AK Parti tarafından hazırlanan ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine hükmedilen yatırım fonlarını kapsayan kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu. Düzenleme, fon varlıklarının tasfiyesinden elde edilecek gelirlerin yatırımcılara dağıtılmasını, hukuka aykırı işlemlerle fonlardan çıkarılan varlıkların geri kazanılmasını ve oluşan zararın sorumlulardan tahsil edilmesini amaçlıyor.
Fon yatırımcılarına 1 milyon liraya kadar ara ödeme
Dokuz maddeden oluşan kanun teklifine göre, tasfiye sürecindeki fonlarda yatırımcılara net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar, bu tutara kadar ödeme alabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzerinde bulunan yatırımcılar için ise ara ödeme üst sınırı 1 milyon lira olacak.
Ara ödemelerin yapılabilmesi, ilgili fonun tasfiye malvarlığında yeterli nakdin bulunmasına bağlı olacak. Dağıtılabilir nakdin bütün yatırımcıların ara ödeme tutarlarını karşılamaması durumunda mevcut para, yatırımcıların hak sahipliği oranları esas alınarak paylaştırılacak.
Yatırım tutarları enflasyona göre hesaplanacak
Teklifte yatırımcıların net yatırım tutarlarının belirlenmesine ilişkin hesaplama yöntemi de düzenlendi. Buna göre fona yapılan nakit girişleri ve çıkışları, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'ndeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması dikkate alınarak tasfiye tarihine kadar güncellenecek.
Ancak ara ödeme tutarının hesaplanmasında söz konusu enflasyon endekslemesi uygulanmayacak. Nihai ödeme aşamasında ise yatırımcılara daha önce yapılan ödemeler toplam alacaklarından düşülecek.
Güler: Tasfiye sürecinde kamu kaynağı kullanılmayacak
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM'de yaptığı açıklamada sermaye piyasalarında genel bir olumsuzluk bulunmadığını belirterek tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmayacağını söyledi.
Güler, yatırımcıların haklarının korunmasının amaçlandığını ifade ederek, “Tasfiye sürecinde asla kamu kaynakları kullanılmayacak” dedi.
Kanun teklifinin sermaye piyasalarının güvenilirliğini korumayı hedeflediğini belirten Güler, “Sorunun üstesine gideceğiz, virüsü bünyeden atacağız. Bu da önemli bir adım olacaktır. Kanun teklifinde piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarını her türlü riskten arındırarak yoluna çok daha olumlu havada devam etmesini arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Tasfiye sonucunda elde edilen tutarların yatırımcılara aktarılacağını kaydeden Güler, hukuka aykırı işlemlere karıştığı tespit edilen kişilerin ödemelerden yararlanamayacağını bildirdi.
Fon zararlarının tahsilinde TMSF devreye girecek
Düzenlemeyle birlikte fon varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için özel tahsilat hükümleri getiriliyor.
Teklife göre fonların zarara uğratılmasından öncelikle kurucu veya yönetici konumundaki portföy yönetim şirketleri sorumlu tutulacak. Bu şirketlerden tahsilat yapılamaması durumunda, sorumluluğu tespit edilen diğer gerçek ve tüzel kişilere başvurulabilecek.
SPK tarafından belirlenen zarar tutarlarının takip ve tahsil işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülecek. Tahsilat işlemlerinde kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat uygulanacak.
Güler, hukuka aykırı işlemler nedeniyle oluşan zararların sorumlulardan alınacağını belirterek, görevden ayrılmanın geçmiş dönemdeki işlemlerden doğan sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurguladı.
El konulan mal varlıkları yatırımcılar için değerlendirilebilecek
Kanun teklifinde, fonlarla bağlantılı soruşturmalarda el konulan mal varlıklarının tasfiyesine yönelik düzenlemeler de yer aldı.
Buna göre TMSF, ilgili mal varlıklarına kayyım olarak atanabilecek. Kayyım atanması halinde mal varlıkları dava sonucunu beklemeden satılabilecek veya tasfiye edilebilecek.
Elde edilen tutarlar, her fon için ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında izlenecek. Bu hesaplarda biriken paralar yalnızca fon tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek.
Güler'den soruşturma açıklaması
Abdullah Güler, fon soruşturması kapsamında sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını belirterek, “Elbette yanlış yapanlar olur ama yanlarına kar kalmayacak. Kardeşimiz de olsa gereğini sonuna kadar yaparız” dedi.
