Artan ekonomik zorluklar ve derinleşen vize krizi vatandaşların yurtdışı hayallerini bir kez daha erteletti. Özellikle Schengen Bölgesi ülkelerine gitmek isteyenlerin karşılaştığı randevu sıkıntısı, son dönemde ‘kara borsa randevu’ iddialarıyla daha da büyürken; yüksek kur, artan uçak bileti fiyatları ve konaklama maliyetleri de yurtdışı tatilini geniş kesimler için ulaşılmaz hale getirdi. Seyahat acenteleri ve sektör temsilcileri, sistemde uygun tarih bulunamaması nedeniyle vatandaşların aylar sonrasına randevu alabildiğini, bazı kişilerin ise aracı kişi ve platformlar üzerinden ücret karşılığında randevu temin etmeye çalıştığını dile getiriyor. Tüm bu gelişmeler, bayram tatilinde yurtdışı yerine yurtiçi alternatiflere yönelimi artırırken, turizmde dengelerin de yeniden şekillenmesine neden oluyor.

‘Yüzde 70’i bulabilir’
Bayram tatiline kısa bir süre kala turizm hareketliliğinin başladığını aktaran Destination İzmir Başkanı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, “Bu yıl bayramın hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle tatil süresinin kısa olması, planları da yakın ve kısa kaçamaklar ile sınırlandırdı. Özellikle Schengen Bölgesi ülkelerine gitmek isteyen vatandaşlar için vize almak neredeyse en büyük engel haline gelirken, vize alabilenler rotasını yakın Yunan adalarına çeviriyor. Ancak vize randevularında yaşanan ciddi sıkıntılar, yurtdışı planlarını büyük ölçüde sekteye uğratıyor. Bu nedenle vatandaşların önemli bir kısmı, bayram tatilini yurtiçinde ve özellikle Ege kıyılarında değerlendirmeyi tercih ediyor. Çeşme, Alaçatı, Foça ve Kuşadası gibi destinasyonlarda kısa süreli konaklamalara yönelik talep dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, özellikle bayramın birinci ve ikinci günlerinde otellerde yüzde 60-70 seviyelerinde doluluk bekleniyor” diye konuştu.
‘Kısa süreli, bütçeye uygun’
Artan maliyetlerin ve genel ekonomik durumun, tatil planlarını doğrudan etkilediğini dile getiren Tercan, “Yüksek konaklama fiyatları ve ulaşım giderleri nedeniyle vatandaşlar daha temkinli hareket ederken, uzun süreli tatiller yerine kısa süreli ve bütçeye uygun seçeneklere yöneliyor. Bununla birlikte bölgesel gelişmelerin yarattığı belirsizlik de turizm hareketliliğini gölgeliyor. Özellikle Körfez Savaşı gibi savaşların yarattığı psikolojik etki ve sınır coğrafyasında yaşanan gerilimler, vatandaşların seyahat kararlarında daha temkinli davranmasına neden oluyor. Turizm sektörünü savaş ve kriz ortamlarında doğrudan etkileniyor. Bu tür gelişmeler talep üzerinde baskı yaratıyor. Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, bu bayramda turizmde hareketlilik tamamen durmasa da daha çok yakın destinasyonlara ve kısa süreli kaçamaklara sıkışmış gibi görünüyor” dedi.

‘Ekstra mali yük’
Kontenjanlarda ciddi bir düşüklük olduğunu vurgulayan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Çetin Çıtak, “Özellikle bayram dönemlerinde ve diğer yoğun zamanlarda vize randevusu almak oldukça zorlaşıyor. Sistemlerin de çok sağlıklı çalıştığını söylemek güç. Vatandaş sisteme girip bilgilerini doldururken hem çok fazla detayla karşılaşıyor hem de süreç oldukça zaman alıyor. Buna karşılık bazı kişiler yazılımlar ve botlar aracılığıyla randevu almayı kolaylaştırıyor. Hatta ekstra ücret ödeyerek bu şekilde randevu temin edenler var. Bu durum vatandaş için ek bir mali yük oluşturuyor. Aslında bu sürecin daha adil yürütülmesi için basit çözümler mümkün. Ancak konsolosluklar ve aracı kurumlar tarafından bu konuda yeterli adım atılmadığı görülüyor. İnsanların seyahat özgürlüğü fiilen zorlaşıyor. Randevu almak artık başlı başına büyük bir sorun haline geldi” ifadelerini kullandı.
‘Bin euroyu buluyor’
Ücretlerin değişken olduğunu belirten Çıtak, “İzmir’de Schengen vizesi için acenteler genellikle 250–280 euro civarında bir ücret talep ediyor ve bu rakama konsolosluk harçları da dahil. Ancak İstanbul’da 300, 400, 500 hatta 1000 euroya kadar çıkan rakamlar duyuluyor. Bu ücretler, işin zorluk derecesine göre değişebiliyor ve arada çok büyük farklar oluşabiliyor. En çok sıkıntı yaşanan ülkeler ise genellikle Fransa, İtalya, Yunanistan ve Almanya gibi yoğun talep gören ülkeler. Bunun dışında Çekya, Hollanda, Norveç ve bazı Baltık ülkelerinde de zaman zaman sorunlar yaşanabiliyor. Ancak özellikle ilk sayılan ülkelerde randevu bulmak çok daha zor. Telegram gibi platformlarda da randevuların karaborsaya düştüğü konuşuluyor. Ancak bu alanda da dolandırıcılık vakaları oldukça yaygın. “Randevunuzu alırız” vaadiyle insanlardan para alıp ortadan kaybolan kişiler nedeniyle mağdur olan çok sayıda insan var. Bu nedenle vatandaşların güvenilir yerlerden hizmet alması büyük önem taşıyor. Vize randevu sistemi şu an hem vatandaş hem de sektör açısından oldukça sıkıntılı bir süreç olarak öne çıkıyor” sözlerine yer verdi.
