Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye genelinde yürütülen 500 bin sosyal konut projesinin son durumuna ilişkin bilgi veren Kurum, yaklaşık 80 bin konutun bitirilme aşamasına ulaştığını duyurdu.
Projenin kalan bölümlerinde ihale süreçlerinin devam ettiğini belirten Kurum, sosyal konutların planlanan takvim doğrultusunda hak sahiplerine teslim edileceğini ifade etti.
Bakan Kurum, konuya ilişkin açıklamasında, "Söz verdiğimiz gibi 2028 yılında vatandaşlarımıza bu konutları teslim edeceğiz. Deprem konutları bitti. Deprem konutlarının teslimini yaptık. Hem deprem konutları hem sosyal konutlarla birlikte biz de vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kira yükünü azaltacağız. Kira artışını azaltacağız ve böylelikle bugün tüm dünyanın sıkıntı çektiği konuya ilişkin güçlü bir iradeyi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde koymaya devam edeceğiz." dedi.
Ayazağa'daki projeye ilişkin tartışmalara yanıt verdi
Bakan Kurum, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine yönelik açıklamalarına da yanıt verdi. İstanbul Ayazağa'daki projenin 2022 yılında Sarıyer Belediyesi'nin teklifi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin onayıyla uygulamaya alındığını belirten Kurum, İBB'nin projede mülkiyet ortaklığının bulunduğunu söyledi.
Kurum, "Bir muhalefet genel başkanının konulardan bu kadar habersiz olacağını düşünmüyorum. Özgür Bey göz göre göre yalan söylüyor, iftira atıyor, iftira siyaseti yapıyor. Ayazağa'daki proje, CHP'li Sarıyer Belediyesi'nin teklifi,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin onayıyla 2022 yılında uygulamaya geçmiş. Söz konusu projeyi onaylayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Kaldı ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bahse konu projenin ortağı. Arsadan kaynaklı 1 milyar 100 milyon değerinde mülkiyete konu bir ortaklığı söz konusu. Bizi suçladığı projenin ortağı İstanbul Büyükşehir Belediyesi." ifadelerini kullandı.
Projede 950 hak sahibinin bulunduğunu aktaran Kurum, ruhsat işlemlerinin uzaması üzerine vatandaşların Bakanlığa başvurduğunu ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla sürece dahil olduklarını belirtti.
Ayazağa'daki sel felaketi hakkında açıklama
İstanbul Ayazağa'da meydana gelen sel felaketine de değinen Kurum, yaşanan sorunların altyapı eksiklikleri ve dere ıslah çalışmalarının yapılmamasıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Selin ardından bölgeye gittiğini hatırlatan Kurum, dere yatakları üzerindeki kaçak yapıların kaldırılması gerektiğini söyledi. AFAD koordinasyonunda mağdur vatandaşlara destek sağlandığını ve bölgede kentsel dönüşüm ofisi açıldığını ifade etti.
Kurum, Ayazağa'daki dönüşüm çalışmalarının TOKİ veya Kentsel Dönüşüm Başkanlığı aracılığıyla yürütülebileceğini belirterek vatandaşlarla birlikte çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Özgür Özel'in eleştirilerine yanıt veren Kurum, "Kendisi, belediyeleri bu konuda herhangi bir irade ortaya koymadığı için aynaya doğup bakması gerekirken maalesef yine algı siyasetiyle, polemik siyasetiyle yolsuzluklarının üstünü örtmeye çalışıyor. Konu budur. Her zaman olduğu gibi iftiralarına onlar devam edecek. Biz de iş yapmaya devam edeceğiz." dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İLBANK kredileri gündeme geldi
Toplantıda muhalefet belediyelerine İLBANK kredisi verilmediği yönündeki iddialar da Bakan Kurum'a soruldu. Kurum, yanıtında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın açıklamalarını hatırlattı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen temaslara değinen Kurum, belediyelere herhangi bir baskı veya vaat uygulanmadığını savundu.
Kurum, "İşte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız açıkladı. 'Ben hizmet etmek istiyorum, İzmir'e yararlı işler yapmak istiyorum' dedi. Ve buna ilişkin de bizlerle birlikte çalışma istediğini net bir şekilde ifade etti. Ne İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ne de AK Parti'ye katılan hiçbir belediyeye biz bir baskı veya bir vaat vermedik. Çalışmak istiyorsanız 'kapımız bizim açık' dedik." ifadelerini kullandı.
Bakanlık olarak tüm belediye başkanlarıyla görüşmeye açık olduklarını belirten Kurum, siyasi parti ayrımı yapılmadan hizmet odaklı çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.
Muhalefet belediyelerine eşit davranılıp davranılmadığı sorusunu da yanıtlayan Kurum, "Bu çerçevede hiçbir belediye başkanı, bakanlıktan randevu istedim de alamadım diyemez. gecikebilir. Belki bugün ister, bir hafta sonra alır, 10 gün sonra alır. Ama herkesle görüşürüz. Milletimizin yararına olan her işi de yaparız." dedi.
COP31 zirvesi 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da yapılacak
Bakan Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Antalya'da 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyona yaklaşık 90 liderin, yüzlerce bakanın, sivil toplum kuruluşlarının ve farklı kesimlerden temsilcilerin katılmasının beklendiğini belirtti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin davet edilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Kurum, organizasyonun Birleşmiş Milletler çatısı altında gerçekleştirildiğini ve katılım süreçlerinin BM tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Kurum, "Bu çerçevede inşallah Türkiye tüm dünyaya iklim diplomasisindeki duruşunu, tavrını, kararlılığını göstereceği bir organizasyona ev sahipliği yapacak." dedi.
Deprem bölgesinde 455 bin konutun teslim edildiğini açıkladı
Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Kurum, 11 ilde toplam 455 bin konutun aralık ayında teslim edildiğini hatırlattı.
Bölgede konutların yanı sıra sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve altyapı projelerine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Kurum, dirençli şehirlerin oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
İklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kurum, Ayazağa'da metrekareye 273 kilogram yağış düştüğünü ve bunun son 83 yılın en yüksek yağışlarından biri olduğunu ifade etti.
Kentlerin altyapısının güçlendirilmesi, dere ıslahlarının gerçekleştirilmesi ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Kurum, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti.





