AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı, önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın katılımıyla yapıldı. Bu kapsamda İzmir’de son bir yılda politik anlamda yaşanan son gelişmeler ele alındı.
"İZMİR’İN BOŞA HARCANACAK VAKTİ YOK"
İzmir’de yerel yönetimdeki isimlerde vizyon ve koordinasyon eksikliği olduğunu belirten Kasapoğlu, “İzmir bir dünya şehri. İzmir sıradan bir şehir değil, Türkiye için de sembol bir şehir. Konumu itibariyle ve kucaklayıcı olması açısından özel bir şehir. Kardeşliği sembolize eden bir şehir ve tabi ki üreten bir şehir. İhracatçı olma noktasında öncü bir şehir. Sanayisi, tarımı ile öncü bir şehir. İzmir, öğrenci şehri çok kıymetli üniversiteleri var. İzmir Turizm şehri, cennet köşeleri var. Ve tabi İzmir fuar şehri. İzmir spor şehri, farklı branşlarda birçok kulübü var. Elbette bu şehre hepimizin görevi ve sorumluluğu var. Bunların muhasebesini yapmamız lazım. Bu şehrin boşa harcayacak bir dakikası bile yok. Bu şehrin insanı şehircilik, ulaşım anlamında daha ulaşılabilir bir trafiği hak ediyor. Sosyal belediyecilik anlamında çok yüksek standartları hak ediyor. O yüzden bu şehre dair 2025’te nasıl gayret gösterdiysek daha da gayret göstereceğiz. Boş geçirecek bir saniyemiz yok. Bu şehrin meselelerini günlük siyasetin çarkları içinde eritmemek gerekiyor. Çünkü bu şehir lokomotif bir şehir. Ve maalesef bu şehrin yerel yönetimdeki zatları, vizyon eksikliği, koordinasyon eksikliği yüzünden icraat sorunu var. Yönetilememe sorunu var. Bu fotoğrafı tüm İzmir yaşıyor” açıklamasında bulundu.

‘YEREL YÖNETİMLERDEN YER İÇİN DESTEK İSTEDİK’
Hükümet olarak yatırım adımları olduğunu dile getiren Kasapoğlu, “Elbette eleştirirsiniz siyasetin gereği bu ama bizim anlayışımız yapıcı. Asıl olan vatandaşa olan katkısıdır. O nedenle yapıcı olmaya devam edeceğiz. İnşa eden olacağız, yıkan değil. Bu zamana kadar bu şehre dair tüm adımları attık ve bu adımları büyütmeye devam edeceğiz. Beydağ’dan Karaburun’a Kiraz’dan Urla’ya kadar Kınık ve Bergama'ya kadar devasa çalışmalarımız var ve birçoğu tamamlandı. Halkapınar’da devasa bir havuz sonra Alsancak’ta kapalı olimpik havuz inşa ettik. Yatırımlarımızın yüzde 80’ini tamamladık, yüzde 20’si de devam ediyor. Tüm şehri kapsayan yatırım… Maalesef bunda yerel yönetimlerde yer üretme konusunda, bize yer gösterme tarafından destek talep ettik. Bazıları yapıcı yaklaştı bazılarından da hala bekliyoruz. Ortaya koyduğumuz somut hizmetleri birlikte büyütelim” dedi.
"VATANDAŞIMIZIN DERDİNE DERMAN OLACAĞIZ"
“Yurt konusunda İzmir’de daha önce 16 bin kişi kapasitesi varken şimdi, 46 bin kişilik kapasite var” diyen Kasapoğlu, “Tüm başvuruları karşılayan bir altyapı var. Bazılarını açmaya vaktimiz olmadı. Hepsini gerçekleştireceğiz. Bu ülkenin sporuna, gençliğine yapılan yatırımlar sadece vaat değil somut sonuçlarla birlikte sizlerin karşısında olmak bir gurur. Karşıyaka Stadı'yla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bir talebi olmuştu, biz de yerine getirdik. Büyükşehir tarafından hızlı bir şekilde ilerliyor. Bu şehir potansiyeli olan bir şehir ama maalesef çok kronikleşmiş sıkıntıları var. Ben bu noktada hükümetin bakanlıkları ve kurumları başta olmak üzere tüm İzmir milletvekilleri olarak İzmirimizin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Belediyelerden daha somut daha planlı ve vatandaşımızın derdine derman olacak yaklaşımlar beklediğimizi ifade etmek istiyorum” açıklamasında bulundu.
