Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, İzmir’de düzenlenen Halk Buluşması programı öncesinde ulusal ve yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve dış politika gündemine dair açıklamalar yapan Ağıralioğlu, partilerinin seçim hazırlıklarına başladığını ve Türkiye’nin siyasi merkezi olmayı hedeflediklerini söyledi.

Bugünün kendileri açısından seçim başlangıcının verildiği gün olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, tüm teşkilatlarıyla sahada olacaklarını belirtti. Sonbahardan itibaren seçim atmosferine girileceğini dile getiren Ağıralioğlu, önlerinde millete anlatılması gereken sorunlar ve çözüm önerileri bulunduğunu söyledi. Toplumun yeniden umut duygusuna ihtiyaç duyduğunu belirten Ağıralioğlu, kurumların yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Yavuz Ağirali̇oğlu İzmi̇r Basin3 (1)

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin medya üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu savunan Ağıralioğlu, siyasal kutuplaşmanın basını da etkilediğini söyledi. Devlet imkanlarının parti imkanları gibi kullanılmasının topluma çeşitli bedeller ödettiğini belirten Ağıralioğlu, basının da bu süreçten etkilendiğini dile getirdi.

İktidarı “mazeret iktidarı” olarak nitelendiren Ağıralioğlu, hükümetin karşılaşılan sorunlara sürekli mazeret ürettiğini savundu. Deprem, savaş ve ekonomik kriz gibi konuların ilk kez yaşanmıyormuş gibi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, geçmişte siyasetçilerin çözüm üretmesi gerektiğinin vurgulandığını ancak bugün aynı anlayışın uygulanmadığını ifade etti.

Türkiye’de muhalefetin yaşadığı temel sorunun, haklı eleştirilerine rağmen seçim kazanamaması olduğunu dile getiren Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu siyasi dengeyi değiştirmek amacıyla kurulduğunu söyledi. İktidarın seçim kazanmasına rağmen ülkenin temel sorunlarını çözemediğini savunan Ağıralioğlu, enflasyon, ithalat bağımlılığı ve ekonomik sıkıntıların devam ettiğini belirtti.

Konuşmasında ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına da değinen Ağıralioğlu, ulus devlet kavramına yönelik değerlendirmelere tepki gösterdi. Türkiye’nin bu tür açıklamalara karşı gerekli diplomatik tepkiyi vermesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’nin büyük devlet geleneğine sahip olduğunu ve buna uygun davranılması gerektiğini söyledi. Büyük Orta Doğu Projesi’nin son aşamalarından biriyle karşı karşıya olunduğunu düşündüğünü belirten Ağıralioğlu, Türkiye’nin çeşitli övgülerle farklı süreçlere çekilmeye çalışıldığını savundu.

Altılı Masa sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, bu dönemin siyasi açıdan önemli bir tecrübe olduğunu ifade etti. İttifakların Ankara’daki masalarda değil, milletin kalbinde kurulması gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, ittifak tartışmaları için henüz erken olduğunu belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmelere de değinen Ağıralioğlu, mutlak butlan kararına ilişkin sürecin hem hükümet hem de demokrasi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu savundu. Yüksek Seçim Kurulu kararları ve mazbatalara rağmen yaşanan gelişmelerin demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’de önümüzdeki seçimlerin kurallar bakımından zorlu bir süreçte gerçekleşebileceğini söyledi.

Dış politika ve güvenlik konularında da değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, NATO’nun işleyişine ilişkin eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin NATO’nun güney kanadındaki en önemli ülkelerden biri olduğunu belirten Ağıralioğlu, Türkiye’ye verilen bazı taahhütlerin yerine getirilmediğini ifade etti. Parasının ödendiğini söylediği F-35 savaş uçaklarının teslim edilmediğini hatırlatan Ağıralioğlu, Yunanistan ve Doğu Akdeniz konularında da çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Dünyanın yeni bir çatışma dönemine girdiğini savunan Ağıralioğlu, Türkiye’nin kendi imkanlarına ve milletine dayanarak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Ağıralioğlu, Türkiye’nin güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini ifade etti.

Anahtar Parti’nin siyasi konumuna ilişkin açıklamalarda da bulunan Ağıralioğlu, partilerinin sağ merkez veya başka bir tanımlamanın ötesinde Türkiye’nin siyasi merkezi olmayı hedeflediğini belirtti. Her kesimin oyuna talip olduklarını ifade eden Ağıralioğlu, farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin partilerine ilgi gösterdiğini söyledi.

Anahtar Parti’nin oy çeşitliliğinin yüksek olduğunu belirten Ağıralioğlu, bunun henüz anketlere tam olarak yansımadığını ancak sahada gözlemlediklerini ifade etti. Cumhuriyet, demokrasi, hukuk ve millet kavramları etrafında birleşen herkesle birlikte hareket etmeyi hedeflediklerini söyleyen Ağıralioğlu, milletin iktidarına talip olduklarını dile getirdi.

AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi seçmenlerinden de destek alabildiklerini ifade eden Ağıralioğlu, iktidar alternatifi olabilmek için iktidar seçmenine ulaşılması gerektiğini söyledi. Muhalefet partilerinin birbirlerinden oy almak yerine iktidar seçmenine yönelmesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü ve bütünleşmiş bir yapıda olmasının demokrasi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Koalisyon ve ittifak ihtimallerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, seçim sonrasında herhangi bir iş birliği sürecinde önceliklerinin parlamenter sistem, yarı başkanlık modeli, Meclis’in bütçe hakkı, kamu ihale sisteminde şeffaflık, liyakat, yargı bağımsızlığı ve anayasal kurumların yapısına ilişkin düzenlemeler olacağını söyledi. Bu konulardaki vaatlerinin ve kırmızı çizgilerinin seçim sürecinde milletle paylaşıldığını belirten Ağıralioğlu, olası iş birliklerinin de bu ilkeler doğrultusunda değerlendirileceğini ifade etti.

Kaynak: Bülten