İstanbul’da 2008 yılında Kavram Eğitim Vakfı tarafından İstanbul Kavram Meslek Yüksekokulu adıyla kurulup 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla İzmir’e taşınan İzmir Konak Meslek Yüksekokulu, her yıl meslek sahibi binlerce genci hayata kazandırıyor. Okul Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan, İzmir'e taşındıkları dönemde 22 program ve bin 800 civarında öğrenci sayısını şu anda 37 program ve 4 bin 200 öğrenciye ulaştırdıklarını söyledi. Teknik, sosyal ve sağlık alanlarında toplam 37 eğitim programı uyguladıklarını tekrar eden Küçükaltan, “Okulun temel stratejisi, sadece teorik eğitim vermek değil; öğrencileri doğrudan sektörle ve uygulama sahasıyla buluşturmaktır. Bu kapsamda meslek örgütleri, belediyeler ve firmalarla toplam 120 civarında protokol imzaladık. Yapılan kurumsal protokoller sayesinde öğrencilerin staj ve iş bulma süreçleri resmiyet kazanmakta ve kolaylaşmaktadır. Ege İhracatçılar Birliği gibi kurumlarla yapılan çalışmalar neticesinde pek çok mezun öğrenci mezuniyet sonrasında doğrudan istihdam edilmektedir” diye konuştu.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ İLE OKUL BİR ARADA
İş dünyasının ve sektör temsilcilerinin sürekli okulla iç içe olduğunu, bu sayede müfredat güncellemeleri de yaptıklarını belirten Küçükaltan şöyle devam etti: “10-20 yıl öncesinin kalıplaşmış müfredatları yerine, sektör temsilcileri, örneğin Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) temsilcileri derslere dahil edilmekte; kurduğumuz komisyonla bilgisayar, lojistik ve makine gibi programların müfredatları sahanın gerçek dinamiklerine göre güncelleme imkanı buluyoruz. Ayrıca alanında uzman firma temsilcileri bir dönem boyunca derslere gelerek öğrencilere rehberlik ediyor ve sektörün beklentilerini birinci ağızdan aktarıyor. Bu öğrencilerimize çok büyük fayda sağlıyor.”

YENİ BİNA GELİYOR
Mevcut okullarının hemen arkasında 8 katlı yeni bir bina inşa ettiklerini, 1 yıl içinde tamamlayacaklarını belirten Küçükaltan, bu sayede kapasitelerini artırabileceklerini ifade etti. Yeni binanın faaliyete girmesiyle birlikte hem mevcut programların kontenjanlarının artırılacağını, hem de optisyenlik, saç bakım, sivil havacılık, fizyoterapi ve aşçılık gibi alanlardaki laboratuvar ve mutfak imkanlarının genişleyeceğini belirten Küçükaltan, “Okulumuzun en büyük avantajlarından biri, arada hiçbir bürokratik mekanizma olmaksızın doğrudan YÖK'e bağlı olmasıdır. Bu durum, kararların ve yeni program açma süreçlerinin çok daha hızlı ve esnek bir şekilde yürütülmesini sağlamaktadır. Okulumuz bünyesinde kadrolu olarak 150 eğitmen, dışarıdan ders saati ücretli gelenlerle birlikte toplam 160 kişilik bir akademik kadro bulunmaktadır. Yaklaşık 50 idari personel ile birlikte toplamda 200 kişilik bir ekiple eğitim hizmetini sürdürmekteyiz” şeklinde konuştu.

RAYLI SİSTEM TEKNİKERİ YETİŞTİRECEKLER
Sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda her yıl yeni programlar açtıklarını belirten Prof. Dr. Derman Küçükaltan, şöyle konuştu: “Örneğin, Yenilenebilir Enerji Teknolojileri programına bu sene 30 öğrenci alındı ve kontenjan tamamen doldu. Elektrik programı da eğitime kazandırılırken 2 yıl önce de kaynakçılık programı dahil edildi. Önümüzdeki yıl için otomotiv programının onayını aldık ve öğrenci alımına başlayacağız. Öte yandan TCDD Bölge Müdürümüz ile yaptığımız görüşme sonucunda İzmir-Ankara hızlı tren seferlerinin başlaması planlanan 2028 yılı öngörüsüyle, bölgede eksikliği hissedilen raylı sistemlere yönelik teknik eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla Ulaştırma Bakanlığı Eğitim Genel Müdürlüğü ile bir protokol imzaladık. YÖK onayından geçmesi halinde önümüzdeki yıl ‘Raylı Sistem Taşımacılığı Teknikerliği’ programının açılmasını planlıyoruz. Bu program İzban, metro ve hızlı tren hatları için nitelikli eleman yetiştirecek.”

