Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, iş insanı Osman Kavala'nın durumuna ilişkin kararını duyurdu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017 yılından bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. AİHM, Kavala'nın başvurusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında çeşitli hak ihlallerinin bulunduğuna hükmetti.

Mahkeme, Kavala'nın serbest bırakılması gerektiğini belirtirken kendisine tazminat ödenmesine de karar verdi.

AİHM'den Osman Kavala için tahliye kararı

Kararı AİHM Başkanı Mattias Guyomar açıkladı. Guyomar, mahkemenin kararında tespit edilen ihlallerin niteliğine dikkat çekildiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Karar, tespit edilen ihlallerin ciddiyeti göz önüne alındığında, davalı devletin başvuranın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğini belirtmektedir."

Türkiye'nin tazminat ödemesine hükmedildi

AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala'nın serbest bırakılmasına ilişkin değerlendirmesinin yanı sıra Türkiye'nin Kavala'ya tazminat ödemesine de hükmetti.

Mahkemenin ihlal tespit ettiği maddeler şöyle:

Madde 3: İşkence yasağı / insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı
Madde 5: Kişi özgürlüğü ve güvenliği ilkesi
Madde 6: Adil yargılanma ilkesi
Madde 7: Kanunilik ilkesi
Madde 10: İfade özgürlüğü
Madde 11: Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü

AİHM hangi maddelerde ihlal tespit etti?

Kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3, 5, 6, 7, 10 ve 11. maddeleri kapsamında ihlal tespitleri yer aldı. Söz konusu maddeler; insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, kanunilik ilkesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin güvenceleri kapsıyor.

İkinci başvurunun kapsamı, yalnızca Kavala'nın cezaevinde tutulmasıyla sınırlı değildi. Büyük Daire'nin önündeki dosyada, ilk AİHM kararının ardından devam eden tutukluluğun yanı sıra Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan yargılama süreci de bulunuyordu. AİHM'nin 25 Mart 2026'daki Büyük Daire duruşmasına ilişkin açıklamasında da davanın bu kapsamda görüldüğü belirtilmişti.

İlk AİHM kararı 2019 yılında verilmişti

Osman Kavala, 18 Ekim 2017'de İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı. Gezi Parkı eylemlerine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltında tutulmasının ardından 1 Kasım 2017'de tutuklandı.

Kavala'nın avukatları 7 Haziran 2018'de AİHM'ye başvurdu. Mahkeme, 10 Aralık 2019 tarihli ilk kararında Kavala'nın özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AİHM ayrıca Kavala'nın tutukluluğuna son verilmesi ve derhal serbest bırakılmasının sağlanması gerektiğini belirtti. Karar 2020 yılında kesinleşti.

Kavala'nın serbest bırakılmaması üzerine konu, AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin gündemine taşındı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Osman Kavala'ya Red Kararı!

Türkiye hakkında 2022'de ihlal prosedürü kararı çıktı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2 Şubat 2022'de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46/4. maddesi kapsamında ihlal prosedürünü başlattı.

AİHM Büyük Dairesi, 11 Temmuz 2022 tarihli kararında Türkiye'nin Kavala hakkındaki 2019 tarihli karara uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti.

İkinci başvuru ise bu süreçten ayrı olarak Kavala'nın 2019 kararından sonraki tutukluluğu ile daha sonra ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan ceza yargılamasını konu aldı.

Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet cezası kesinleşti

Gezi davasında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Şubat 2020'de Kavala hakkında beraat kararı verdi. Bu karar Ocak 2021'de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu.

Yeniden görülen davada İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Kavala'yı casusluk suçlamasından beraat ettirdi. Kavala, Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı olarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023'te Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı. Kavala'nın avukatları bunun ardından 18 Ocak 2024'te AİHM'ye ikinci başvuruyu yaptı.

Dosya Büyük Daire'ye taşındı

İkinci başvuru ilk olarak AİHM'nin yedi yargıçlı bir dairesine verildi. Daire, 16 Aralık 2025'te dosyayı 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire'ye bıraktı.

Büyük Daire duruşması 25 Mart 2026'da Strasbourg'da gerçekleştirildi. AİHM daha sonra kararın 25 Ağustos 2026'da kamuya açık oturumda açıklanacağını duyurdu.

Kaynak: Haber Merkezi