Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleriyle dış ticaret hacminin 2026 yılının ilk 9 ayında yüzde 8,2 artarak 108,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bolat, İİT ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payını 2028 yılına kadar yüzde 30'a yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi Açılış Töreni'ne katılarak üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Zirvede Türkiye'nin İİT ülkeleriyle gerçekleştirdiği dış ticaretin mevcut durumunu değerlendiren Bolat, üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi ve bölgesel ekonomik bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik hedefleri paylaştı. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticaret hacminin son yıllarda arttığını belirten Bolat, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde bu ülkelerle gerçekleştirilen dış ticaret hacminin 108,2 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen zirveye Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası Başkanı Abdullah Saleh Kamel de katıldı. Bakanların, üst düzey politika yapıcıların, ulusal kurumların, ticaret odalarının, yatırımcıların, çok uluslu şirketlerin ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği zirvede yatırım, ticaret ve sınır ötesi işbirliği imkanları ele alındı.
Zirvede iki mutabakat zaptı imzalandı
İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında kurumlar arasındaki işbirliğine yönelik iki ayrı mutabakat zaptının imza töreni gerçekleştirildi. Bu kapsamda Kadınların Kalkınması Teşkilatı (WDO) ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası (ICCD) arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. Diğer mutabakat zaptı ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Kamerun Ticaret, Sanayi, Maden ve Zanaatkarlar Odası (CCIMA) arasında imza altına alındı.
İİT ülkelerinin ekonomik büyüklüğü 10 trilyon dolara ulaştı
Zirvede konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin sahip olduğu ekonomik potansiyele dikkat çekti. Üye ülkelerin genç ve dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, gelişen üretim kapasiteleri ve genişleyen pazarlarıyla küresel ekonomide önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bolat, İİT coğrafyasının ekonomik göstergelerine ilişkin verileri paylaştı.
SESRIC'in 2026 yılı Ekonomik Görünüm Raporu'na değinen Bolat, İİT üyesi ülkelerin 2 milyarı aşan nüfuslarıyla dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu söyledi. Üye ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğünün 10 trilyon dolara ulaştığını ifade eden Bolat, 2025 yılında kaydedilen büyüme oranının da dünya ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini bildirdi.
Bolat, "İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler, genç ve dinamik nüfusları, doğal kaynakları, stratejik coğrafi konumları, gelişen üretim kapasiteleri ve genişleyen pazarlarıyla küresel ekonomide önemli bir potansiyele sahiptir. Nitekim SESRIC'in 2026 yılı Ekonomik Görünüm Raporuna göre, İİT üyesi ülkeler 2 milyarı aşan nüfuslarıyla bugün dünya nüfusunun yaklaşık 1/4'ünü oluşturmakta, toplam ekonomik büyüklükleri ise 10 trilyon dolara ulaşmaktadır. Ülkelerimiz, 2025 yılında dünya ortalamasının üzerinde yüzde 4,1 oranında büyüme kaydetmiştir" dedi.
Ekonomik potansiyelin üretim ve istihdama dönüştürülmesi vurgusu
İİT ülkelerinin ekonomik göstergelerini değerlendiren Bolat, mevcut potansiyelin somut yatırımlara, üretim kapasitesine, nitelikli istihdama ve toplumsal refaha dönüştürülmesinin önemine değindi. Üye ülkelerin ortak hareket etmesiyle ortaya çıkabilecek imkanlara işaret eden Bolat, teşkilat bünyesindeki ekonomik işbirliğinin stratejik bir süreç olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Bolat, "Bu rakamlar, İİT coğrafyasının küresel ekonomide sahip olduğu ağırlığı ve ortak hareket edildiğinde ortaya çıkabilecek imkânları açıkça göstermektedir. Asıl mesele, sahip olduğumuz bu potansiyeli somut yatırımlara, üretim kapasitesine, nitelikli istihdama ve toplumlarımızın refahına ne ölçüde dönüştürebildiğimizdir. Bu nedenle, İİT bünyesindeki ekonomik işbirliğini ülkelerimizin küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek, üretim kapasitesini geliştirecek ve ekonomik dayanıklılığını artıracak stratejik bir süreç olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı.
İİT ülkeleri arasındaki ticaret 979 milyar dolara ulaştı
İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki ticaretin mevcut durumuna ilişkin verileri de paylaşan Bolat, sahip olunan ekonomik potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) verilerine göre, 2025 yılında İİT ülkeleri arasındaki toplam ticaretin yaklaşık 979 milyar dolara ulaştığını açıklayan Bolat, buna karşın teşkilat içi ticaretin üye ülkelerin toplam dış ticaretindeki payının yüzde 19,57 seviyesinde kaldığını belirtti.
Bolat, bu verilere göre İİT üyesi ülkelerin gerçekleştirdiği ticaretin yaklaşık yüzde 80'inin teşkilat dışındaki ülkelerle yapıldığını ifade etti. Üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, katma değerli üretimin artırılması ve ortak ekonomik potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için fırsatlar bulunduğunu dile getirdi.
Bakan Bolat, "İİT üyesi ülkeler olarak sahip olduğumuz ekonomik potansiyeli yeterince değerlendirebildiğimizi söylemek güçtür. Nitekim ICDT verilerine göre, 2025 yılında İİT ülkeleri arasındaki toplam ticaret yaklaşık 979 milyar dolara ulaşmıştır. Bununla birlikte, İİT içi ticaretin üye ülkelerin toplam dış ticaretindeki payı yüzde 19,57 düzeyinde kalmıştır. Başka bir ifadeyle, üye ülkelerin ticaretinin yaklaşık yüzde 80'i teşkilat dışındaki ülkelerle gerçekleştirilmektedir" diye konuştu.
