YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından yaşanan sürece ilişkin YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Yaklaşık üç ay önce Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönünde çeşitli iddiaların gündeme geldiğini belirten Güç, son iki haftaya kadar bu iddiaların Tugay’a yakın çevreler tarafından yalanlandığını söyledi. Güç, kendilerinin ise AK Parti iktidarı kanadından ve Tugay’ın çevresinden gelen bilgiler doğrultusunda görüşmelerin yapıldığını bildiklerini belirterek, iletişim kurma çabalarının ise karşılık bulmadığını aktardı. Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının da tarihsel olarak bilinçli seçildiğini belirten Güç, AK Parti tarafından fon krizini unutturmak adına atılmış bir adım olduğunu söyledi. YENİ Parti İl Başkanlığı olarak halkın iradesini yok sayan bu anlayışa karşı düzenlemek istedikleri “Aydınlık ve Cumhuriyet Yürüyüşü”ne ise Valilik ile kurulan tüm temaslara rağmen izin verilmediğini belirterek, İzmir’in abluka altına alındığını söyledi. Kurulan barikatlarla halkın il başkanlığı önüne hapsedildiğini ancak barikatların aşıldığını ve halkla birlikte Alsancak’ın tüm sokaklarından Basmane’ye doğru yürüyüşe geçtiklerini belirten Güç, yol üzerinde polisle belli noktalarda karşı karşıya gelinmesine rağmen 9 Eylül Kapısı’na ulaşılabildiğini belirtti.

“İZMİRLİLERİN HASSASİYETLERİNE ZARAR VEREREK O KOLTUKTA OTURAMAZSINIZ”

Yaklaşık iki aydır Tugay ile iletişim kuramadığını belirten Güç, aramalara ve mesajlara yanıt alamadığını söyledi. Güç, Tugay’ın çevresindeki en yakın sosyal demokrat ve Atatürkçü isimlerle de zaman içerisinde bağlarını kopardığını vurgulayarak, “Bu süreç yaklaşık üç ay önce başladı. O zamandan beri birtakım iddiaların dile getirildiği, görüşmelerin yapıldığı ve sürecin bu şekilde yürütüldüğüne dair söylentiler çıkmaya başlamıştı. Son iki haftaya kadar bu söylemler bazı arkadaşlarımız tarafından ısrarla yalanlandı. Cemil Tugay’a yakın çevrelerde hep yalanlanan bir süreç yaşandı. Ancak biz gerek AKP iktidarı kanadından gerekse çevresindeki bazı kişilerden gelen bilgiler doğrultusunda bu görüşmelerin yapıldığını öğreniyorduk. Buna rağmen şahsının yalanlamalarını dikkate alarak süreci itidalli bir şekilde yürüttük. Bize karşı bir mesafe koymasın, kendini tamamen koparmış hissetmesin diye sağduyulu davranmaya ve istişare zeminini korumaya gayret ettik. Yaklaşık iki aydır kendisiyle hiçbir şekilde temas kuramadım. Randevu talep ettik, telefonla aradım, mesaj attım ancak ulaşamadım. Bu durum sadece benim il başkanlığı düzeyindeki kurumsal iletişimimle sınırlı değil; neredeyse tüm yakın çevresine sirayet etmiş bir tabloydu. Kendisini çevreleyen insanların hemen hemen tamamı sosyal demokrat, Atatürkçü ve İzmir’in dünya görüşü doğrultusunda Cumhur İttifakı’na mesafeli isimlerdir. Dolayısıyla kendisi bu insanlarla olan bağlarını da zamanla kesti” açıklamasında bulundu.

