Türkiye’de meteoroloji ve iklim bilimi alanında sahaya dayalı veri üretimini güçlendirecek yerli bir teknoloji geliştiriliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi ile DASAL Havacılık Teknolojileri iş birliğinde hayata geçirilen METRON adlı meteoroloji dronu, atmosferin farklı yüksekliklerdeki yapısını doğrudan ölçerek eğitim ve AR-GE çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmayı hedefliyor.

Savunma tecrübesi akademiye taşındı

Sahada aktif olarak kullanılan insansız hava araçları ve anti-dron sistemleri geliştiren DASAL Havacılık Teknolojileri, mühendislik ve otonom uçuş tecrübesini bu kez bilimsel araştırmalar için kullandı. Proje, İstanbul Teknik Üniversitesi ile DASAL Havacılık Teknolojileri arasında kurulan iş birliğiyle şekillendi. Akademik yürütücülüğünü İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Emrah Tuncay Özdemir’in üstlendiği METRON, üniversite bünyesinde aktif olarak kullanılacak.

Eğitim ve AR-GE için sahadan gerçek veri

Geliştirme süreci devam eden METRON’un, tamamlanmasının ardından verilecek eğitimlerle birlikte İTÜ’de devreye alınması planlanıyor. Sistem sayesinde öğrenciler, atmosferik ölçümleri uygulamalı olarak sahada gerçekleştirebilecek. Böylece teorik derslerde anlatılan meteorolojik kavramlar, doğrudan elde edilen gerçek verilerle desteklenecek. METRON ile rüzgar, sıcaklık ve basınç gibi temel meteorolojik parametreler, farklı irtifa seviyelerinde aynı görev planı içinde ölçülebilecek. Bu verilerin; hava olaylarının daha iyi anlaşılması, atmosferin dikey yapısının incelenmesi ve iklim bilimi alanındaki akademik çalışmalarda kullanılması amaçlanıyor.

“Kontrollü ve tekrarlanabilir ölçüm imkânı sağlıyoruz”

DASAL Havacılık Teknolojileri Genel Müdürü Murat Koç, METRON’un geleneksel yöntemlere kıyasla önemli bir boşluğu doldurduğunu vurguladı. Koç, klasik meteorolojik ölçümlerin çoğunlukla yer istasyonları ve meteoroloji balonlarıyla yapıldığını, ancak bu yöntemlerle farklı yüksekliklerdeki değişimin aynı ölçüm düzeni içinde izlenmesinin zor olduğunu ifade etti.Meteoroloji balonlarının rüzgarla sürüklenebildiğini ve ölçümlerin belirli bir bölgede sabit kalmasının güçleştiğini belirten Koç, METRON’un bu sorunu ortadan kaldırdığını söyledi. Dronun, önceden tanımlı görev planı içinde belirlenen bölgede çalışarak hedeflenen irtifa aralıklarında ölçüm yapabildiğini dile getiren Koç, bu sayede akademik çalışmalar için kritik öneme sahip kontrollü ve tekrarlanabilir veri üretiminin mümkün hale geldiğini kaydetti.

Yerli teknolojiyle bilimsel kapasite artıyor

METRON’un yalnızca bir ölçüm aracı değil, aynı zamanda yerli ve milli teknoloji ekosisteminin akademiye yansıması olduğu değerlendiriliyor. Savunma sanayisinde edinilen yazılım, otonomi ve uçuş kabiliyetlerinin meteoroloji ve iklim bilimi gibi alanlara uyarlanması, disiplinler arası çalışmalara da zemin hazırlıyor. Uzmanlar, METRON’un devreye girmesiyle birlikte Türkiye’de atmosferin dikey yapısına ilişkin daha detaylı ve karşılaştırılabilir veriler üretilebileceğini, bunun da hem eğitim hem de bilimsel araştırmalar açısından önemli bir kazanım olacağını belirtiyor.

Kaynak: AA