"SU SİYASETE ALET EDİLEMEZ"
İzmir’deki su krizine ilişkin açıklamalarda bulunan ve Büyükşehir’in bu konuda yeterli çalışma yapmadığını belirten Kasapoğlu, “Su hayat demek. Asla siyasetin malzemesi olacak bir konu değil. Bunun için herkesin görevini yapması lazım. Tam 36 baraj inşa etti. 5 içme suyu tesisimiz var. Çeşme’deki Karareis Barajı’mız var. Belediyenin sorumlulukları bu konuyu bu noktaya getirdi. Kesintilerle vatandaşımızı susuzluğa mahkûm eden bir süreçle karşı karşıya kaldık. Su sorunu dünden bugüne çözülecek bir konu değil, vizyon meselesi. İstanbul, İzmir’den çok daha büyük ve çok büyük bir susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya. Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olduğu dönemde başlattığı bir proje var. O zamanlar hemen hemen kerbelaydı. Cumhurbaşkanımızın attığı adımlar uzun vadeyi gören adımlar. Bugün İstanbul çok ama çok daha iyi durumda. Bu şehrin bugün böyle bir sorunu var. Yönetimin eksikleri var ama zihniyet olarak yerel yönetim anlayışının, CHP’nin bu şehre susuzluğu mahkûm etme noktasında en büyük yanlışlarından biri. Bugün de baktığımızda çok büyük süreci pozitife evirecek bir yaklaşım göremiyoruz. İzmir’in 3 bardak suyundan biri barajdan çıktığında kayboluyor. Şebeke eski olduğu için. Tahtalı Barajı’nın her yıl heba olması demek. Günlerdir yağmur yağıyor. Ama ona rağmen 2.55’te. Bu işler söylemle ideolojik birtakım kisvelerle yapılacak işler değil. Doğru ekiplerle, doğru bir vizyonla yola çıkıp fedakârlık ortaya koyan, yapıcı olan bir yönetim anlayışıyla çözülür. Ağustos böceği zihniyetiyle bu işi çözemezdiniz. Karınca gibi çalışmanız lazım. Arılar gibi üretmeniz lazım. Çöpünü toplayamayan ilçeleri görüyoruz. Topladığı çöpü dökemeyecek bir yaklaşım. Yaşadığımız çağda, 2026 yılında ülkenin geldiği nokta itibarıyla yerel yönetim olarak ortaya koymuş olduğu icraat anlamında, toplayamayan, topladığını dökecek yer bulamayan bir yaklaşım. Çevreci bir vizyon gerekirken, en basit durumu dahi çözemeyen bir mantalite. Dünden bugüne çözemezsiniz. Atık yatırımızın en az 2 yıllık bir süreci var. Entegre bir planın kesintisiz bir operasyon kabiliyetiyle yürütülmesi lazım. Ama maalesef bahane üreten bir belediyecilik anlayışı var. Mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan hicap duymayan bir yönetimle karşı karşıyayız” dedi.