AİLELER ÇOCUKLARINI LİSANS EĞİTİMİ İÇİN ZORLAMASIN
Ailelerin genellikle çocuklarının 4 yıllık bölümleri bitirerek lisans diploması almasını istediğini, ancak mezun olan gençlerin iş bulmakta zorlandığını belirten Küçükaltan, şu tavsiyelerde bulundu: “Türkiye'de mesleki teknik eğitime karşı haksız bir önyargı ve ‘çocuğum mutlaka 4 yıllık fakülte mezunu olsun’ şeklinde bir aile baskısı bulunuyor. Ancak günümüzde düz lise veya fakülte mezunu olup iş bulmakta zorlanan gençlerin sayısı oldukça fazladır. Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmış, ancak nitelikli beceriye sahip insan unsuru bulmak zorlaşmıştır. Avrupa'da olduğu gibi Türkiye'de de kaynakçı elektrikçi gibi kalifiye teknik elemanlara duyulan ihtiya,ç mühendisler kadar büyüktür. Ailelerin çocuklarını lisans okumaya zorlamaması, yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda meslek yüksekokullarına yönlendirmesi gerekir. Meslek yüksekokulundan mezun olan bir genç, sektöre erken atılarak daha hızlı ve tatminkar koşullarda iş bulabilmektedir. Bu algının bir kamu politikası olarak kırılması, meslek lisesi ve meslek yüksekokulu eğitimin kamu spotları ve teşviklerle öne çıkarılması büyük bir toplumsal önem taşımaktadır.”

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARIYLA İSİM DEĞİŞİKLİĞİ
Okullarının İzmir’e taşınma, dönüşün süreci ve burs imkanları ile ilgili bilgiler veren Küçükaltan sözlerini şöyle tamamladı:
“İzmir Konak Meslek Yüksekokulu, 2008 yılında İstanbul'da ‘İstanbul Kavram Meslek Yüksekokulu’ adıyla kurulmuştur. Daha sonra, 2017 yılında dönemin mütevelli başkanına İzmir'de bir açık olduğu iletilmiştir; çünkü o dönemde İzmir'de üç üniversite kapatılmış ve ön lisans düzeyinde bir boşluk oluşmuştur. Mütevelli heyetin bu durumu kabul etmesi ve 2018 yılında çıkan Bakanlar Kurulu kararıyla okul İstanbul'dan İzmir'e taşınarak ‘İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu’ adını almıştır. 2018 yılından bu yana mevcut binada faaliyet gösteren okul, bölgede aynı ismi taşıyan bir dershanenin bulunmasından kaynaklı isim kargaşası yaşanması üzerine harekete geçmiştir. Kasım ayında YÖK'e yapılan müracaat ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla okulun adı İzmir Konak Meslek Yüksekokulu olarak değiştirilmiştir. 1 Şubat tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren bu karar sonrasında okul, faaliyetlerini bu isimle sürdürmektedir. Mütevelli heyet ise İstanbul'da yer almakta olup ayda bir kez düzenli olarak okulu ziyaret edip denetimlerde bulunmaktadır.
ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 80’İ BURSLU
YÖK tarafından belirlenen kotalar doğrultusunda öğrencilerin yaklaşık yüzde 80'i burslu olarak eğitim almaktadır. Öğrenciler; başarı puanlarına göre yüzde 100, yüzde 50 veya yüzde 25 burs seçeneklerinden yararlanmakta, ayrıca başarı ve sporcu gibi farklı burs imkanları da sağlanmaktadır. Diğer vakıf üniversitelerinin 2 yıllık ön lisans programlarına kıyasla daha ekonomik bir ücret politikası izlenmektedir. Okuldaki öğrencilerin yaklaşık yüzde 20'si ücretin tamamını ödemekte, geri kalan yüzde 80'lik kesim ise burslu okumaktadır.”





