CHP Genel Merkezi’ne atanan butlan yönetimi kararıyla görevden alınan CHP’nin Seçilmiş İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Yeni Bakış Ekibi’ne yaptığı özel açıklamada, geleceğe yönelik umudunun çok yüksek seviyede olduğunu söyledi. “Gelecek Biziz” diyen Güç, saha çalışmalarında halktan gördükleri teveccühten de çok mutlu olduklarını ifade etti. Güç, “İzmir genelinde yeni parti kurulduktan sonraki sürecin fire verilmeden topyekün bir geçişle sonuçlanacağını öngörüyoruz. Saha çalışmalarında, özellikle Gaziemir gibi ilçelerde geçmiş dönemlere kıyasla çok daha yoğun bir katılım, yüksek bir enerji ve güçlü bir irade gözlemledik. Ama İzmir’in her yeri aynı durumda” diye konuştu.

Cagatay Gucten Utku Gumrukcuye Istesek 5 Bin Kisiyle O Binaya Gireriz

“Gözdağı duyumları alıyoruz”

CHP Genel Merkezi tarafından bazı ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanlarına yönelik, istifa etmemeleri ya da yeni kurulacak partiye geçmemeleri konusunda gözdağı verildiği duyumu aldıklarını belirten Güç, şöyle konuştu: “Bu süreçte bazı belediye ve ilçe başkanlarına yönelik ‘Burada kalın, yoksa başınıza iş gelir’ şeklinde caydırıcı duyumlar gelse de, sahadaki aktörler kararlı ve güçlü duruşlarını korumaktadır. Mevcut siyasi konjonktürde en açık hedef haline gelen belediye başkanları, hem idari, hem de psikolojik olarak ciddi bir baskı altındadır. Genel Sekreter Yardımcılığı ve adaylık süreçlerinden gelen samimiyetime dayanarak, başkanların yaşadığı bu endişe ve çekinceleri yakından gözlemliyorum. Şu ana kadar dört belediye başkanının adli süreçlere maruz kaldığı, hatta birinin ev hapsinde olduğu bilinmektedir. Yaşanan mağduriyetler sadece siyasi değil, aynı zamanda kişisel ve maddi boyutlara da ulaşmıştır. Örneğin yolsuzlukla suçlanan Seferihisar Belediye Başkanımız İsmail Yetişkin’in kızının düğün masraflarını karşılayabilmek için dededen kalma dükkanını satacağını ve bunun için vekalet vermeyi teklif ettiğini duyuyoruz. Bu durum, bu süreçte maddi kayba uğrayanların yine belediye başkanları olduğunu açıkça göstermektedir. Benzer şekilde, Buca Belediye Başkanı hakkında da benzer durum söz konusudur. Son dönemde devletin yerleşik idari ve hukuki yapısında ciddi bir eksen kayması yaşanmaktadır. Normal şartlarda belediyelerde bir usulsüzlük şüphesi doğduğunda müfettiş görevlendirilir, müfettiş gerekli tespitleri yaparak raporunu İçişleri Bakanlığı’na sunar ve bir zimmet durumu varsa adli süreç başlatılırdı. Ancak mevcut uygulamada müfettiş incelemesi yapılmadan, doğrudan doğruya büyük adli operasyonlar düzenlenmektedir. Hukukçuların da ‘tamamen bomboş ve somut delilden yoksun’ olarak nitelendirdiği bu dosyalarda, kamu vicdanını yaralayan uygulamalara imza atılmaktadır.
Öte yandan gözaltına alınan veya tutuklanan kamu görevlilerinin maaşları kesilmektedir. Bu insanların aileleri de geçim sıkıntısı yaşamaktadır. İddianameler hazırlandığında birçoğunun beraat edeceği öngörülse de bu süreçte aileler çaresiz bırakılmaktadır. Bu insanlar Buca ve Seferihisar örneklerinde olduğu gibi 4 metrekarelik hücrelerde, zorlu nezarethane koşullarında 4 gün boyunca gözaltında tutulmaktadır. İşin çelişkili kısmı, bu idari ve hukuki belgelerin gözaltı süresi içinde belediyelerden talep edilmesidir. Bu durum, operasyonların somut bir delile dayanarak değil; ‘önce yakalayalım, delili sonra buluruz’ mantığıyla yapıldığını ve Buca Belediyesi örneğinde olduğu gibi iddianamelerin henüz hazır bile olmadığını göstermektedir. İçerideki arkadaşlarımız ve deprem bölgesine yardım gönderen güzel insanlar, ne yazık ki suçlanıp hapse tıkılıyor. Yaşanan bu durum kesinlikle siyasi ve geçici bir süreçtir.”

“Yapılanlar oylarımızı düşürmedi”

Belediyelere yönelik operasyonların oylarını düşürmediğini belirten Güç, sözlerine şöyle devam etti: “Gelişmelere baktığımızda, sürecin önce belediyelerden ve belediye başkanlıklarından başladığını görüyoruz. Ancak bu adımlarla oylarımızı düşüremediklerini fark edince meseleyi farklı bir boyuta taşıdılar. Temel amaçları partimizin kitlesini dağıtmaktı, fakat bunu da başaramadılar. Çünkü halk bu sürecin gerçek yüzünü net bir şekilde gördü. Üstelik vatandaşlarımız geçim sıkıntısı ve 2018'den beri süregelen ekonomik kriz nedeniyle bizden çok daha zor durumda.”