Yeni Parti Milletvekilinin soruşturmayla ilgili iddialarına da yanıt veren Güler, iki bakan hakkındaki suçlamaları reddetti. Güler, iddiaların dayanağı olan bilgilerin nasıl elde edildiğinin açıklanmasını istedi.
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı 85'e ulaştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eylül ayı ortasında başlatılan fon soruşturmasında, 9 Ekim 2026 itibarıyla tutuklu sayısı 85 olarak açıklandı. Tutuklananlar arasında şirket yöneticileri de bulunurken bazı şüphelilerin mal varlıklarına tedbir uygulandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, haksız kazançların geri alınması amacıyla TMSF bünyesinde oluşturulan hesaplara şimdiye kadar 5 kişinin gönüllü iade yaptığını bildirdi.
Güler, kanun teklifinin gelecek hafta TBMM komisyonunda görüşülmesinin planlandığını açıkladı.
Fon tasfiyesine ilişkin 9 maddelik kanun teklifinin tam metni
Aşağıda TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifinin paylaşılan tam metni, maddeleri ve hükümleri değiştirilmeden yer almaktadır.
TASFİYESİNE KARAR VERİLEN BAZI YATIRIM FONLARI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 128 inci maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarının adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların malvarlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, tasfiye sonucunda eksik kalan tutarların sorumlulardan tahsiline, geri kazanılan değerlerin fon pay sahibine ödenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Kanun hükümleri birinci fıkrada belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmaz.
Tanımlar
MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Borsa: Borsa İstanbul Anonim Şirketini,
b) Fon: Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarından her birini,
c) Geri kazanım hesabı: Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen veya Kurulca açılan isteğe bağlı iade hesapları ile genel hisse iade hesaplarına aktarılan tutarların TMSF nezdinde, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı ve her bir fon için ayrı alt hesaplarda izlendiği özel hesabı,
ç) Fon pay sahibi: Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, MKK, Takasbank, portföy saklama kuruluşları, dağıtım kuruluşları ve tasfiye ile görevli kuruluş kayıtlarının mutabakatı sonucunda ilgili fonun tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu tespit edilen fon katılma payı sahibini,
d) Kurul: Sermaye Piyasası Kurulunu,
e) MKK: Merkezi Kayıt Kuruluşu Anonim Şirketini,
f) Takasbank: İstanbul Takas ve Saklama Bankası Anonim Şirketini
g) Tasfiye ile görevli kuruluş: Kurulca ilgili fonun tasfiye iş ve işlemlerini yürütmekle görevlendirilen kuruluşu,
ğ) Tasfiye malvarlığı: Fonun mevcut varlıkları ile bu Kanun uyarınca geri kazanılan değerleri ve fonun üçüncü kişilerden olan iade, tazmin ve diğer alacaklarını,
h) TEFAS: Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunu,
ı) TMSF: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu,
i) YTM: Yatırımcı Tazmin Merkezini ifade eder.
Tasfiyenin yürütülmesine ilişkin genel esaslar ve fon pay sahipliğinin belirlenmesi
MADDE 3- (1) Fonların tasfiyesi Kurulun gözetim ve denetiminde, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür. Kurul; tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni gösterir. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin Kurulca belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici farklı fiyat marjına ve Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlere Kurulca karar verilebilir. Kurul, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak satış işlemleri bakımından, Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde yer alan kısıtlamalar uygulanmaz. Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bu işleme konu olan varlıkları belirli bir süre Borsada satamayacağına ve bu varlıkların Borsada satılması sonucunu doğuracak şekilde herhangi bir işlemde bulunamayacağına Kurulca karar verilebilir.
(3) Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetim ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dâhil edilir. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılır.
(4) MKK, Takasbank, Borsa, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ile diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunun uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri Kurula, YTM’ye veya TMSF’ye talepleri üzerine gecikmeksizin vermekle yükümlüdür. Bu kurum ve kuruluşlar özel mevzuatlarında yer alan gizlilik ve sır saklamaya ilişkin hükümlere dayanarak bilgi vermekten imtina edemezler.
(5) Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından, MKK, Takasbank, TEFAS, portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları mutabık hâle getirilerek fon ve hesap bazında tespit edilir.