Türkiye ticari işbirliğinin güçlendirilmesine öncelik veriyor
Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında yürütülen ekonomik ve ticari işbirliği çalışmalarına önem verdiğini belirten Bolat, üye ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik öncelikleri açıkladı. Ticaretin artırılmasının yanı sıra yatırımların teşvik edilmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve özel sektörler arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Bolat, "Bu veriler, ortak ekonomik potansiyelimizi daha etkin değerlendirmek, katma değerli üretimi artırmak ve üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri derinleştirmek için önümüzde önemli fırsatlar bulunduğunu göstermektedir. Türkiye olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında ekonomik ve ticari işbirliğinin güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda, üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesini, yatırımların teşvik edilmesini, ticaretin kolaylaştırılmasını ve özel sektörlerimiz arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesini öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz" dedi.
Türkiye'nin İİT ülkeleriyle dış ticareti 108,2 milyar dolara yükseldi
Türkiye'nin İİT üyesi ülkelerle gerçekleştirdiği dış ticarete ilişkin rakamları paylaşan Bakan Bolat, son yıllarda ticaret hacminde artış yaşandığını bildirdi. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam dış ticaret hacminin 2013 yılında 87,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Bolat, bu rakamın 2025 yılında 119,1 milyar dolara yükseldiğini söyledi.
2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini de açıklayan Bolat, Ocak-Eylül döneminde Türkiye'nin İİT ülkeleriyle gerçekleştirdiği dış ticaret hacminin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2 artış gösterdiğini belirtti. Böylece söz konusu dönemde toplam dış ticaret hacmi 108,2 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Türkiye'nin İİT ülkelerine gerçekleştirdiği ihracat ise 55,2 milyar dolar olarak kaydedildi.
2028 yılı için yüzde 30 ihracat hedefi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelere yönelik ihracatında 2028 yılı için belirlenen hedefi de açıkladı. İİT ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki payının yüzde 27 seviyesinde olduğunu belirten Bolat, bu oranın 2028 yılında yüzde 30'a çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Bolat, "Son dönemde, Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticareti kayda değer biçimde artmıştır. Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam dış ticaret hacmi 2013 yılında 87,6 milyar dolar seviyesindeyken 2025 yılında 119,1 milyar dolara yükselmiştir. 2026 yılının Ocak–Eylül döneminde ise Türkiye'nin İİT ülkeleriyle dış ticaret hacmi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2 artarak 108,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde bu ülkelere yapılan ihracat 55,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İİT ülkelerinin toplam ihracatımız içindeki payını yüzde 27’den 2028 yılında yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticari ilişkilerinde yalnızca dış ticaret hacminin artırılmasının amaçlanmadığını belirten Bolat, ilişkilerin daha dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da hedeflendiğini kaydetti.
Bölgesel ekonomik bütünleşme için yürütülen çalışmalar
İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamında ekonomik bütünleşmenin geliştirilmesine yönelik girişimlere de değinen Bolat, üye ülkeler arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan mekanizmalar hakkında bilgi verdi.
Bu kapsamda İİT Üye Ülkeleri Arasında Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC), İİT Tahkim Merkezi, İSEDAK Altın ve Gayrimenkul Borsaları ile İSEDAK KOBİ Programı'nın bölgesel ekonomik bütünleşmeyi derinleştirmeye yönelik girişimler arasında bulunduğunu ifade etti.
Bolat, "Amacımız yalnızca ticaret hacmini artırmak değil, aynı zamanda ticari ilişkilerimizi daha dengeli, çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmaktır. Bu minvalde, İİT Üye Ülkeleri Arasında Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC), İİT Tahkim Merkezi, İSEDAK Altın ve Gayrimenkul Borsaları ve İSEDAK KOBİ Programı gibi girişimlerimizle bölgesel ekonomik bütünleşmeyi derinleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Tercihli Ticaret Sistemi'nin geliştirilmesi hedefleniyor
Bakan Bolat, üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan mekanizmalar arasında İİT Üye Ülkeleri Arasında Tercihli Ticaret Sistemi'nin özel bir yere sahip olduğunu belirtti. TPS-OIC'in 1 Temmuz 2022 tarihinde uygulamaya girdiğini hatırlatan Bolat, sistemin üye ülkeler arasında tercihli ticaretin geliştirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Tercihli Ticaret Sistemi'nin geliştirilmesinin yalnızca üye ülkeler arasındaki ticaret hacmini artırmakla sınırlı kalmayacağını ifade eden Bolat, bu mekanizmanın yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkmasına ve bölgesel üretim ağlarının güçlendirilmesine de katkı sağlayacağına inandıklarını bildirdi.
Bolat, "Bu mekanizmalar arasında, tercihli ticaret sistemimiz TPS-OIC'in ayrı bir yeri bulunmaktadır. 1 Temmuz 2022 tarihinde uygulamaya giren TPS-OIC, üye ülkeler arasında tercihli ticaretin geliştirilmesi bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur. İnanıyoruz ki TPS-OIC'in geliştirilmesi, yalnızca ülkelerimiz arasındaki ticareti artırmakla kalmayacak, aynı zamanda yeni yatırım fırsatlarının ortaya çıkmasına ve bölgesel üretim ağlarının güçlenmesine de katkı sağlayacaktır" dedi.





