Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte yangın, sel, hortum, çığ ve deprem gibi afetlerin artması, afet öncesinde ve sonrasında yürütülen iletişim ve koordinasyon çalışmalarının önemini artırdı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) akademisyenleri de afet anında sahadaki kurumların iletişimini güçlendirmek ve müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesine katkı sağlamak amacıyla TÜBİTAK desteğiyle kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.

Yaklaşık iki yıl süren proje kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde daha önce afetlerle karşı karşıya kalan illerde saha çalışmaları gerçekleştirildi, kurum temsilcileriyle görüşmeler yapıldı ve yüz binlerce haber metni teknolojik yöntemlerden yararlanılarak analiz edildi.

Çalışmanın sonucunda GSM şebekesinin afet sırasında devre dışı kalması halinde kullanılabilecek alternatif haberleşme sistemlerinin oluşturulması, saha personelinin teknolojik yetkinliğinin geliştirilmesi ve farklı kurumların afet ortamını önceden deneyimleyebilmesine imkan sağlayacak sanal ve artırılmış gerçeklik tabanlı ortak tatbikat ortamlarının kurulması gibi öneriler geliştirildi.

Dört akademisyen hazırladı

TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmanın yürütücülüğünü İEÜ Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu üstlendi.

Projede Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selin Türkel, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Pınar Umul Ünsal ve Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Senem Kumova Metin de yer aldı.

Afet Iletisiminde Izmir Modeli (2)

Farklı disiplinlerden dört akademisyenin bir araya geldiği projede, afet iletişiminin mevcut yapısı incelenirken, sahadaki deneyimlerden ve teknolojik imkanlardan yararlanılarak yeni bir iletişim yaklaşımının geliştirilmesi üzerine çalışıldı.

7 il incelendi

Araştırmanın saha çalışmaları, daha önce farklı afetlerin yaşandığı 7 ilde gerçekleştirildi. Akademisyenler Adıyaman, Antalya, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Muğla ve Van’da görev yapan kurum temsilcileriyle bir araya geldi.

Bu kapsamda toplam 102 yüz yüze görüşme gerçekleştirildi. Afet süreçlerinde görev alan kurum temsilcilerinin deneyimleri, karşılaştıkları sorunlar ve kurumlar arasındaki iletişim süreçleri araştırma kapsamında değerlendirildi.

Saha ziyaretleri yalnızca görüşmelerle sınırlı kalmadı. Araştırmaya katılanlara gerçek afet ortamlarının güvenli bir kurgu içerisinde yeniden oluşturulduğu sanal gerçeklik (VR) simülasyonları da deneyimletildi.

530 bin haber

Araştırmanın önemli bölümlerinden birini geniş kapsamlı medya analizi oluşturdu. Deprem, yangın, sel, heyelan, çığ ile fırtına ve hortum afetlerine ilişkin yayımlanan 530 bini aşkın haber metni makine öğrenmesi tekniklerinden yararlanılarak analiz edildi.

Projede kullanılan makine öğrenmesi yöntemleri sayesinde afetlerin medyaya yansıması da kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Bu çalışma uluslararası alanda da ödül aldı. Projenin medya analizi bölümü, İngiltere’nin Birmingham kentinde düzenlenen CMC2025 Uluslararası Konferansı’nda “Best Working Paper Award” (En İyi Çalışma Tebliği) ödülüne layık görüldü.

TÜBİTAK 1001 kapsamında tamamlanan genel çalışmada, afet iletişimindeki başarının yalnızca tek bir kurum tarafından yürütülen faaliyetlerle sağlanamayacağı sonucuna ulaşıldı. Farklı kurumların bilgi, deneyim ve bakış açılarının ortak bir zeminde buluşturulduğu çok boyutlu bir iletişim yaklaşımının önemine dikkat çekildi.

AFAD merkezi paydaş

Proje yürütücüsü Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, çalışma kapsamında başta AFAD olmak üzere afet öncesinde ve sonrasında koordinasyon içerisinde görev yapan kurumların yöneticileriyle görüştüklerini söyledi.

Türkiye’nin coğrafi özellikleri nedeniyle farklı afet türleriyle sık sık mücadele etmek durumunda kaldığını ifade eden Uzunoğlu, çalışmanın mevcut afet yönetimi uygulamalarının daha hızlı ve sürdürülebilir hale getirilmesine katkıda bulunması amacıyla hazırlandığını belirtti.

Uzunoğlu, “Coğrafyamız gereği ülkemizde farklı afet türleriyle sık sık mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Buna rağmen Türkiye, afetle mücadele alanında başarılı bir ülke. Bizim amacımız, afetle ilgili mevcut çalışmaların daha hızlı ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlamak, hangi uygulamaların daha başarılı olacağını değerlendirmekti. Bu anlayışla çalışmamızı şekillendirdik” dedi.

Araştırmanın afet iletişimindeki en merkezi paydaşın AFAD olduğunu ortaya koyduğunu belirten Uzunoğlu, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının etkili iletişim kavramını farklı biçimlerde tanımladıklarını ve faaliyetlerini de buna göre yürüttüklerini tespit ettiklerini aktardı.