(6) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 104, 106 veya 107 nci maddelerinde düzenlenen fiillerin Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlar tarafından ya da bu fonlar ile birlikte hareket edilmesi veya fonların iştirakiyle işlenmesi halinde bu fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara, Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları uyarınca tasfiyesine karar verilen fonların tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.
Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme
MADDE 4- (1) Fon malvarlığının nakde çevrilmesi halinde tüm fon pay sahiplerine ödeme yapılmasına imkân verecek bir nakdin oluşmaması durumunda, 3 üncü maddenin altıncı fıkrası saklı kalmak kaydıyla, tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemelerde dikkate alınacak fon pay sahibinin net yatırım tutarı; fona fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak bulunacak giriş ve çıkış tutarlarından, giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle MKK tarafından hesaplanır.
(2) Fon pay sahiplerinin tasfiye bakiyesinden alacakları ödemeler bakımından birinci fıkradaki tutarı geçmemek kaydıyla, ilgili fonun tasfiye malvarlığından, net yatırım tutarı 1.000.000 TL’nin altında olan yatırımcılar için bu tutarda, 1.000.000 TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 TL ara ödeme yapılabilir. Şu kadar ki bu fıkra kapsamında yapılacak ara ödemenin hesabında birinci fıkrada öngörülen endeksleme uygulanmaz. Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, fonun tasfiyesine karar verildiği tarihte hesapta bulunan fon katılma paylarının bir önceki gün sonu hesaplanan toplam değerini aşamaz. Bir önceki gün sonu fiyat açıklamayan fonlar için Takasbank tarafından ilgili güne dair yapılan değerleme ile hesaplanan fiyat, fonun önceki gün sonu hesaplanan fiyatı olarak kabul edilir.
(3) Dağıtılabilir nakdin ikinci fıkraya göre hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi hâlinde mevcut nakit, her bir fon pay sahibinin ara ödemeye esas tutarının tüm fon pay sahiplerinin bu kapsamdaki tutarları toplamına oranı korunarak dağıtılır. Bu suretle hiçbir fon pay sahibine, net yatırım tutarı, kesinleşmiş hak ve alacak tutarını veya 1.000.000 TL tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamaz. Ara ödeme karşılığı herhangi bir katılma payı iade işlemi yapılmaz; söz konusu katılma payları nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilir.
(4) Kurulun 17/9/2026 tarihli kararları ile tasfiyesine karar verilen fonlarda, gerçeğe aykırı olarak oluşan değerler üzerinden katılma paylarını fona tasfiye tarihine kadar iade etmek suretiyle ödeme almış olan kişilerin, fona fiilen yaptıkları yatırım tutarı ile bu tutarın fonda kaldığı süre dikkate alınarak, fon ünvanı esasıyla aynı yatırım stratejisi kategorisinde olduğu kabul edilen yatırım fonlarının yıllık ortalama getirisi baz alınmak suretiyle Kurulca belirlenecek yöntemle hesaplanan emsal getiri tutarının toplamını aşan kısmı, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Emsal getirinin belirlenmesinde, bu Kanun kapsamında tasfiyesine karar verilen fonların getirileri hesaplamaya dâhil edilmez. Bu fonların malvarlığında yer alan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı olarak oluştuğu Kurulca tespit edilen paylardan kazanç elde eden kişilerce, söz konusu paylardan elde edilen getirinin, payın elde tutulduğu dönemde ilgili payın dâhil olduğu endeksin ve/veya Kurulca belirlenecek diğer objektif piyasa ölçütlerinin getirisi esas alınarak hesaplanan olağan getiriyi aşan kısmı, Kurulca ilan edilen genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Emsal fon grubunun, hesaplama döneminin, yıllık ortalama getirinin hesaplanma yönteminin, payın olağan getirisinin ve iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak endeks, emsal, dönem ve hesaplama yöntemi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkilidir.
(5) Nihai ödemede, fon pay sahibine tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından, isteğe bağlı iade hesaplarından veya diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemeler mahsup edilir.
Fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumluluk
MADDE 5- (1) Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılmış değer addedilerek fon zarara veya kayba uğratılmış sayılır.
(2) Zarar veya kayıp veya eksik tasfiye bakiyesinden öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur. Bu tutarın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında yahut eksik tasfiye bakiyesinin oluşmasında sorumluluğu Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler, şahsen sorumludur. Bu fıkra kapsamındaki kişilerin görevlerinden ayrılmış olmaları, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
(3) Kanunun 6'ncı maddesi kapsamında bulunmayan durumlar bakımından Kurul, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını yahut eksik kalan tasfiye bakiyesini, zarar veya kayıpta yahut tasfiye bakiyesinin eksik kalmasında sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF’ye bildirir.
