Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale), Türkiye kökenli iki yönetmenin elde ettiği önemli başarılarla gündeme gelirken, festival aynı zamanda siyasi tartışmaların gölgesinde ilerliyor. Festivalde İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar” Altın Ayı ödülüne layık görülürken, Emin Alper’in “Kurtuluş” filmi Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü’nü kazandı. Ancak özellikle Alper’in ödül konuşmasında Türkiye’deki tutuklu siyasetçiler ve aktivistlerle dayanışma mesajı vermesi ile Gazze, İran ve Kürt meselesine değinmesi, festivaldeki siyasi atmosferi daha da görünür hale getirdi.

Gazze Tartışmaları Festivale Damga Vurdu

Berlinale, son iki yıldır özellikle Filistin meselesi üzerinden yoğun eleştirilerin odağında. Almanya hükümeti tarafından finanse edilen festival yönetimi, Gazze konusunda “yeterince açık tavır almamakla” suçlanıyor. Festival jürisinin başkanı olan ünlü Alman yönetmen Wim Wenders, açılış basın toplantısında “Sinemacılar siyasetin dışında kalmalı” ifadelerini kullandı. Bu sözler, festival çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Hintli yazar Arundhati Roy, Wenders’in açıklamalarına sert tepki göstererek festivalden çekildiğini duyurdu. Roy, söz konusu yaklaşımı “vicdansızca” olarak nitelendirdi. Öte yandan Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania da Gazze’de öldürülen bir çocuğun hikayesini anlatan filmi için verilen ödülü reddetti. Festival süresince “Sinema politiktir” sloganıyla küçük çaplı protestolar düzenlendi.

80 Sanatçıdan Ortak Bildiri

Aralarında Tilda Swinton, Javier Bardem ve Mark Ruffalo gibi dünyaca ünlü isimlerin bulunduğu 80’den fazla sanatçı, festival yönetimini Filistin konusunda “kurumsal sessizlik” sergilemekle eleştiren ortak bir bildiriye imza attı. Festival yönetimi ise sanatçılara siyasi baskı uygulanmadığını savunarak, hiçbir katılımcının istemediği bir konuda konuşmaya zorlanamayacağını açıkladı.

Türkiye’den Ödül ve Siyasi Mesaj

Emin Alper’in ödül konuşmasında Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, Osman Kavala ve Çiğdem Mater gibi isimlere atıfta bulunması, Türkiye’de de geniş yankı buldu. Muhalefet partilerinden çok sayıda destek mesajı gelirken, İmamoğlu sosyal medya üzerinden Alper’e teşekkür etti. Öte yandan İlker Çatak’ın Altın Ayı kazanması, Fatih Akın’dan sonra Berlin’de bu ödülü alan ikinci Türkiye kökenli Alman yönetmen olması açısından tarihi bir başarı olarak değerlendirildi.

“Siyasetin Dışında Kalmak Mümkün mü?”

Berlinale etrafındaki temel tartışma, sanatın siyasetten ayrı düşünüp düşünülemeyeceği sorusunda düğümleniyor. Festival yönetimi tarafsızlık vurgusu yaparken, bazı sinemacılar ise özellikle insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda sessizliğin de siyasi bir tutum olduğunu savunuyor. Uzmanlara göre, bu yıl Berlinale’de ödüller kadar verilen mesajlar ve yapılan açıklamalar da hafızalarda kalacak. Festival, bir yandan sanatsal başarıları ödüllendirirken, diğer yandan küresel siyasal gerilimlerin sinema dünyasındaki yansımalarına sahne olmaya devam ediyor.

Muhabir: Aylin Topaloğlu