"YAPI STOKU YETERSİZ"
İzmir’in bir deprem bölgesinde yer almasına rağmen yağı stoku bakımından yetersiz olduğunu belirten Kasapoğlu, “Bu şehir maalesef deprem riski olan bir şehir, yapı stoku açısından manzarayı görüyoruz. Yine merkezi hükümet olarak büyük adımlar attık, 30 binden fazla konutu bu şehrin vatandaşına kazandırdık. 20 bin konutluk bir planımız var. O da hızlı bir şekilde ilerliyor. Maalesef bu konuda vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen bu anlamda adeta bu işi eline yüzüne bulaştıran bir zihniyeti kooperatif sürecini hepiniz biliyorsunuz. Bin 800 konutluk çalışmayı bile ortaya koyamayan bir anlayış. Biz de gerek yerel yönetimler yer ürettiğinde konut ve kentsel dönüşüm noktasında yeni adımlar atacağımızı söylüyoruz, bekliyoruz. Ancak yerel yönetimlerin konut projelerine karşı açtığı davaları biliyorsunuz. Bırakın inşa etmeyi engelleyen bir anlayış. İnanıyoruz ki 2026’da dersler çıkararak daha yapıcı bir durum ortaya konur” şeklinde konuştu.
"HÜKÜMET OLARAK ADIM ATMAYA HAZIRIZ"
“Vatandaşın vakti kıymetli, trafikte saatler geçiyor. Ulaşım master planı bile yok bu kadar üzücü” diyerek sözlerine devam eden Kasapoğlu, “Bizim yaptığımız çevre yolu ve Konak tüneli olmasa İzmir’in yaşayacağı şeyi hayal bile edemiyorum. İzmir Körfezi meselesinde de mazeret belediyeciliği ile sürekli suçlayarak vatandaşı kirliliğe kokuya mahkûm eden bir yönetim anlayışı. Hükümet olarak adımlar attık yeni adımlar atmaya da hazırız. 2026 sürecinde de inanıyorum ki onların bu noktadaki adımları İzmir’imize, İzmir’imizin sıkıntısına derman olsun. Bizler her zaman olduğu gibi Körfez konusunda da çalışmalara katkı vermeye hazırız” şeklinde konuştu.
"YÜZDE 30 BELEDİYEYE, YÜZDE 70 YÜKLENİCİYE"
Akıbeti tartışma konusu haline gelen Basmane Çukuru hakkında açıklama yapan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Bu 30 yılı aşan bir hikâye. 1997 yılında bir anlaşma yapıldı, Burhan Özfatura zamanındayken. Sonra CHP belediyeciliği başladı, her gelen başkan çözeceğim dedi ve çözmedi. Ahmet Piriştina, Yüksel Çakmur, Aziz Kocaoğlu. Hele Aziz Kocaoğlu, yüzde 11 hisseden yüzde 30’luk bir paya çıkardı. TMSF ile yapılan bir çalışmayı kalkıp da bu işin sorununun çözülmesi için uğraşan Cemil Tugay’a ‘fes giydirme’ ya da ‘şalvar giydirme’ söylemleri siyaset dilinde olmayacak şeyler. Siz aynı partinin mensubusunuz, birbirinize karşı üslubunuza çok dikkat etmeniz lazım. Biz AK Parti olarak buna alışık değiliz. AK Parti olarak biz birbirimizin hakkını koruyan insanlarız. TMSF ile büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu son gelişmeyi söyleyeyim.
‘Büyükşehir ve TMSF tarafından imzalanması uygun bulunan protokol ile daha önce addedilmiş süreçlere uygun olarak Basmane arsası yapılacak inşaat alanında yüzde 30 belediyeye, yüzde 70 yükleniciye ait olacak. Belediyeye ait olacak kısımda da konser, sergi, müze ve başka kültürel sosyal faaliyetlerde kullanılmak üzere inşaat yapılmasında anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere yapılacak bu kısımda kamuoyunun faaliyetlerinin kullanmak üzere ihtiyaç olan kültürel tesis yapılacak. Bu şehrin kongre merkezinin, konser salonunun olması çuvala girme olarak nitelendirilme ile cahilce yaklaşımla mı sonuçlandırılmalı? Biz bunu kabul etmiyoruz! Cemil Tugay’ın ve TMSF’nin iyi niyet çabalarıyla, cumhurbaşkanımızın oluru ile iş bu noktaya geldi ve bitiyor" ifadelerini kullandı.