Uzunoğlu, farklı bakış açılarının bir araya getirilmesiyle daha güçlü ve bütüncül bir iletişim kapasitesinin ortaya çıktığını belirterek, bu nedenle afet iletişiminde çok boyutlu bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği sonucuna ulaştıklarını ifade etti.

Sonuçlar AFAD’a sunulacak

Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, projenin tamamlanma sürecinde İzmir Valisi Süleyman Elban’ın da önemli destek sağladığını belirtti.

İzmir Valisi Elban’a projenin başlangıcından tamamlanmasına kadar sağladığı destek nedeniyle teşekkür eden Uzunoğlu, bundan sonraki süreçte araştırmanın sonuçlarını AFAD Genel Merkezi ile de paylaşmayı planladıklarını açıkladı.

Uzunoğlu, “Sayın Valimize, projenin ilk gününden son gününe kadar verdiği destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Onun katkılarıyla çalışmamızı daha ileri aşamalara taşımayı hedefliyoruz. Ayrıca yakın bir zamanda Ankara’ya giderek AFAD Genel Merkezi’ni ziyaret etmeyi ve projemizin sonuçlarını onlarla paylaşmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın afetlerle sınırlı kalmaması için de çalışma yürüttüklerini belirten Uzunoğlu, geliştirilen disiplinlerarası yaklaşımın sağlık krizleri, pandemiler ve acil müdahale gerektiren diğer olaylarda da kullanılabilecek bir yapıya dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi.

Afet Iletisiminde Izmir Modeli (3)

İletişim sürekli olmalı

Projede yer alan Prof. Dr. Selin Türkel ise araştırmadan elde edilen çıktıların afet yönetimi süreçlerinde önemli iyileştirmeler sağlayabileceğini ifade etti.

Gelecekte meydana gelebilecek afetlere hazırlık ve dirençliliğin artırılması açısından kurumlar arasındaki düzenli iletişimin önemine dikkat çeken Türkel, kurumların yalnızca afet meydana geldiğinde değil, afet öncesindeki hazırlık döneminde de sürekli iletişim içerisinde olması gerektiğini vurguladı.

Türkel, kurumlar arasındaki düzenli temasın kurumsallaştırılmasının önem taşıdığını belirterek, afet anını beklemeden hazırlık süreçlerinde iletişim ve ilişkinin devamlılığının sağlanması gerektiğini söyledi.

Yedek sistem önerisi

Araştırmada öne çıkan önerilerden biri de afet sırasında mevcut iletişim altyapısının zarar görmesi ihtimaline karşı alternatif sistemlerin hazırlanması oldu.

Prof. Dr. Selin Türkel, GSM şebekesinin devre dışı kaldığı durumlarda kullanılabilecek yedek haberleşme sistemlerinin kurulabileceğini belirtti. Bunun yanı sıra afet alanlarında görev yapan personelin teknolojik okuryazarlığının artırılmasının da müdahale süreçlerine önemli katkı sağlayacağını ifade etti.

Türkel, saha gerçekliğini yansıtan teknoloji destekli hazırlık ortamlarının kurulabileceğini belirterek klasik tatbikatlara ek olarak VR/AR gibi teknolojilerden yararlanılabileceğini söyledi.
Bu yöntemle farklı kurumların gerçek bir afet meydana gelmeden önce afet ortamını ortak şekilde deneyimleyebileceği uygulamaların oluşturulabileceğini belirten Türkel, söz konusu önerilerin hazırlanan raporda ayrıntılı olarak yer aldığını kaydetti.

VR ile tatbikat

Projenin teknolojik yönlerinden bir diğerini sanal gerçeklik uygulamaları oluşturdu. Saha çalışmaları sırasında katılımcılara VR gözlükler aracılığıyla afet simülasyonları deneyimletildi.
İEÜ İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Pınar Umul Ünsal, projenin yenilikçi yönlerinden birinin verilerin makine öğrenmesi yöntemleriyle analiz edilmesi olduğunu belirtti.
Makine öğrenmesiyle gerçekleştirilen medya analizinin araştırmaya önemli katkılar sağladığını söyleyen Ünsal, VR gözlüklerle gerçekleştirilen afet simülasyonlarının da katılımcılardan olumlu geri dönüş aldığını ifade etti.

Ünsal, “Makine öğrenmesiyle gerçekleştirdiğimiz medya analizi, çalışmalarımıza önemli katkılar sundu. VR gözlüklerle uyguladığımız afet simülasyonları katılımcılardan son derece olumlu geri dönüşler aldı. Bu sonuçlardan hareketle, VR uygulamalarındaki insan etkileşimini ve oyunlaştırma unsurlarını artırmayı hedefleyen yeni bir bilimsel araştırma projesi üzerinde de çalışıyoruz” diye konuştu.

Yaklaşık iki yılda tamamlanan çalışmayla ortaya konulan afet iletişim modelinin; kurumlar arasındaki sürekli iletişimin güçlendirilmesi, alternatif haberleşme sistemlerinin hazırlanması, teknolojik yetkinliğin artırılması ve VR/AR destekli ortak tatbikatların geliştirilmesi gibi başlıklarda afet yönetimi süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor.

Muhabir: Dilek Durak