Buca Gazi Ayşe Hanım Kız Yurdu son günlerde zehirlenme olayıyla gündemde yerini aldı. Sesini duyurmak için konuşan öğrenci Z.S.G., o geceye dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Dikkat çekmemek için ambulans ışıklarını kapattılar

Dışarıdan gelen ambulans ışıklarını fark eden Z.S.G., “Arkadaşlarımız WhatsApp gruplarından ‘çok fazla zehirlenen kişi var’ mesajı attılar. Dükkanların camlarından yansıyan ambulans ışıklarının sebebinin gelen mesaj olduğunu anlayınca balkona çıktık. Dışarıya çıktığımız zaman tüm yurdun ayaklandığını ve çok sayıda ambulansın geldiğini gördük. Zehirlenmeler 3 gündür oluyormuş ancak pazar günü zehirlenen öğrenci sayısındaki artış ile yurda çok sayıda ambulans geldi. Bir süre sonra çevrenin dikkatini çekmemesi için gelen ambulansların ışıklarını kapattılar. Herkes müdür ve memurlardan bir açıklama bekledi ancak hiç kimse ortaya çıkmadı. Müdür ve memurlar açıklama yapmamak için kendilerini odaya kilitlediler, dediler. Çünkü açıklama yapmamak için perdeleri de tamamen indirmişlerdi. Maalesef bazı arkadaşlarımız memur odasında muayene edildi” dedi.

Buca Gazi Ayse Hanim Kiz Yurdunda Ihmaller Zinciri Canimiz Tehlikede Diyen Ogrenciler Isy

Zehirlenen öğrenciler yalnız bırakıldı

Pazar akşamı şans eseri yemek yemedikleri için zehirlenmediklerini ifade eden Z.S.G., “Akşam yemekhanede yemek yiyen arkadaşım mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve halsizlik belirtileri olduğunu söyledi. Bunun üzerine ambulanslar yurda geldi ancak çevre hastanelerde yer olmadığı için kız arkadaşlarımız gece 04.30’da Tepecik ve Narlıdere gibi uzak hastanelere götürüldü. O saatte geri dönemeyecekleri için yakın çevredeki arkadaşlarında kaldılar. Hastanede 2 serum takılan arkadaşımı ertesi gün aradığımda mide bulantısı ve halsizliğinin devam ettiğini söyledi” şeklinde konuştu.

Akşam yemeğindeki tavuk zehirlenmeye yol açtı

Zehirlenme vakasının akşam yemeğinde yedikleri tavuktan kaynaklandığını belirten Z.S.G., “Arkadaşlarım pazar sabahı kahvaltıda haşlanmış yumurta yediğini, akşam yemeğinde ise tavuk yediğini söyledi. Akşam yemeğini yiyen diğer öğrencilerde de aynı belirtiler vardı. Zehirlenmenin tavuk yemeğinden kaynaklandığını düşünüyoruz” diye belirtti.

Protestoya rağmen açıklama yapma gereği duyulmadı

Zehirlenme olayına dair müdür ve memurlardan yüz yüze açıklama alamayan Z.S.G., sosyal medyada salgın olduğuna dair bir açıklama gördüklerini ifade etti. Müdür veya memurlardan açıklama göremeyen öğrencilerin protesto etmeye başladıklarını ancak buna rağmen hâlâ bir açıklama yapılmadığını vurguladı. Bazı arkadaşlarının cuma gününden itibaren zehirlenmeye başladığını açıklayan Z.S.G., çoğuna soğuk algınlığı tanısı konulduğunu ancak aynı anda birden fazla kişinin soğuk algınlığı olmasının garip olduğunu dile getirdi. Basına “salgın var” denilerek geçiştirilen bu zehirlenme vakasının öğrencilerin canına kasıt olduğunu da sözlerine ekledi.

Yurtta kalmaya devam etme konusunda endişelerini dile getiren Z.S.G., ekonomik sebeplerden ötürü yurtta kalmak zorunda olduklarını da vurguladı.

Buca Gazi Ayşe Hanım Kız Yurdu 2

“Hayvan dışkıları günlerce temizlenmiyor”

Yurttaki genel hijyen problemine de değinen Z.S.G., “Yurtta genel bir hijyen problemi var. Katlarda hayvan dışkıları günlerce temizlenmiyor. Hatta hasta kediler odalarımıza girip eşyalarımızın üzerinde geziyor. Yemekhanede de durum aynı, birden fazla kedi ile yemek yiyoruz; hatta masalara çıkan kedilere kendi tabaklarından yemek paylaşanlar bile oluyor” dedi.

“Yurt yönetimi sorumluluk almaktan kaçınıyor”

Sorunlar karşısında sorumluluk almayan yurt yönetimini eleştiren Z.S.G., arkadaşının başına gelen olayı anlattı. “Arkadaşım duş aldığı sırada duşakabin camı aniden patladı. Bu olay yaşanırken arkadaşımız odada tek başınaydı ancak yurt yönetimi arkadaşımızı hastaneye göndermemiş. Biz odaya gelip yaşananları öğrenince arkadaşımızı kendi imkânlarımız ile hastaneye götürdük. Arkadaşım yurda ambulans çağırmış ancak daha sonrasında güvenlik görevlileri ‘su dök geçer’ şeklinde telkinlerde bulunmuşlar. Arkadaşımız duşakabinin görüntüsünü çekmek istemiş ancak güvenlik engel olmuş, arkadaşımızı oturtup orayı temizlemiş. Odaya geldiğimiz zaman güvenlik görevlisi bize banyonun kapısı açık şekilde yıkanmamızı, hatta buharın çıkması için balkonun kapısını bile açmamızı söyledi. Bu durumu CİMER’e bildirmemize rağmen ne yazık ki olumlu bir geri dönüş alamadık” şeklinde konuştu.

Asansörde mahsur kalmak kurtarılmaktan daha güvenli

Yurt yönetiminin sorunlar karşısındaki ilgisizliğine dikkat çeken Z.S.G., geçen yıl yaşanan asansör kazasını şu sözlerle anlattı: “Kattaki asansörümüz bozuldu ve içerisinde arkadaşlarımız mahsur kaldı. Asansörü tamir etmesi için görevlendirdikleri kişi bile asansörün nasıl tamir edileceğini bilmiyordu. Telefonunun ışığını açan yetkili, asansör içerisinde mahsur kalan arkadaşlarımızı asansör boşluğunu tırmandırarak çıkardı. Bu durumu yurt idaresine bildirdik ancak kendilerinin bu yöntemi güvenli bulduklarını söylediler. Asansörde mahsur kalma olayı yaşandığı zaman hâlâ asansör boşluğundan tırmandırılarak dışarıya çıkarılıyoruz ve bu durum hiç güvenli değil” diyerek isyanını dile getirdi.

Yurtta kalan öğrencilerin sesinin duyulmasını istiyor

Yurt sorunlarının bir günlük olmadığını, yurtta kaldığı 3 yıllık süreç içerisinde sesini duyurmaya çalıştığını ancak bir şekilde susturulduklarını vurgulayan Z.S.G., “Bizim canımız her geçen gün riske atılıyor. Bir an önce bir şeyler yapılması gerekiyor ve biz sesimizi duyurmak istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

NAZ AYDINLI-ÖZEL HABER

Kaynak: Haber Merkezi