“İKTİDAR FON KRİZİNİ UNUTTURMAK İÇİN TUGAY'I KULLANMIŞ OLDU”

Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin zamanlamasına da değinen Güç, bu adımın fon krizinin ardından gündemi değiştirme amacı taşıdığını belirtti. Güç, “Gelinen noktada, dünkü açıklaması İzmir’de gerçekten büyük bir infial yarattı. Çünkü önüne İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan bir metin konulmuştu ve bu metin, bugüne kadar yaptığı tüm açıklamaların tam tersi bir söylem içeriyordu. Bu konuşma İzmir halkını derinden yaralamıştır. Hiçbir mahcubiyet ya da üzüntü emaresi gösterilmeden kurulan o abartılı övgü cümleleri, bu kente ve seçmenine yapılmış açık bir haksızlıktır. Kendisi sol, sosyal demokrat ve Atatürkçü seçmenin oylarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştir. Bu görev tek bir zümrenin değil, geniş bir uzlaşının sonucuydu. Ancak o uzlaşıyla elde edilen makamı, kendisine hiç oy vermemiş bir partinin yetkisine teslim etmiştir. Bu durum İzmir genelinde, özellikle de yakın çevresi ve ortak arkadaşlarımız arasında büyük bir hayal kırıklığı ve yıkım yaratmıştır. Fakat biz, iktidarın bu baskılarının süreci değiştiremeyeceğini gayet iyi biliyoruz. Bu adımın bugün atılmasının özel bir sebebi var. Bu hamle daha önce de yapılabilirdi fakat fon krizinin patlak vermesinin ardından gündemi değiştirme ihtiyacı duydular. Yaklaşık 1 trilyon liraya yakın paranın el değiştirdiği, 455 bin insanın doğrudan etkilendiği, insanların kredi çekip tüm birikimlerini yatırdığı devasa bir krizin ortasında gündemi saptırmak istediler. Halkımızın tasarruflarını birileri almış götürmüş. Bunlar da sarayın adamları. Bunun hesabını iktidar vermek zorunda. Cemil Tugay güya bunu unutturacak diye düşünüyorlar. Daha önce de belirttiğim gibi, AKP iktidarı gidicidir; bu kesindir. Bütün anketlerde YENİ Parti’nin birinci parti olduğu görünmektedir. Buradaki asıl amaç, parti içerisinde duygusal bir kırılma yaratmak ve birlikteliğimizi zedelemektir. Bizim odaklandığımız tek konu bu iktidardan kurtulmaktır. Bu iktidar ülkeyi paramparça etmiştir. Milletimizi perişan etmiştir. Milletimizin iradesi kuvvetlidir. Bu zorba iktidar gidecektir. Bunu milletimizin kararlılığı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

“İZMİR ADETA ABLUKA ALTINA ALINDI”

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından farklı sivil toplum ve siyasi oluşumların düzenlediği açıklamalara katıldıklarını belirten Güç, YENİ Parti olarak ise “Aydınlık ve Cumhuriyet Yürüyüşü” düzenlemek istediklerini ancak Valilik tarafından izin verilmediğini söyledi. Yürüyüşü yapabilmek adına farklı olanlar yaptıklarını belirten Güç, “Ancak bu plan tutmayacaktır çünkü biz mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Süreci netleştirdikten sonra pazartesi günü Demokrasi Bileşenlerinin, Kamu-İş’in ve ADD’nin açıklamalarına katıldık. Çarşamba günü ise YENİ Parti olarak İzmir’in değerlerine yakışan ‘Aydınlık ve Cumhuriyet Yürüyüşü’ düzenlemek istedik. Valilikle iletişim kurmaya çalışmamıza rağmen izin verilmedi. Biz de İl Başkanlığı önünde toplanıp Gündoğdu’ya, ardından Lozan Kapısı’na yürüyerek siyah çelengimizi ve siyasi bir mefta olarak gördüğümüz Cemil Tugay’ın sembolik tabutunu Fuar Kapısı’na bırakmayı planladık. Ancak İzmir adeta bir abluka altına alındı. Kültürpark ve Fuar çevresi bariyerlerle kapatıldı, onlarca TOMA ve binlerce polis sokaklara sevk edildi. Bir gün önce Sayın Vali ile görüştüğümüzde yürüyüşe izin verilemeyeceğini söyledi. En demokratik hakkımız olduğunu belirtmemize rağmen geri adım atılmadı. Tüm engellemelere ve kurulan barikatlara rağmen planlı bir şekilde hareket ettik. Grubu birkaç kola ayırarak Kıbrıs Şehitleri, Gül Sokak ve Plevne üzerinden yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Basmane 9 Eylül Kapısı önünde polis barikatıyla karşılaşmamıza rağmen basın açıklamamızı yaptık. İl başkanlığı önündeki ablukayı aştıktan sonra polisle birden fazla kez karşı karşıya gelindi, barikatlar aşıldı. Amacımız olay çıkarmak değil, sesimizi ve tepkimizi şehre ve Türkiye’ye duyurmaktı. Tüm engellemelere rağmen Alsancak’ın sokaklarında halkımızla buluşarak ilk eylemimizi gerçekleştirdik” dedi.

