İzmir Büyükşehir Belediyesi nisan ayı olağan meclis toplantısının III. oturumunda; 2025 yılı Faliyet Raporu'na ilşkin söz alan

AK Parti Gaziemir Meclis Üyesi Nail Kocabaş, sunduğı tablo ile belediyenin bitmemiş projeleri tamamlanmış gibi gösterdiğini belirtti. Ayrıca Kocabaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr Cemil Tugay'ı eleştirerek, "Sayın Başkan sık sık 'İzmir’i kötüleyenler var, İzmir bu aşağılanmayı hak etmiyor' diyor. Doğru, İzmir bu aşağılanmayı hak etmiyor. Ama İzmir’i aşağılayan kim? Çalışmayan, üretmeyen, hedeflerini tutturamayan bu yönetim anlayışıdır" dedi.

HİZMET DEĞİL MAKYAJ
Faaliyet raporu üzerinden CHP'lilere yüklenen Kocabaş, İzmir'de 'hizmet' değil hizmet gibi görünen 'makyaj' yapıldığını belirterek, "Bugün burada yalnızca 2025 yılını değil; aynı zamanda bu iki yıllık yönetim anlayışını ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin çeyrek asırdır yönettiği İzmir’in genel tablosunu da konuşacağız. Çünkü bugün burada ifade edeceğimiz her söz, aslında sizin karnenizdir. Yıl sonu değerlendirmesidir. Ve bu değerlendirmeyi de bizzat sizin hazırladığınız faaliyet raporları üzerinden yapacağız. Ancak şunu da açıkça ifade etmek gerekir ki; bu raporlarda yalnızca yapılanları değil, yapılmamış olmasına rağmen yapılmış gibi gösterilen işleri de konuşacağız. İzmirliye sunulan tablo ile sahadaki gerçek arasındaki farkı ortaya koyacağız. Bitmemiş projelerin nasıl tamamlanmış gibi yazıldığını, gerçeklerin nasıl makyajlandığını tek tek anlatacağız" dedi.

2025 HEDEFİNİN YARISI BİLE GERÇEKLEŞMEDİ

İzmir'de yolların büyük bir kısmının bozuk olduğunu dile getiren Kocabaş, büyükşehirin 2025 yılı hedefi olarak belirlediği 1 milyon 300 bin tonluk asfal döküm hedefinin gerçekleştirilmediğini belirterek, "Belediyeciliğin en temel hizmetlerinden biri nedir? Yol yapmak, asfalt dökmek. Çok basit bir soru soralım: Çıkın sokağa, herhangi bir İzmirliye sorun; “Yolların durumu nasıl?” diye. Samimiyetle söylüyorum, “iyi” diyen bir kişiyi bulmakta zorlanırsınız. Var mı aramızda “yollar çok iyi” diyebilecek biri?

Hatta mesele öyle bir noktaya gelmiştir ki, sizin kendi ilçe belediye başkanlarınız dahi artık bu tabloya sessiz kalamamış, yolların kötü olduğunu açıkça ifade etmek zorunda kalmıştır. Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Kasım 2025 İlçe Belediye Meclisinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından asfalt çalışmalarının yetersizliği ile ilgili gelen önergeyle ilgili “Ben de sizinle aynı düşüncedeyim. İyi gitmediğimiz belli.’’ demişti. Ama siz bambaşka bir İzmir anlatıyorsunuz… Şimdi gelelim neden bu kadar kötü bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu, yine sizin kendi hazırladığınız veriler üzerinden ortaya koyalım.

Son 7 yılın asfalt döküm miktarlarına bakalım: 2019 yılında 1 milyon 757 bin ton asfalt dökülmüş. 2020’de bu rakam 929 bin tona düşmüş. 2021’de 958 bin ton. 2022’de 773 bin ton. 2023’te 662 bin ton. 2024’te 473 bin ton… Ve 2025: sadece 387 bin ton!

Yani her yıl bir öncekinden daha kötü bir performans… Adeta dibe doğru sistematik bir gerileme! Daha da çarpıcı olan şu: 2025 yılı hedefiniz 1 milyon 300 bin ton. Gerçekleşen? Bunun dörtte biri bile değil! Sadece 387 bin ton. Üstelik bunun da 269 bin tonu merkez ilçelerde. Kırsal ilçelerde bu rakam 118 bin ton. 19 kırsal ilçeye verdiğiniz değer bu kadar mı. Kasım 2025’te görüşmelerinde, bütçe kitapçığında da 2025 yılı için 550 bin ton asfalt atacağınızı ön görmüşsünüz. Orada bile rakamı tutturamamışsınız. 1 yıl boyunca devasa bütçesi ve çalışanı olan İZBETON’u çalıştırdınız. Sonuç: 12 santim kalınlığında, 7 metre genişliğinde 188 kilometre bir yol yapabildiniz. Koskoca İzmir Büyükşehir Belediyesi ayda 15.6 kilometre, günde 522 metre yol yapabilmiş yani. Şimdi soruyorum: Bu mu sizin planlamanız? Bu mu sizin yönetim anlayışınız? Gerçekten “göz kamaştıran” bir performans… Ama ne yazık ki başarıda değil, başarısızlıkta" şeklinde konuştu.

