İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Halk TV’de yayımlanan Rota programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurultay davası sürecine ilişkin konuşan Tugay, savunduğu değerler için mücadele ettiğini belirterek, yürüttükleri sürecin hiçbir şaibeye yer bırakmayacak kadar temiz olduğunu söyledi. Kurultay davalarının kasıtlı biçimde uzatıldığını öne sürerek, sürecin kamuoyunun kafasını karıştırmaya dönük olduğunu savundu. Yaşananları hukuk dışı olarak değerlendirerek, yanlış uygulamaların sonsuza kadar devam etmeyeceğini kaydetti.

Meslek Fabrikası çıkışı: Demokrasiye saygı gösterilmeli

İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi sonrası yaşanan gerilim hakkında da konuşan Tugay, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye herkesin saygı göstermesi gerektiğini söyledi. Merkezi hükümetin de bu iradeyi tanıması gerektiğini dile getirerek, belediyelerin baskı karşısında geri adım atmak için seçilmediğini kaydetti. Türkiye’de toplumun her kesiminin ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Tugay, sanayiciden esnafa kadar geniş bir kitlenin zor durumda olduğunu söyledi. Kemeraltı’nda son yıllarda binlerce iş yerinin kapandığını belirterek, bunun ciddi bir ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti.

“Bir kamu kurumu diğerinin malına zorla el koyuyor”

Meslek Fabrikası binasının tapu sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Tugay, dava devam ederken binanın polis eşliğinde abluka altına alınmasının kabul edilemez olduğunu savundu. Türkiye’de ilk kez bir kamu kurumunun başka bir kamu kurumunun kullandığı taşınmaza bu şekilde müdahale ettiğini ileri süren Tugay, yaşananların normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi. Meslek Fabrikası’nın yıllardır on binlerce kişiye eğitim verdiğini hatırlatarak, binanın geleceğine ilişkin farklı açıklamalar yapıldığını, ancak net bir plan ortaya konulmadığını dile getirdi.

“Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanıyoruz”

Muhalif belediyelere yönelik sistematik baskı uygulandığını savunan Tugay, her sabah başka bir belediyeye operasyon yapılıp yapılmadığını kontrol eder hale geldiklerini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de benzer süreçlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Tugay, kooperatif soruşturmalarını hatırlatarak çok sayıda insanın haksız yere tutuklu bulunduğunu ileri sürdü.

Mavişehir iddiası: Belediye alanı peşkeş çekildi

Mavişehir’de belediye hizmet alanı olarak ayrılan bir bölgenin özel kişilere devredildiğini iddia eden Tugay, bunun kamuoyunda yeterince tartışılmadığını söyledi. Türkiye’nin birçok noktasında benzer uygulamaların yaşandığını belirterek, kamuoyunun bu süreçlere daha güçlü tepki vermesi gerektiğini vurguladı.

“İzmir üvey evlat muamelesi görüyor”

İktidarın AK Partili belediyelere yatırım ve kredi konusunda daha fazla destek verdiğini savunan Tugay, İzmir’in ödediği vergi ile aldığı yatırım arasında ciddi dengesizlik bulunduğunu söyledi. 2025 yılında İzmir’den yüz milyarlarca liralık vergi toplandığını belirterek, buna rağmen yatırım sıralamasında kentin alt sıralarda kaldığını ifade etti. Ulaşım, altyapı ve çevre projeleri için uluslararası finans kuruluşlarından kredi bulduklarını söyleyen Tugay, bu kredilerin merkezi yönetim tarafından onaylanmadığını dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali güvenilirliğinin yüksek olduğunu vurgulayarak, iki yıldır toplam değeri yaklaşık 1 milyar doları bulan kredi paketlerinin bekletildiğini söyledi.

Buca Metrosu ve Onat Tüneli vurgusu

Buca Metrosu hakkında da bilgi veren Tugay, projenin İzmir tarihinin en büyük yatırımlarından biri olduğunu söyledi. İki yıl önce çok düşük seviyede olan fiziki ilerlemenin bugün yüzde 50’ye yaklaştığını ifade ederek, finansman engellerine rağmen çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Onat Tüneli ile birlikte bu iki projenin tamamlanmasının kent trafiğini önemli ölçüde rahatlatacağını belirten Tugay, ulaşım sorununda yüzde 25’e varan iyileşme beklediklerini aktardı.

Çocukluğunu anlattı: Simit sattım, pazarcılık yaptım

Programın ilerleyen bölümünde yaşam hikâyesini de paylaşan Tugay, çocukluk yıllarında ailesine destek olmak için çeşitli işlerde çalıştığını anlattı. Simit sattığını, çıraklık yaptığını ve pazarcılıkla uğraştığını söyleyen Tugay, bu süreçte hayatı ve mücadeleyi öğrendiğini ifade etti. Annesinin kendisini okutabilmek için gece gündüz dikiş diktiğini anlatarak, üniversite eğitimini kendi emeğiyle tamamladığını belirtti. Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra doktorluk kariyerini sürdürdüğünü kaydeden Tugay, siyasete giriş nedeninin makam değil ülkenin gidişatına müdahil olma isteği olduğunu paylaştı.

“Seyreden değil, katkı veren olmak istedim”

Cumhuriyet Halk Partisi saflarında siyasete katılma sürecini de anlatan Tugay, mesleğinde başarılı bir noktaya ulaşmasına rağmen toplumsal sorunlara kayıtsız kalmak istemediğini belirtti. Zor şartlarda büyüyen insanların yaşadığı sıkıntıları yakından bildiğini ifade ederek, bu nedenle aktif siyasete girerek çözüm üretmek istediğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Nazlı Şentürk