Soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un yanı sıra Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin de aralarında bulunduğu toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler arasında Ahbap Derneği çalışanları, mali denetçiler ve kripto varlık sektöründe faaliyet gösteren bir şüphelinin de yer aldığı öğrenildi. Emniyette ifade işlemleri devam ederken, Oğuzhan Uğur'un savunmasının ayrıntıları kamuoyuna yansıdı.
"Biz Para Değil, Bilgi Aktardık"
Oğuzhan Uğur ifadesinde, "Haluk Levent dışında Ahbap Derneği'nden kimseyi tanımam. Kimseyle bir ilişkim de yoktur. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılında orman yangınları için birçok sanatçının katıldığı bir organizasyon yapıldı. Bu organizasyon İzmir’de yapılmıştı. Bu organizasyonda bende hiçbir bedel almadan sahne aldım. Bunun dışında herhangi bir organizasyonda yer almadım. Hiç kimseden herhangi bir talimat almadım. Zaten bu destek paylaşımları Ahbap derneğine özelde değildi. Aynı anda AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımlarımız oldu. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraşırken Haluk Levent’ten 06 Şubat 2023 tarihi akşamı telefon aldım. Bana 'O faaliyetler İstanbul’da yapılmaz gel Hatay’a 0 noktasında gör olayı' dedi. Bende kendisine bizimde gitmek için çok istekli olduğumuzu ancak herhangi bir taşıt vasıta bulamadığımızı, Şahsi araçlarımızla gelmek istersek de kalabalık edip fazlalık olacağımızdan korktuğumuzu açıkladım. Kendisi de bana iletişim gücümün burada daha çok işe yarayacağını söyleyip ertesi sabah bir ambulans uçağının Adana’ya uçacağını söyledi. Yer ve saat bilgilerini verdi. 'Atlayın o uçağa gelin' dedi. Bizde mantıklı bulduk ve hemen ertesi sabah uçakla Adana’ya uçtuk. Adana’da bizi Haluk Levent’in gönderdiği bir araç karşıladı. Bizi Hatay İl Jandarma Binası'na götürdü. İl Jandarma Binasının avlusunda AFAD’ın Afet Yönetim Tırının önünde beni Haluk Levent karşıladı. Hızlıca durum hakkında bilgi verdi. Ahbap derneği olarak yaptıklarını anlattı. Zira internet ve telefon olmadan herhangi bir fayda sağlayabileceğimizi düşünmüyordum. Bir gün sonra uçak bulabildiğim için İstanbul’a döndük. Yardım yayınları yapmaya başladık. Bu yayın videolarının alt bantlarına AFAD’ın ve Ahbap Derneği'nin teyitlenmiş IBAN numaralarını yazmaya başladık. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluş değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Ya da Ahbap’a bir kuruş dahi para transfer edilmemiştir. İnternet dilinde bir yardım yayını yaptığınızda örneğin SMA’lı çocuklar için yardım Valilik onaylı IBAN verseniz bile takipçilerinize 'bunu şu şu isim için para topluyoruz' denir. Bu sebeple beyan olarak kabul olarak görmeyeceğini düşündüğümüz içinde hızlıca 'toplamak' ya da 'aktarıyoruz' ifadesini kullanmışız. Ancak bu yardımı bizim topladığımız anlamına gelmez, bize, 'Ahbap’a ya da AFAD’a para göndermek istiyoruz' diyen insanlara onların telefonunu ya da IBAN’ını verdiğimiz anlamına gelir. Aktardığımız şey para değil bilgidir. Zaten en ufak bir araştırmada bile görülecektir" dedi.
"Ahbap İçin Özel Bir Kampanya Yürütmedim"
Uğur, "Herhangi bir şekilde örgüte dahil olmadım. Herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar değilim. Ben bu güne kadar herhangi bir suç işlemedim. Tarafıma isnat edilen Ahbap Derneği'ne para yatırılmasına ilişkin açıklamalarımın yanlış anlaşıldığını dile getirdim. Bununla birlikte ben özel olarak Ahbap Derneği'ne bağış yatırılmasını da istemedim. Ben genel olarak bütün yardım kuruluşlarına bağış yapılması yönünde açıklama yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. Ahbap Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını, Haluk Levent'in paraları nasıl kullandığını bilmem mümkün değildir. Ben zaten 2023 yılından beridir yan yana fiziksel olarak görüşmedim. 2024- 2025 arasında kendisi beni toplamda 3 defa aramıştır. Çıkartacağı şarkı ile alakalı ve genel bu konular ile alakalı olmayan konuşmalar yapmıştır. Bu konuşmalar tarafımdan çok kısa kesilmiştir. Bunlar dışında başkaca görüşmem olmamıştır. Yukarıda da defahatle beyan ettiğim üzere ben AFAD’a ve KIZILAY’a da destek paylaşımları yaptım. Deprem günü İstanbul’da iletişimimizin güçlü olması nedeniyle elimizden gelen yardımı yapmak için canla başla uğraştım. Buradaki amaç para toplamak değil destek olabilmektedir. Herhangi bir şekilde dolandırıcılık eylemi içerisinde yer almadım, herhangi bir şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama girişimim olmamıştır. Herhangi bir örgütün varlığından haberim olmadığı gibi herhangi bir şekilde örgüte dahil de değilim" dedi.
"Bu Soruşturmaya Neden Dahil Edildiğimi Anlamış Değilim"
Uğur, "Şirketlerimizden ve şahsi hesaplarımızdan yapılan para transferlerinin ise Ahbap Derneği ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Tamamen kendi ticari işleyişlerime dair olan hesap hareketleridir. Hesap hareketlerime konu paraların hepsi muhasebeleştirilmiştir. Ahbap derneği ile ilişkilendirilmemelidir. Hakkımda isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Sabit ikamet sahibiyim. Herhangi bir şekilde delil karartma veya kaçma gibi bir eylemim yoktur. Düzenli bir gelirim vardır. Benim neden bu soruşturmaya dahil edildiğimi dahi anlamış değilim. Hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum" dedi.