İZMİR'İ AŞAĞILAYAN KİM?

Kocabaş, Tugay'ı hedef alarak, "Sayın Başkan sık sık 'İzmir’i kötüleyenler var, İzmir bu aşağılanmayı hak etmiyor' diyor. Doğru, İzmir bu aşağılanmayı hak etmiyor. Ama İzmir’i aşağılayan kim? Çalışmayan, üretmeyen, hedeflerini tutturamayan bu yönetim anlayışıdır! Vatandaş çukurlu yolu görünce konuşuyor. Çamuru görünce tepki gösteriyor. Bozuk asfaltı görünce isyan ediyor. Sosyal medyada dile getirilen şey İzmir’i kötülemek değil; İzmir’e layık görülmeyen bu hizmet anlayışını eleştirmektir. İnsanlar şehri değil, sizin beceriksizliğinizi konuşuyor! Bakın, sadece asfalt değil: Parke kaplama hedefiniz 900 bin metrekare. Gerçekleşen sadece 380 bin metrekare. Arazi yolu kaplaması, yani sathi kaplama hedefiniz 1 milyon 250 bin metrekare. Gerçekleşen ise yalnızca 283 bin metrekare! Hedef koyuyorsunuz, ama o hedeflerin yarısına bile ulaşamıyorsunuz. Sonra çıkıp “İzmir’i kötüleyenler var”diyorsunuz. Şimdi açıkça soruyorum:
Bu rakamlara baktığınızda, bir vatandaş aracına binip bir yerden bir yere giderken “İzmir’in yolları iyi” diyebilir mi?
İşte gerçek bu! Kötülenen İzmir değil…
Kötülenen; İzmir’i hak ettiği gibi yönetemeyen anlayıştır. Kötülenen; bu şehre layık görülen düşük performanstır.
Ve biz bugün burada, tam da bu gerçeği konuşuyoruz" ifadelerini kullandı.

SORUN GÖRMEZDEN GELİNİYOR

"AYKOME’nin uyguladığı cezaların büyük bir kısmı, belediyenin kendi birimlerine ve bağlı kuruluşlarına kesiliyor. Yani kurum kendi içinde koordinasyonu sağlayamıyor!" Şeklinde konuşmalarına devam eden Kocabaş, "2025’te ne olmuş? Rakamlar ortada:İZSU’ya 84 işlem… Toplam 5 milyon 187 bin TL ceza!

Diğer kurumlara bakıyoruz:

6 işlem, 280 bin TL, 6 işlem, 270 bin TL, 5 işlem, 150 bin TL Şimdi tablo çok net:
En fazla ceza kime kesiliyor? Belediyenin kendi kuruluşuna, yani İZSU’ya! Bu neyi gösteriyor? Bu; altyapıda koordinasyon olmadığını gösterir! kurumların birbirinden kopuk çalıştığını gösterir! AYKOME’nin asli görevini yerine getiremediğini gösterir!
Değerli arkadaşlar, Bir şehirde altyapı kazıları, yol çalışmaları, üstyapı düzenlemeleri birbiriyle uyumlu olmazsa ne olur? Aynı yer defalarca kazılır…Yeni yapılan yol kısa sürede bozulur… Vatandaş çile çeker! Biz az önce neyi konuştuk? Bozuk yolları… Eksik altyapıyı… Plansız çalışmaları… İşte sebep tam olarak bu!
Denetim raporları söylüyor, rakamlar söylüyor, sahadaki vatandaş söylüyor…
Ama siz hâlâ bu sorunu çözmek yerine görmezden geliyorsunuz" diye konuştu.

PLANLAMA DA VİZYON DA YOK

Kentteki otopark sorununa da değinen Kocabaş, Tugay'ınbu kapsamda başarılı bir projesinden bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek, "Sayın Başkan’ın iki yıllık performansına baktığımızda zaten ortada bir otopark başarısından söz etmek mümkün değil. Açık söylüyorum: Bu anlayışla o Kordon Otopark projesinin de hayal olarak kalacağına İzmirliler gibi bizim de en ufak bir şüphemiz yok. Daha önce teknik verilerle Kordon’da o otoparkı sizin yönetiminizde yapılamayacağını açıklamıştım. Şimdi tekraren söylemek istemiyorum. Ama mesele sadece yapmamak da değil… Aynı zamanda ciddi bir tutarsızlık var! Sayın Başkan bir yandan diyor ki: "Kent merkezini araç trafiğine kapatacağız.” Diğer yandan ne yapıyor? Kent merkezinin tam kalbine, Kordon’a, binlerce araçlık yeraltı otoparkı planlıyor! Şimdi sormak gerekiyor: Madem kent merkezini araçtan arındıracaksınız, bu otoparkı kimin için yapıyorsunuz? Madem böyle büyük bir otoparka ihtiyaç var diyorsunuz, o zaman “trafiği kapatma” söylemi neyin karşılığı? Bu iki yaklaşım aynı anda doğru olamaz! Ya planlama yok…Ya vizyon yok… Ya da kamuoyuna ne söyleyeceğinizi siz de bilmiyorsunuz" dedi.

