ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerde Michigan eyaletindeki Senato yarışını kazanan Demokrat Abdul el-Sayed, Başkan Donald Trump yönetiminin İran politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yerel bir televizyon kanalına konuşan El-Sayed, Demokratların seçim sonuçlarını ve Trump yönetiminin dış politika yaklaşımını değerlendirdi. İran savaşının sona erdirilmesi gerektiğini belirten El-Sayed, Kongre'nin savaş ilan etme konusundaki anayasal yetkilerine dikkat çekti.
El-Sayed'den Trump'ın İran politikasına eleştiri
Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İran ile imzalanan nükleer anlaşmaya değinen El-Sayed, söz konusu anlaşmayla İran'dan kaynaklanan nükleer tehdidin kontrol altına alındığını ifade etti.
Trump'ın anlaşmadan çekildiğini hatırlatan El-Sayed, ABD Başkanı'nın ikinci görev döneminde ülkeyi savaşa sürüklediğini savundu.
İran savaşının ekonomik etkilerine dikkat çekti
El-Sayed, İran savaşının ABD vatandaşlarına ekonomik ve askerî açıdan maliyet getirdiğini belirtti. Artan akaryakıt ve gıda fiyatlarının yanı sıra vergiler ve Amerikan askerlerinin karşı karşıya kaldığı risklere işaret eden El-Sayed, Trump yönetiminin savaşı sonlandırmaya yönelik yaklaşımını eleştirdi.
El-Sayed, "Trump bu işi bitirmek istediğini söylüyor ama aslında bunu bitirmek için bir planı yok." dedi.
Kongre'ye savaş yetkilerini kullanma çağrısı
ABD Anayasası kapsamında savaş ilan etme yetkisinin Kongre'ye ait olduğunu hatırlatan El-Sayed, yasama organının bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
El-Sayed, "Demokratik çoğunluğumuz altında, Trump'ı anayasal yetkileri dışında savaş başlatmaya teşebbüs ettiği için sorumlu tutan bir savaş yetkisi kararı kabul etmek bizim sorumluluğumuzdur." diye konuştu.
Sağlık hizmetleri ve ekonomi öncelikleri arasında
Siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan El-Sayed, sağlık hizmetleri, ekonomik sorunlar ve İran savaşının sona erdirilmesini öncelikli konular arasında sıraladı.
Trump ile görüşmeye açık olduğunu ifade eden El-Sayed, buna karşın ABD Başkanı ile birçok siyasi meselede farklı görüşlere sahip olduklarını dile getirdi.
İslamofobi ve din özgürlüğüne ilişkin açıklama
Röportajda İslamofobi ve toplumsal kutuplaşmaya yönelik soruları da yanıtlayan El-Sayed, ABD Anayasası'nın din ve ibadet özgürlüğünü güvence altına aldığını vurguladı.
El-Sayed, "Harika bir anayasa altında yaşıyoruz ve bu anayasa, bize istediğimiz şekilde dua etme hakkını garanti ediyor. Ben Müslümanım. Bu, seçim kampanyasında bir mesele haline getirildi. Ama seçim kampanyasında bunun bir önemi olmamalı." değerlendirmesinde bulundu.





