Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Antalya'nın Kemer ilçesinde Öz Sağlık-İş Sendikası tarafından düzenlenen "Genişletilmiş Başkanlar Kurulu ve Kamu Çerçeve Protokolü ve Toplu İş Sözleşmesi Sistemi: Kazanımlar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri Paneli"ne katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bakan Işıkhan, kamu çalışanlarının refahını her koşulda ön planda tuttuklarını belirterek çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamu işçilerinin sosyal ve mali haklarına yönelik düzenlemeleri anlatan Işıkhan, toplu iş sözleşmesi süreçlerinde çalışanların haklarının korunmasına ve geliştirilmesine devam edeceklerini söyledi. Bakan Işıkhan, hiçbir kamu çalışanının ve işçinin mağdur edilmeyeceğini ifade ederek kamu yararını gözeten çözümlerin sosyal taraflarla birlikte geliştirileceğini vurguladı.

Kamu çalışanlarının refahına vurgu yaptı

Türkiye'de sendikacılık alanında son çeyrek asırda önemli bir mesafe kaydedildiğini belirten Bakan Işıkhan, bu süreçte kamu ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin, ortak hareket kültürünün ve sosyal diyalog anlayışının etkili olduğunu söyledi. Söz konusu yapının, çalışanların haklarını koruyan ve geliştiren toplu sözleşme kültürünün oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Işıkhan, kamuda toplu sözleşme sürecinin 2017 yılında atılan temeller üzerine şekillendiğini hatırlattı.

Toplu sözleşme sisteminin her yeni dönemde ortaya çıkan ihtiyaçlar, değişen koşullar ve çalışma hayatını etkileyen çeşitli unsurlar doğrultusunda dönüşüm geçirdiğini belirten Işıkhan, bu değişim sürecinde temel önceliklerinin kamu çalışanlarının refahı olduğunu dile getirdi.

Bakan Işıkhan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak sendikacılık alanında özellikle son çeyrek asırda katettiğimiz mesafeyi bugünlere ulaştıran, kamu-sivil toplum iş birliği, ortak hareket kültürü ve sosyal diyalog anlayışımız olmuştur. Bu yapı, aynı zamanda çalışanlarımızın haklarını koruyan ve geliştiren söz konusu toplu sözleşme kültürünün de en büyük itici gücü olmuştur. 2017 yılında temellerini attığımız kamuda toplu sözleşme süreci, her yeni dönemde çeşitlenen ihtiyaçlar, oluşan şartlar ve içerisinde bulunduğumuz pek çok etkene bağlı olarak elbette değişim ve dönüşüm geçirmiştir. Ancak zaman ve koşullar ne olursa olsun değişmeyen yegane kriterimiz; kamu çalışanlarımızın refahıdır."

Yaklaşık 600 bin kamu işçisini ilgilendiren protokol

Kamu çalışanlarının sosyal ve mali haklarına ilişkin kazanımları da değerlendiren Bakan Işıkhan, yaklaşık 600 bin kamu işçisini kapsayan 2025-2026 Dönemi Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü'nün sosyal taraflarla gerçekleştirilen müzakerelerin ardından imzalandığını hatırlattı. Kamu çalışanlarının bugüne kadar sosyal ve mali haklar bakımından çeşitli kazanımlar elde ettiğini belirten Işıkhan, söz konusu protokol kapsamında yapılan ücret düzenlemelerine ilişkin ayrıntıları paylaştı.

Bakan Işıkhan, imzalanan protokolle aylık brüt taban ücretin 42 bin liraya yükseltildiğini açıkladı. Taban ücretin üzerinde maaş alan çalışanlara da seyyanen artışlar sağlandığını belirten Işıkhan, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan ücret artış oranlarını aktardı.

Işıkhan, 2025 yılının ilk altı ayında yüzde 54 oranında ücret artışı sağlandığını, yılın ikinci altı ayında ise seyyanen artışa ilave olarak yüzde 11 oranında artış öngörüldüğünü ifade etti. Bakan Işıkhan, 2026 yılı için de ilk altı aylık dönemde yüzde 10, ikinci altı aylık dönemde yüzde 6 oranında ücret artışı öngörüldüğünü belirtti. Enflasyon farkına ilişkin düzenlemelerle birlikte çalışanların ücretlerinin fiyat artışlarına karşı desteklenmesinin amaçlandığını söyledi.

Bakan Işıkhan, ücret düzenlemelerine ilişkin açıklamasında şunları kaydetti: "Bildiğiniz gibi yaklaşık 600 bin kamu işçimizi ilgilendiren, 2025- 2026 yılı Dönemi Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolünü, sosyal taraflarımızla yürüttüğümüz müzakereler neticesinde imzaladık. Bugüne kadar kamu çalışanlarımızın, özellikle sosyal ve mali hakları konusunda pek çok kazanım elde ettik. Bu protokolle, aylık brüt taban ücretini 42 bin liraya yükselttik. Taban ücreti üzerinde kalan çalışanlarımıza da seyyanen artışlar sağladık. Ayrıca 2025 yılının ilk 6 ayında yüzde 54, ikinci 6 ayında seyyanen artışa ilave yüzde 11, 2026 yılı için sırasıyla yüzde 10 ve yüzde 6 oranında ücret artışları öngörerek, enflasyon farkına ilişkin düzenlemelerle çalışanlarımızın ücretlerini fiyat artışlarına karşı desteklemeyi amaçladık."