10 YILDIR TAMAMLANMAYAN BİR PROJE

Yaptığı konuşmada İZBAN istasyonlarının akıbetine de değinen Kocabaş, "2025 Mayıs’ta bitmesi gereken İZBAN istasyonları bugün ne durumda? Kaba inşaat yapılmış… ve öylece kaderine terk edilmiş! Ne ilerleme var, ne tamamlanma, ne de vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bir sonuç! Gerçek şu: Bu, CHP belediyeciliğinin klasik tablosudur. Ya bir işe başlanamaz… Ya başlanır ama bitirilemez… Ve sonunda proje atıl kalır! Bakın, sadece bu da değil. Halkapınar Metro Depolama Tesisi. 2025 faaliyet raporunda yine “çalışmalar devam ediyor” diyorsunuz. 2026’da tamamlanması planlanıyor diyorsunuz. Peki bu proje kaç yıldır sürüyor? 10 yıl! 10 yıldır bitirilemeyen bir proje olur mu? Her yıl faaliyet raporuna aynı cümleleri yazmaktan yorulmadınız mı? "Şurası yapıldı, burası devam ediyor…”Biraz gayret gösterin de artık bitirin!" şeklinde konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜME ÇALIŞMALARI YETERSİZ

İzmir’in en hayati meselesinin kentsel dönüşüm konusu olduğuna değinen Kocabaş, bu kapsamda belediyenin gerçekleştirdiği çalışmalarını eleştirdi. Kocabaş, "Deprem gerçeğiyle yaşayan şehrimizde bu konu bir tercih değil zorunluluktur. Ancak üzülerek görüyoruz ki İzmir Büyükşehir Belediyesi bu alanda oldukça yavaş ve yetersiz bir tablo ortaya koymaktadır. Projeler ilerlememekte, binlerce vatandaş mağdur edilmekte, parasını ödeyen İzmirliler evlerine kavuşamamakta ve hukuki süreçlere başvurmak zorunda kalmaktadır. Kooperatif modeli ise ne yazık ki umut olmaktan çıkmış, belirsizlik ve mağduriyet üretmiştir. Faaliyet raporunuzun 195. sayfasındaki veriler de durumu açıkça göstermektedir: Gaziemir Aktepe–Emrez 1. Etap: Hedef yüzde 35, gerçekleşme yüzde 0, yıl sonu kümülatif yüzde 15. Gaziemir Aktepe–Emrez 2. Etap: Hedef yüzde 50, gerçekleşme yüzde 31, yıl sonu kümülatif yüzde 61.

Uzundere 3. Etap: Hedef yüzde 22, gerçekleşme yüzde 0, yıl sonu kümülatif yüzde 8. Uzundere 4. Etap: Hedef yüzde 35, gerçekleşme yüzde 0, yıl sonu kümülatif yüzde 3. Ortaya çıkan tablo nettir: hedefler tutmamakta, projeler ilerlememekte ve vatandaşın beklentisi karşılanmamaktadır. İzmirli hemşehrilerimiz güvenli ve depreme dayanıklı konutlarda yaşamak istemektedir. Ancak bu güveni sağlayacak bir irade ve organizasyon eksikliği olduğu görülmektedir. Kentsel dönüşüm; reklamla değil, planlama, kararlılık ve sahada icraatla mümkündür.

Denetim Komisyonu’nda tespit edilen bir husus da bu tabloyu doğrulamaktadır. Bergama ve Ödemiş terminal binaları, Torbalı hizmet binası ile Bornova ve Balçova gençlik yerleşkelerine yönelik deprem performans analizi hizmet alımı yapılmış, ancak süreç bütüncül yürütülmemiştir. Teknik dokümanlar arasında uyumsuzluk oluşmuş ve çalışma sonuçlandırılamamıştır.

Daha da önemlisi, sadece veri toplanmasına rağmen mühendislik analizleri tamamlanmamış, buna rağmen ödeme yapılmıştır. Bu durum ciddi bir sorunu ortaya koymaktadır: Sonuç üretmeyen bir işe ödeme yapılması, kamu kaynağının etkin kullanılmadığını göstermektedir. Ayrıca bu eksiklik, deprem güvenliği açısından da ciddi bir risktir. Sonuç olarak; kentsel dönüşüm ilerlememekte, analizler tamamlanmamakta, buna rağmen harcamalar yapılmaktadır. İzmir bu şekilde yarım işlere ve plansızlığa mahkûm edilemez" dedi.

Kaynak: AYSELİN UZUN