Depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile bir süre önce boşaltılan Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu sefer de içlerinde 100 doktor, 350 hemşirenin de bulunduğu toplam 850 personeline İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan zorunlu tayin dayatması ile gündemde. Personel, geçtiğimiz günlerde İl Sağlık Müdürlüğünce kendilerine gönderilen bir mesaj ile 07.05.2026- 11.05.2026 tarihleri arasında tayin istemeleri gerektiğini öğrenirken, tayinlerini kendi istekleri ile talep etmemeleri halinde Müdürlük tarafından uygun yerlere yerleştirilecekleri aktarıldı.
Tüm bunların bir mobbing örneği olduğunu belirten Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol ise personele bina boşaltılırken verilen ‘Hastanenin yenilenmesi 2,5 yıl sonra bitecek. Bu süreçte kadronuz Bozyaka’da kalmaya devam ederken geçici olarak farklı hastanelerde görev yapacaksınız’ sözünün tutulmadığını vurguladı. Ayrıca Doğruyol, personelin tayin sürecinde ‘torpil’ uygulanmasından endişelendiğini bunun sebebinin ise sürecin şeffaf yürütülmediğinden kaynaklandığını dile getirdi.

“4 gün içinde tayin isteyin”
Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin geçici olarak kapatılması ardından vatandaşın yanı sıra hastane personelinin de mağdur edildiğine dikkat çeken Doğruyol, personelin 4 gün içerisinde tayin talebi yapmaya zorlandıklarını belirterek, “Bozyaka Hastanesi'ndeki çalışan doktorundan güvenlik görevlisine, bütün personele, kadrolarının bu hastanede kalacağı ve hastane yapıldığında tekrardan iş yerlerine geri dönecekleri güvence edilmesine rağmen maalesef geçtiğimiz hafta bu hastanede bulunan personellerin tayinlerinin başka kurumları istemeleri dayatıldı.
İlgili İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, 100 Doktor, 350 Hemşire başta olmak üzere güvenlik görevlisi, teknisyen, temizlik görevlisi yani hastanede görev yapan 850 personele mesaj gönderilerek tayin tarih aralığı belirtildi. Mesajda: 07.05.2026 ile 11.05.2026 tarihleri arasında tayin isteğinde bulunulmaması halinde, personelin münhal kadro sayıları dikkate alınarak ikametgahları da göz önünde bulundurularak uygun görülen bir kuruma resen yapılacağı bildirildi. 4 günlük bir aralık belirlendi ve mesajda personel bir nevi tehdit edildi. Sen tayin başvurusunda bulunmazsan ben seni uygun bir yere atarım dendi” şeklinde konuştu.
“Amaç, özel hastaneye rant”
Hastanenin depreme dayanıksız denilerek geçici olarak kapatılmasının bölgedeki özel hastanelere rant sağlamak amacı güttüğünü iddia eden Doğruyol, “İzmir’de depreme dayanıksız pek çok hastanemiz varken, bu hastanelerden yenilenmesiyle ilgili öncelik Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hizmete giriş yılı 1995, yıkımının gündeme geldiği yıl 2012. Yani 17 yıl sonra bir hastane, yeni yapılan bir hastanenin depreme dayanıksızlığı gündeme gelmiştir. 17 yıl sonra yeni bir binanın yıkımının gündeme gelmesi çok acıdır. Bunun haricinde şu an itibarıyla İzmir'de öncelikli yıkılıp yapılması gereken depreme dayanıksız hastanelerimiz de varken öncelik Bozyaka Hastanesi'ne verildi. Bozyaka Hastanesi'ne önceliğin verilmesinin altında yatan gerçek acaba o bölgede bulunan özel hastanelere rant sağlama derdi midir? Çünkü o bölgede vatandaşa hizmet veren hastane, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi var. Orası zaten ful kapasiteyle çalışan hastane. Bozyaka'nın yıkımının gündeme gelip boşaltılmasıyla beraber de hasta yoğunluğundan neredeyse hizmet veremez duruma geldi. O bölgedeki yaşayan vatandaşlar ya Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi ve özel hastaneye ya da kilometrelerce uzaklığı olan Şehir Hastanesi'ne gitmeye mahkûm bırakıldı” dedi.
2016 yılından sonra devlet hazinesine katılan bir yapının özel bir hastanenin kullanımına sunulduğuna da vurgu yapan Doğruyol, ‘Bozyaka Hastanesinin depreme dayanıksız olduğu ilk olarak 2012 yılında gündeme taşındı. Madem bu belliydi o zaman neden 20216’dan sonra devlete ait olan bir yapı özel hastaneye verildi. Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne verilseydi” diyerek tepki gösterdi.
‘Yenilenmesi en az 5 yılı bulur’
“Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2,5 yılda yenilenmesi mümkün değil, imkânsız. En az 5 yılı var. En az 5 yılı var derken inşallah hastane yapılır çünkü bu konuda kafamda bazı soru işaretleri var” diyerek sözlerine devam eden Doğruyol, “Son yıllarda sayın Cumhurbaşkanı'nın kararnamesiyle 32 ilde 71 tane hastane ve sağlık kuruluşu arazisi satıldı. Bu da ‘Şehir merkezlerindeki değerli arazilerin bir şekilde satılarak hazineye gelir kaydedilmesi yönünde bir adım mı var?’ sorusunu akıllara getirdi. Bu baştan sona eleştirdiğimiz bir konu” dedi.




