Asya’nın iki önemli ülkesi Japonya ve Tayland, hafta sonunda yapılan erken seçimlerle birlikte siyasi belirsizliklerin ve güç mücadelelerinin merkezine oturdu. Japonya’da seçimler iktidar için bir güven oylaması niteliği taşırken, Tayland’da ise yıllardır süren siyasi istikrarsızlığın ardından yeni bir denge arayışı öne çıkıyor. Her iki ülkede de sandıktan çıkacak sonuçların yalnızca iç politikayı değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkilemesi bekleniyor.

Japonya’da iktidar için kritik sınav

Japonya’da erken seçimler, Başbakan Sanae Takaichi’nin çağrısıyla gerçekleştirildi. Kar fırtınasına rağmen sandık başına giden seçmenler, iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) için adeta bir güvenoyu verdi. Sandık çıkış anketleri, LDP’nin güçlü bir zafer elde edeceğine işaret ediyor. Takaichi, geçtiğimiz yıl partisinin liderliğini kazandıktan kısa süre sonra erken seçim kararı alarak doğrudan halktan yetki istemişti. Bu adım bazı çevrelerce riskli bulunmuştu; zira LDP, son dönemde yolsuzluk skandalları ve koalisyon ortaklıklarında yaşanan zayıflamalar nedeniyle kamuoyunda eleştirilere maruz kalmıştı.

Buna karşın Takaichi’nin kişisel popülaritesi, milliyetçi söylemi ve kamu harcamalarını artırmaya yönelik vaatleri, özellikle kararsız seçmen üzerinde etkili oldu. Anketler, LDP öncülüğündeki koalisyonun alt mecliste rahat bir çoğunluk elde edebileceğini gösteriyor. Ancak artan yaşam maliyetleri, yüksek kamu borcu ve göçmen politikalarına ilişkin endişeler, seçim sonrası dönemde de iktidarın karşısındaki temel sorunlar olarak öne çıkıyor.

Dış politika ve ekonomi tartışmaları

Takaichi’nin Çin ve Tayvan konusundaki sert söylemleri, Japonya’nın en büyük ticaret ortaklarından biri olan Çin’le ilişkileri gererken, ABD ile ilişkiler de küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle dikkatle izleniyor. Uzmanlar, seçim zaferinin ardından Takaichi’nin daha cesur ekonomik ve güvenlik politikaları izleyebileceğini, bunun da hem iç hem dış politikada yeni tartışmaları beraberinde getirebileceğini belirtiyor.

Tayland’da istikrarsızlık gölgesinde seçim

Tayland’da ise erken seçimler, uzun süredir devam eden siyasi çalkantıların ardından gerçekleştiriliyor. Son üç yılda üç başbakan değiştiren ülkede seçmenler, parlamentonun feshedilmesinin ardından yeniden sandık başına gitti. 500 sandalyeli Temsilciler Meclisi için yapılan seçimlerde hiçbir partinin tek başına çoğunluğu sağlayamayacağı öngörülüyor.

Bu durum, seçim sonrası dönemde koalisyon hükümetini neredeyse kaçınılmaz hale getiriyor. Yarış, mevcut Başbakan Anutin Charnvirakul liderliğindeki muhafazakar ve askeri destekli blok ile reformist muhalefet arasında geçiyor. Ayrıca eski Başbakan Thaksin Shinawatra’nın ailesiyle özdeşleşen siyasi hareketin de yeniden güç kazanma çabası dikkat çekiyor.

Referandum da sandıkta

Tayland’daki seçimleri önemli kılan bir diğer unsur ise askeri yönetim döneminde hazırlanan anayasanın yeniden yazılmasına ilişkin referandumun da aynı gün yapılması. Mevcut anayasanın özellikle senatoya tanıdığı geniş yetkiler, uzun süredir eleştiriliyor. Referandumdan çıkacak sonuç, ülkenin demokratikleşme sürecinin yönünü belirleyecek kritik bir adım olarak görülüyor.

Asya’da siyasi dengeler yeniden şekilleniyor

Japonya ve Tayland’da yapılan erken seçimler, Asya’da siyasi dengelerin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Japonya’da güçlü bir iktidar çıkışı beklenirken, Tayland’da parçalı bir meclis tablosu ve zorlu koalisyon görüşmeleri öne çıkıyor. Her iki ülkede de sandıktan çıkan sonuçlar, yalnızca ulusal politikaları değil, bölgesel istikrar ve küresel ekonomi açısından da yakından takip ediliyor.

Kaynak: BBC