Boran Kuzum, YouTube’da yayınlanan İbrahim Selim ile Bu Gece programına konuk oldu. Eğlenceli ve samimi atmosferiyle dikkat çeken bölümde Kuzum, hem kariyerine hem de özel hayatına dair açıklamalarda bulundu. Annesinin de seyirciler arasında yer aldığı programda oyuncu, enerjisi ve bol kahkahalı anlarıyla öne çıktı.
Programda okul yıllarına değinen Kuzum, fizik dersinden kaçmak için tiyatro kulübüne katıldığını ve bu süreçte daha yaratıcı bir alana yönelmek istediğini söyledi. Önce ekonomi okumaya başladığını ancak enflasyonun tanımını bile yapamadığını fark edince konservatuvar sınavlarına yöneldiğini ifade eden oyuncu, ailesinin “doktor-mühendis ol” beklentilerine rağmen babasının “Ne olursan ol, en iyisi olmaya gayret et” sözünü hayatının en önemli öğütlerinden biri olarak aktardı.
Hayatındaki en büyük kırılma anına da değinen Kuzum, babasını kaybetmenin en büyük korkusu olduğunu belirterek bu sürecin bakış açısını değiştirdiğini söyledi. En büyük korkusunu yaşadıktan sonra artık hiçbir şeyin kendisini o kadar korkutmadığını dile getiren oyuncu, bu durumun kendisine özgürlük verdiğini ve bu cesaretle yurt dışında kariyerine yeniden başlama kararı aldığını ifade etti.
"El öpüp başa koyma kültürünü dahil etmek istiyorum"
Uluslararası projeye kabul edildiği anı anlatan Kuzum, haberi İstanbul Bostancı’da aldığını ve o anın heyecanıyla telefonla konuşurken yolunu kaybettiğini söyledi. Projenin ilk set gününde ise New Jersey’de ekibe baklava götürdüğünü belirten oyuncu, canlandırdığı karaktere Türk kültürüne ait detaylar eklediğini, “el öpüp başa koyma” gibi unsurları özellikle dahil etmek istediğini dile getirdi.
Günlük yaşamına ilişkin de açıklamalarda bulunan Kuzum, haftada bir karaokeye gittiğini ve bunun İstanbul’daki tek sosyal hayatı olduğunu belirterek “terapi ve karaoke ile dengeleniyorum” dedi. Yemek yapmayı sevmediğini ancak pilavının iyi olduğunu esprili bir dille ifade etti.
İlişkiler konusunda da samimi ifadeler kullanan Kuzum, yalnızlığa düşkün olmasını “en toksik özelliğim” sözleriyle tanımladı. Kendi alanına ihtiyaç duyduğunu belirten oyuncu, bu durumun zaman zaman ilişkilerde zorlayıcı olabildiğini ifade etti. Kıskançlık konusunda ise kıskanç olduğunu ancak bunu karşı tarafa yansıtmadığını söyledi.
Kariyerinin ilk yıllarına ilişkin bir anısını da paylaşan Kuzum, ehliyeti olmasına rağmen uzun süre aktif araç kullanmadığını, bir set gününde sahne gereği direksiyon başına geçtiğinde geri manevra sırasında aracı kontrol edemeyerek kazaya neden olduğunu anlattı. Aracın hasar görmesi nedeniyle sahnelerin farklı açılarla çekildiğini ifade etti.
"Bir ay mutfakta çalıştım"
Rol hazırlık sürecine de değinen Kuzum, bir proje öncesinde yaklaşık bir ay boyunca mutfakta çalıştığını belirterek özellikle balık pişirme teknikleri üzerine yoğunlaştığını, yaz sıcağında yoğun bir tempoda çalıştığını ve bu sürecin kendisi için öğretici olduğunu dile getirdi.
Memleketi Ankara’ya olan bağlılığını da vurgulayan Kuzum, “Ankara benim kırmızı çizgim” ifadelerini kullanarak Ankara’nın sosyal yapısına dikkat çekti ve İstanbul’daki ilişkileri bu yönüyle eleştirdi.
“Boran Kuzum’un kalbi nasıl fethedilir?” sorusuna net bir yanıt vermeyen oyuncu, bunun kişiye ve duruma göre değiştiğini belirterek ulaşılmaz biri olmadığını ifade etti.
Oyunculuğa bakışını da paylaşan Kuzum, insanların kendisini nasıl gördüğünden ziyade canlandırdığı karakterin nasıl algılandığının önemli olduğunu söyledi. Yer aldığı uluslararası projeye ilişkin değerlendirmesinde ise aynı rolün Türkiye’de kendisine verilmeyebileceğini belirterek bunun bir eleştiri değil, sektördeki tipolojik tercihlerle ilgili bir durum olduğunu vurguladı.





