İzmir’de kamuoyunda tartışma yaratan Meslek Fabrikası binasında tahliye sürecinin sona ermesiyle birlikte polis ekipleri binaya operasyon düzenledi. Daha önce tahliyesi istenen ve süresi iki hafta ertelenen bina için verilen ek sürenin dolmasının ardından sahada fiili uygulamaya geçildi. Operasyon kapsamında bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Bölgeye barikatlar kuruldu, giriş ve çıkışlar kapatıldı. Binada bulunan belediye personelinin çıkışına da bir süre izin verilmediği bildirildi.
Cemil Tugay’dan sert tepki
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaşananlara sert tepki gösterdi. Süreci “utanç vakası” olarak nitelendiren Tugay, uygulamanın kabul edilemez olduğunu savundu. Tahliye işlemi ve operasyon, kentte hem idari hem de siyasi açıdan yeni bir tartışma başlatırken, gözler süreçle ilgili yapılacak yeni açıklamalara çevrildi.
Mülkiyet devri tartışmanın merkezinde
Meslek Fabrikası binasıyla ilgili tartışmanın temelinde mülkiyet devri süreci bulunuyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arşiv belgelerine dayanarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne yaptığı başvurunun ardından yürütülen inceleme sonucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullandığı tarihi Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası binaları ve eski gasilhane binasının mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmişti. Söz konusu yapıların Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesinin planlandığı da daha önce kamuoyuna yansımıştı. Bu gelişme, yerel yönetim ile merkezi idare arasında gerilime neden olmuştu.
AK Partili Mahmut Atilla Kaya’dan açıklama
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’de tartışma yaratan Meslek Fabrikası tahliyesine ilişkin yaptığı açıklamada, hukuki sürecin tamamlandığını vurguladı. Kaya, tahliyeyi durdurmak amacıyla açılan davaların tamamının reddedildiğini belirterek, “Haksız olduğunuzu söyleyen bir değil, dört ayrı mahkeme kararı var” ifadelerini kullandı. Kaya ayrıca, Anayasa’nın 138. maddesine atıf yaparak, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
İşte açıklamanın tamamı:
"Eski DGM binasının tapusu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nündür. Tahliye işlemini durdurmak için açtığınız dördüncü davada da talebiniz reddolmuştur. Tahliye işlemine yönelik hukuki süreç sonlanmıştır. Anayasamızın 138. Maddesinin son fıkrası gereğince "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." Haksız olduğunuzu söyleyen BİR değil, tam DÖRT AYRI MAHKEME KARARI var. Hafta sonu yaptığınız açıklamada, sürenin pazartesi günü (bugün) dolduğunu ifade etmiştiniz. Şimdi Fransa'dan tam aksi şekilde, bambaşka açıklamalarda bulunuyorsunuz. Gerçi sizin günaşırı değişen, bu tip çelişkili açıklamalarınıza hepimiz alıştık. Gerçek şudur. İstanbul'daki bir özel vakıf üniversitesine devretmeye çalıştığınız, İzmir'e ait olan o bina bugün olması gerektiği gibi artık İzmirli hemşerilerimizin oldu. Sürekli yalanlarınızın ortaya çıktığı, başarısızlıklarınızı ve beceriksizliklerinizi gizlemek için kullandığınız bu sahte gündemleri bırakın. Her yıl merkezi bütçeden İzmir'imize aktarılan, 130 Milyar gibi devasa bir kaynak kullanıyorsunuz. İzmir'in, hemşehrilerimizin gerçek sorunları ortada.
Trafiğe, bozuk yollara, musluktan akmayan suya, toplanmayan ve bertaraf edilemeyen çöplere ilişkin bir şeyler yapın, İzmir'in gerçek sorunlarına çözüm üretin!
Not: CHP'li Milletvekillerine;
1- İzmir'in malı İstanbul'da bir vakıf üniversitesine verilirken nerelerdeydiniz, niye sesiniz hiç çıkmadı?
2- Cemil Tugay'a güvenmeyin. Her gün değişen ve birbiriyle çelişen söylemleriyle sizi boşa düşürür."





