Uzayda sürdürülebilir yaşamın en önemli başlıklarından biri olarak gösterilen “Ay tarımı”, İzmir’de düzenlenen uluslararası bilim buluşmasının ana gündemi oldu. Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen mini sempozyumda Türk ve Japon bilim insanları, Ay’da yaşamın sürdürülebilmesi için geliştirilen tarım modelleri, ekosistem çözümleri ve üretim teknolojilerini değerlendirdi. Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi tarafından düzenlenen “Uzay Biliminde Gelecek Yönelimler ve Ay Tarımı” başlıklı sempozyum, Selçuk Yaşar Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte, gelecekte Ay ve Mars görevlerinde kullanılabilecek tarımsal üretim sistemleri ile uzay ekosistemlerine yönelik çalışmalar ele alındı.

“Sadece gıda değil, yaşam sistemi gerekiyor”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, insanlığın yeniden Ay’a yöneldiğini ve uzun süreli uzay görevleri için sürdürülebilir yaşam modellerinin artık zorunluluk haline geldiğini söyledi. Ay’da ya da Ay yörüngesinde kurulacak yaşam alanlarında yalnızca beslenme ihtiyacının değil, oksijen üretimi ve atık geri dönüşümünün de birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Kandiller, bitkilerin uzay yaşamındaki rolünün kritik olduğuna dikkat çekti.

Kandiller, “Ay’a ilk inişin üzerinden yarım asır geçti. Bugün ise hedef, Ay’da kalıcı yaşam alanları oluşturmak ve Mars görevlerine hazırlık yapmak. Bunun için insanların kendi gıdasını üretebildiği, oksijen sağlayabildiği ve atıkları dönüştürebildiği kapalı ekosistemler kurmak gerekiyor. Artık mesele yalnızca insanları doyurmak değil, sürdürülebilir bir yaşam sistemi oluşturmak” dedi.

Türkiye’nin uzaya gönderdiği özel bitki anlatıldı

Sempozyumda konuşan Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan ise Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunda gerçekleştirilen “Extremophyte” deneyine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Türkan, TÜBİTAK ile Türkiye Uzay Ajansı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yapılacak deneyler için açtığı çağrı kapsamında seçilen 13 projeden birinin kendi ekiplerine ait olduğunu söyledi. Projede, yalnızca Tuz Gölü çevresinde yetişen ve aşırı çevre koşullarına dayanıklılığıyla dikkat çeken “Schrenkiella parvula” adlı bitkinin uzaya gönderildiğini belirten Türkan, bitkinin kuraklık, yüksek tuzluluk, aşırı sıcaklık ve mineral yoğunluğu gibi birçok stres faktörüne dayanıklı olduğunu ifade etti.

Mikroçekim ortamındaki etkiler araştırıldı

Prof. Dr. Türkan, söz konusu deneyin uzay tarımı açısından önemli bilimsel veriler sağlayacağını belirterek, “Bu bitkinin mikroçekim ortamında tuz stresine verdiği tepkilerin korunup korunmadığı bugüne kadar bilinmiyordu. Çalışmamız bu açıdan oldukça önemli sonuçlar ortaya koyacak. Ayrıca Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilen ilk halofitik yani tuzcul bitki olması bakımından da özel bir çalışma niteliği taşıyor” diye konuştu. Uzmanlar, bu tür dayanıklı bitkilerin gelecekte Ay ve Mars gibi zorlu uzay ortamlarında tarımsal üretimin temelini oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Japon bilim insanlarından uzay tarımı sunumları

Etkinliğe Japonya’dan katılan Chiba Üniversitesi Uzay Tarımı ve Bahçe Bitkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hideyuki Takahashi de “Bitki uzay deneyleri ve Ay’da tarım” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Tohoku Üniversitesi Yaşam Bilimleri Lisansüstü Okulu öğretim üyesi Prof. Dr. Atsushi Higashitani ise stres koşullarında bitki büyümesi ve hayvan refahı üzerine yürüttükleri araştırmaları paylaştı. Bilim insanları, gelecekte uzay üslerinde kurulacak üretim sistemlerinin yalnızca tarım değil; enerji, biyolojik dönüşüm ve yaşam destek sistemleriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguladı.

Ay toprağı laboratuvarda üretildi

Sempozyumun dikkat çeken başlıklarından biri de “Ay toprağı simülanı” çalışması oldu. İstanbul Aydın Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Toklu, Apollo 14 göreviyle Dünya’ya getirilen Ay toprağıyla aynı özellikleri taşıyan yapay Ay toprağı ve tozu geliştirdiklerini açıkladı. Toklu, laboratuvar ortamında üretilen bu simülanın, gelecekte uzay tarımı deneylerinde ve Ay’da yaşam araştırmalarında önemli bir altyapı sağlayacağını belirtti.

Uzay tarımı stratejik alan haline geliyor

Uzmanlara göre uzay tarımı, yalnızca geleceğin uzay kolonileri için değil, Dünya’daki sürdürülebilir tarım teknolojileri açısından da büyük önem taşıyor. Kapalı devre üretim sistemleri, minimum su tüketimi ve yüksek verimli tarımsal modellerin, iklim krizine karşı yeni çözümler sunabileceği değerlendiriliyor. İzmir’de gerçekleştirilen bilim buluşması da Türkiye’nin uzay tarımı ve biyoteknoloji alanındaki uluslararası çalışmalar içinde daha aktif rol almaya başladığını ortaya koydu.

Kaynak: İHA