgularken, geçişler ve olası ücretlendirme konularının da müzakere başlıkları arasında yer aldığı belirtildi.

Sahada tansiyon düşmedi

Diplomasi masasında ilerleme sağlanamazken, sahadaki askeri hareketlilik de dikkat çekti. ABD’nin bölgeye yönelik askeri hazırlıkları ve deniz trafiğine ilişkin açıklamaları İran tarafından sert şekilde yalanlandı. İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün kendi güçlerinde olduğunu vurgulayarak, askeri geçişlere karşı sert karşılık verileceği uyarısında bulundu. Öte yandan İsrail cephesinden gelen açıklamalar da tansiyonu yükseltti. Binyamin Netanyahu, operasyonların henüz sona ermediğini belirterek askeri sürecin devam edeceği mesajını verdi.

Ateşkes risk altında

Taraflar arasında anlaşma sağlanamaması, yalnızca diplomatik süreci değil, aynı zamanda bölgede ilan edilen geçici ateşkesi de kırılgan hale getirdi. Donald Trump yönetiminin şartlarında ısrarcı olması ve İran’ın buna karşılık farklı öncelikler öne sürmesi, kısa vadede uzlaşı ihtimalini zayıflatıyor. Pakistan ise arabuluculuk rolünü sürdürme kararlılığını yinelerken, taraflara ateşkese bağlı kalma çağrısı yaptı. Buna karşın sahadaki gelişmeler ve karşılıklı suçlamalar, diplomatik sürecin önünde ciddi engeller bulunduğunu ortaya koyuyor.

Can kaybı ve küresel etkiler artıyor

Şubat sonunda başlayan çatışmalarda şimdiye kadar binlerce kişi hayatını kaybetti. İran, Lübnan ve İsrail’de yaşanan kayıplar bölgesel krizin boyutunu gözler önüne sererken, enerji piyasaları da bu süreçten doğrudan etkilenmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, küresel petrol ve gaz akışını sekteye uğratırken, uluslararası piyasalarda dalgalanma riskini artırıyor. Uzmanlar, diplomatik çözüm sağlanamaması halinde hem enerji hem de ticaret tarafında daha derin bir kriz yaşanabileceğine dikkat çekiyor.

“Diplomasi kapısı kapanmadı” mesajı

İranlı yetkililer ise tüm olumsuz tabloya rağmen diplomasi kanallarının tamamen kapanmadığını vurguluyor. Açıklamalarda, müzakerelerin yeniden başlayabileceği ve temasların sürdürülebileceği mesajı verilirken, taraflar arasındaki güven sorununun çözüm sürecinin en kritik unsuru olduğu değerlendiriliyor.

Kaynak: Oksijen