“İZMİR’İN DAĞLARINDA ÇÖP DEĞİL, ŞEHİTLERİMİZİN KANI VAR”

AK Parti iktidarının İzmir’e yönelik yayımladığı videolara da tepki gösteren Başkan Güç, bu videolarla İzmir halkının hassasiyetlerinin hedef alındığını ve kentin olumsuz bir görüntüyle yansıtılmaya çalışıldığını savundu. Güç, “AKP iktidarı yayımladığı videolarla İzmir halkının damarına basmakta, şehri bir çöplük gibi göstermeye çalışmaktadır. İzmir’in dağlarında çöp değil, şehitlerimizin kanı vardır. İzmir simgesel değeri çok yüksek bir kenttir ve iktidar bunun farkında değildir. Sandık geldiğinde İzmir halkı gereken cevabı verecektir. İzmir’de bir yerel yönetim sorunu yoktur. Belediyelerimiz 1 milyona yakın vatandaşa sosyal yardım sağlamakta, aşevleri, Kent Lokantaları ve evde bakım hizmetleriyle devletin üstlenmesi gereken sorumlulukları yerine getirmektedir. İzmir’in asıl sorunu merkezi hükümetin yarattığı yoksulluk, barınma, işsizlik ve gelecek kaygısıdır. Kentimiz yılda 1 trilyona yakın vergi verirken merkezi bütçeden hak ettiği yatırımı alamamaktadır. Biz halkımızla bir arada olmaya devam edeceğiz. İzmir örgütümüz 70 bine yaklaşan üye sayısıyla dimdik ayaktadır. Seçimlerde tarihi bir başarı elde edeceğimizden şüphemiz yoktur” diye konuştu.

“MECLİSTE EN SERT DURUŞU SERGİLEYECEĞİZ”

Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güç, “Mecliste çoğunluk bizdedir. Kararları istişareyle alıyoruz. ‘Kenti yeniden planlayacağız’ söylemlerinin rant odaklı girişimlere dönüşmesine asla izin vermeyeceğiz. İzmirlilerin ve kentin aleyhine olacak her adıma karşı mecliste en sert duruşu sergileyeceğiz. Meclis üyelerimizin toplu istifa etmesi gibi bir durum ise söz konusu değildir” ifadelerini aktardı.

“DİĞER BELEDİYE BAŞKANLARIMIZLA İLETİŞİMİMİZ TAM”

Diğer belediye başkanlarının da AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Güç, “Tüm belediye başkanlarımızla iletişimimiz tamdır. AKP’ye geçecek olan kişi zaten önce YENİ Parti’ye gelmezdi. Vatandaşlarda kafa karışıklığı yaratmak üzere ortaya atılan bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. YENİ Parti’ye katılan tüm belediye başkanlarımız üzerlerine gelecek baskının bilincindedir ve görevlerini bu çatı altında sürdürecektir” dedi.

“EYLEMLERİMİZ SÜRECEK, ASLA UNUTMAYIZ”

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasına ve halkın iradesini yok saymasına karşı eylemlerin Tugay istifa edene kadar devam edeceğini açıklayan Başkan Güç, “Eylemlilik planımız 365 günü kapsamaktadır. Eylemlilik sadece sokakta olmak anlamı da taşımıyor, biz her türlü çatı altında, her türlü platformda, meydanda bu süreci plan dâhilinde sürdüreceğiz. Cemil Tugay kendi söylediği sözü tutmalı ve istifa etmelidir. İstifa edene kadar da eylemliliğimiz her alanda sürecek” şeklinde konuştu.

Muhabir: Özge Uğulu