“Mazbatalı İl başkanı benim”

İlçe başkanları ve belediye başkanlarının da yeni parti kurulduğunda kendileriyle hareket edeceğine inandığını belirten Çağatay Güç, şu ifadeleri kullandı: “Görev değişimleri konusundaki nihai kararı Genel Başkanımız verecektir; salı gününden sonra konuya ilişkin gerekli açıklamayı yapacaktır. Ben mevcut tüm ilçe ve belediye başkanlarımızla iletişim hâlindeyim. Haklarında somut bir delil bulunmadığından kimsede bir korku yok; herkes kendinden emin ve doğrunun yanındadır. Öte yandan Mevcut MYK'nın beni görevden alma yetkisi bulunmamaktadır; bu nedenle hukuken mazbatalı İl Başkanı hâlen benim. Haklılığımızı tescillemek adına davamızı açtık ve sürecin sonunda partimizi geri alacağımızdan şüphemiz yok. Ayrıca yeni parti kurulduğunda da kurucu il başkanı olmak istiyorum. Verilen her görevi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en iyi şekilde yapmaya hazırım. Sahada ve sokakta vatandaşlarımızla buluştuğumuzda da halkımızın bize ve mücadelemize olan inancını ve desteğini açıkça görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün partisidir. Biz partimizi bırakacak durumda değiliz ve günün sonunda kendi partimize geri döneceğiz. Ancak mevcut süreç bizi yeni bir parti kurmaya sürüklüyor; bunu zorunlu kıldılar. Şu anda vatandaş da bunu talep ediyor. ‘Size partinizi bırakmayacaklarsa yeni partinizi kurun ve yolunuza devam edin’ diyorlar. Genel Başkan’ın da belirttiği gibi Elmalı’daki çiftçi de Giresun’daki fındık üreticisi de işçi de bunu söylüyor. Sahadaki durum tam olarak böyle. Genel Başkan, henüz durumu fark etmemiş apolitik seçmene de ulaşılması gerektiğini düşündüğü için bu süreci bu şekilde yürütüyor.”

Whatsapp Image 2026 02 16 At 203343

“Cemil Başkan’ın fikri değişmez”

CHP’den istifa ederek bağımsız olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile ilgili AK Parti’ye transfer olacağı yönündeki söylentileri de değerlendiren Güç, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu konuda esas olan Cemil Başkan’ın kendi söylemleridir. O dönemdeki konuşmalara dayanarak söyleyebilirim ki, konu sadece ‘Yeni partide buluşmak üzere’ şeklinde değerlendirilmişti. Cemil Tugay Atatürkçü, cumhuriyetçi, yurtsever ve sosyal demokrat bir çizgiye sahiptir. Bu nedenle fikrinin değişeceğini veya başka bir tarafa evrileceğini kesinlikle düşünmüyorum. Şimdiye kadar kendisinde böyle bir eğilim görmedim. Çok kesin konuşmak istemem ama kişisel görüşüm bu yönde.”

Imamoglu Cikar Amacli Suc Orgutu Davasinda 14 Durusma Tahliye Talepleri Gundemde

“Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu”

Parti kurduktan sonra genel seçimlerde Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi durumunda adaylarının Özgür Özel olacağını tahmin ettiğini belirten Güç, şunları söyledi: “Ancak Özgür Başkan’ın ‘Verdiğim sözden dönmem, Cumhurbaşkanı adayı olmayacağım’ şeklinde kesin bir beyanı var. Konjonktür gerektirirse durum değişebilir ama öncelik bu şekilde. Özgür Özel de aday olmazsa Mansur Yavaş aday gösterilecektir. Benzer bir engel onun önüne çıkarsa da çok kıymetli birçok isim var. Biz AK Parti'nin adayı karşısına doğru fotoğrafı koyduğumuz anda bu seçimi yüzde 100 kazanacağımızdan eminiz.”

Ozgur Ozelden Tutuklanan Komedyen Deniz Goktasa Destek Korkma Bu Mucadeleyi Surdurecegiz

‘Özel, umudu temsil ediyor’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili de açıklamada bulunan Çağatay Güç şunları söyledi: “Bugün bu ülkenin umudunu temsil etmekte. Bizler de bu umudun peşinden gitmeye, onunla omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin ve özellikle de gençlerimizin umuda ihtiyacı var. Genel Başkanımızın en başından beri duruşu nettir: Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurucu partisidir. Kurumsal altyapısı son derece güçlüdür. Ben, tüm yolları denemeden, tüm mücadele zeminlerini tüketmeden yeni bir yola çıkamam’. Gönül isterdi ki bu zor süreçleri hiç yaşamasaydık. Ancak Genel Başkanımızın da belirttiği gibi hedefimiz net: Biz önce iktidar olacağız, ardından partimizi asıl temsilcileri olarak yeniden en güçlü şekilde geleceğe taşıyacağız. Cumhuriyet Halk Partisi, asıl sahipleriyle yeniden ülkeyi yöneten iktidar partisi olacaktır.”

Muhabir: İlker Çoban