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının çalışma koşulları

Konuşmasında sağlık ve sosyal hizmetler alanında görev yapan çalışanlara da değinen Bakan Işıkhan, hastanelerde, bakım merkezlerinde ve sosyal hizmet kuruluşlarında görev yapan personelin emeğinin sosyal devlet anlayışı bakımından önemli olduğunu ifade etti. Bu alanlarda çalışanların büyük bir özveriyle görevlerini yerine getirdiğini belirten Işıkhan, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik desteğini sürdüreceğini söyledi.

Uzun yıllar sosyal hizmetler alanında akademisyen olarak çalıştığını hatırlatan Bakan Işıkhan, bu deneyimi nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ihtiyaçlarını, taleplerini ve beklentilerini yakından bildiğini dile getirdi. Çalışanların mesleklerini huzurlu bir ortamda yerine getirebilmeleri için gerekli desteği vermeye devam edeceklerini ifade eden Işıkhan, çalışma koşullarının hem ruhsal hem de bedensel açıdan iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kamu ve özel sektör ayrımı yapmadan tüm çalışanlar için daha iyi çalışma koşulları sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Işıkhan, hükümetin bu konudaki yaklaşımını anlattı.

Işıkhan, "Uzun yıllar sosyal hizmetler alanında çalışmış akademisyen bir kardeşiniz olarak özellikle sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın ihtiyaçlarını, taleplerini ve beklentilerini yakından biliyorum. Bu kapsamda, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için elimden gelen desteği vereceğimi bilmenizi isterim. Kamu-özel fark etmeksizin tüm çalışanlarımız için sizler için de en iyi çalışma koşullarını sağlamak, hükümet olarak bizim en büyük hedefimiz ve en büyük arzumuz. Mesleğinizi huzurla icra edebilmeniz hem ruhsal hem de bedensel anlamda daha müreffeh bir çalışma ortamına kavuşabilmeniz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Özellikle sağlık ve sosyal hizmet camiası olarak sizlerin huzuru bizlerin de huzurudur" dedi.

2027-2028 dönemi için yeni protokol mesajı

Bakan Işıkhan, gelecek dönemde yürütülecek toplu iş sözleşmesi görüşmelerine ilişkin de açıklamalarda bulundu. 2027-2028 yıllarını kapsayacak Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü'nün yine sosyal taraflarla birlikte imzalanmasını hedeflediklerini belirten Işıkhan, geçmiş dönemlerde olduğu gibi yeni sözleşme süreçlerinde de çalışanların emeğinin ve alın terinin öncelikli olacağını ifade etti.

Çalışma hayatının bütün taraflarının kamu yararını gözeten ortak bir zeminde buluşacağına inandığını söyleyen Işıkhan, yeni dönem sözleşmelerinde sosyal diyalog anlayışının sürdürüleceğini belirtti. Bakan Işıkhan, çalışma hayatındaki sorunların çözümünde iş birliğinin önemine değinerek sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının ve akademi dünyasının görüşlerinin dikkate alınmaya devam edileceğini söyledi.

Hiçbir kamu çalışanı ve işçi mağdur edilmeyecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, devletin çalışma hayatına ilişkin yaklaşımını değerlendirirken 86 milyon vatandaşın tamamını aynı ailenin birer ferdi olarak gördüklerini ifade etti. Çalışanların kimlikleri ve görevleri arasında ayrım yapmadan haklarının korunmasını esas aldıklarını belirten Işıkhan, Bakanlık olarak tüm çalışanların haklarını gözetmeye ve geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.

Kamu çalışanlarının ve işçilerin mağdur edilmeyeceğini vurgulayan Işıkhan, kamu hizmetlerinin genel menfaatini aksatmayacak çözümlerin çalışma hayatının taraflarıyla birlikte geliştirileceğini belirtti. Çalışanların temsilcisi olan sendikaların taleplerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşları ve akademi camiasının görüşlerinin de bu süreçte yol gösterici olacağını ifade etti.

Bakan Işıkhan, konuşmasının bu bölümünde şu ifadeleri kullandı: "2027- 2028 yılları için Çerçeve Protokolüne yine inşallah sizlerle birlikte imza atacağız. Çalışma hayatının tüm tarafları olarak geçmiş dönemlerde olduğu gibi önümüzdeki sözleşmelerde de emeği, alın terini önceleyen, kamu yararını gözeten ortak bir zeminde buluşacağımıza da yürekten inanıyorum. Devlet olarak bilhassa çalışma hayatında, hangi kimlik ve görevde olursa olsun, 86 milyon vatandaşımızın tamamını, aynı ailenin birer ferdi olarak değerlendiriyoruz. Bakanlık olarak kimseyi geride bırakmadan tüm çalışanlarımızın haklarını korumaya, gözetmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz. Hiçbir kamu çalışanımızı ve işçimizi mağdur etmeyeceğiz. Millete hizmetle görevli kamunun genel menfaatini sekteye uğratmayacak en makul çözümleri birlikte geliştirmeye devam edeceğiz. Emekçilerimizin temsilcisi sendikalarımızın taleplerini, sivil toplum kuruluşlarımızın ve akademi camiamızın görüşlerini rehber edinmeye devam edeceğiz."

Kaynak: DHA