(4) Kurulun bildirimi üzerine sorumluların malvarlığından geri kazanım sağlanması amacıyla, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında TMSF tarafından tahsil ve takip işlemleri başlatılır. TMSF takip işlemlerinde, 6183 sayılı Kanun hükümlerini ve 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 132, 134, 136, 138, 140 ve Geçici 27 nci maddeleri hükümlerini uygulama yetkisini haizdir. Bu fıkra kapsamında açılacak davalarla ilgili olarak İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir. Kurulun TMSF’ye bildiride bulunduğu kişiler hakkında, bu Kanun kapsamındaki alacakların tahsilini teminen TMSF tarafından yürütülen takipler sonuçlanıncaya kadar, bu kişilerin malvarlığı değerleri üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında yeni takip başlatılamaz; daha önce başlatılmış takipler durur ve bu takipler kapsamında haczedilen malvarlığı değerleri hakkında satış ve paranın paylaştırılması işlemleri yapılamaz, bu malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz; daha önce konulmuş hacizler, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler başkaca bir işleme gerek olmaksızın kalkar.
(5) Bu madde kapsamında sorumlulukları belirlenen kişilerin kendi kusur ve sorumlulukları nedeniyle özel hükümlerden doğan tazminat yükümlülükleri saklıdır.
El konulan ve müsadere edilen malvarlığı değerleri ve geri kazanım hesabı
MADDE 6- (1) Bu Kanun kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesi uyarınca elkoyma kararı verilebilir. Elkonulan malvarlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunlar, 5271 sayılı Kanunun 131 inci maddesi uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece iade edilir. Bu fıkra kapsamında Kurulca yapılan suç duyurularına dayanak raporlar, 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde düzenlenen suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılır.
(2) Birinci fıkra kapsamında fona devredilemeyen malvarlığı bakımından TMSF kayyım olarak atanabilir. Kayyım atanması halinde TMSF, 5411 sayılı Kanunda tanınan yetkileri kullanır. Dava sonucu beklenmeksizin derhal malvarlıklarını satar veya tasfiye eder. Tasfiye ve satıştan elde edilecek tutarları, her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere açılan geri kazanım hesaplarında izler.
(3) Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, Hazineye gelir kaydedilmeksizin ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilir.
(4) Bu Kanun kapsamında tahsil ve/veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona veya fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF nezdinde her bir fon için ayrı alt hesaplarda geri kazanım hesabı olarak izlenir. Bu tutarlar TMSF’nin kendi malvarlığından ayrıdır.
(5) Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilir; başka bir amaçla kullanılamaz, teminat gösterilemez ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz.
(6) Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise Kurulca bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere YTM’ye aktarılır. Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılır. Şu kadar ki, nihai dağıtım hariç olmak üzere, dağıtım sonucunda bir fon pay sahibine yapılacak ödemenin, ödeme yöntemine ilişkin işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak Kurulca belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması hâlinde, bu tutar fon pay sahibi adına izlenir ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenir, birikmiş tutarın asgari ödeme tutarına ulaşması hâlinde fon pay sahibine ödeme yapılır.
(7) Geri kazanım hesabına gelen veya aktarılan bir tutarın birden fazla fon ile bağlantılı olması durumunda fonlar arasında dağıtımına ilişkin usul ve esaslar fon türleri, likidite yeterlik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması, ilgili fonlardaki tasfiye oranı ve benzeri kıstaslar dikkate alınarak Kurulca belirlenir.
Dışarıdan hizmet alımı ve uygulanacak hükümler
MADDE 7- (1) Bu Kanunun uygulanmasında gerekli görülen durumlarda, koşulları Kurul Karar Organı tarafından belirlenmek üzere, bu Kanunun uygulanmasından doğan işler, açılacak dava ve takipler için Kurul ve YTM tarafından dışarıdan avukatlık hizmeti ile muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin edilebilir.
(2) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından; TMSF’nin görev alanına giren hususlarda TMSF’nin görüşü alınarak belirlenir.
(3) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 6362 sayılı Kanun, 5271 sayılı Kanun, 5411 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatın bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Yürürlük
MADDE 8- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.





