Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde önceki gün, bir öğrencinin okula gerçekleştirdiği ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından, dün eğitim sendikaları ülke genelinde protesto amaçlı iş bırakma eylemi düzenledi. İzmir’de de Eğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Anadolu Eğitim Sen, Eğitimin Gücü Sen, TEÇ Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak toplam 7 eğitim sendikası ortak basın açıklaması düzenledi. Basın açıklaması yapıldığı sıralarda ise bu kez Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu'na silahlı saldırı düzenlendiği aktarıldı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırıda dört kişinin hayatını kaybettiğini, dördü ağır 20 kişinin yaralandığını açıkladı. Vali Ünlüer, saldırganın 8'inci sınıf öğrencisi olduğunu söyledi.

‘Fırsat eşitliği yok’

Basın açıklamasının öncesinde Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, “Öğretmenler mutsuz, eğitim laiklikten her gün uzaklaşıyor. Hiçbir çocuğun fırsat eşitliği yok. Artık oralarda oturamayacaksınız. Sizi kahretmeye geleceğiz Ankara’ya. Okullara laik, demokratik, eşit eğitimi getirmezseniz biz, İzmir’den on binler olarak Ankara’ya geleceğiz. Aklınızı başınıza alın diyoruz” açıklamasında bulundu.

Düdü’nün ardından 7 sendika ortak açıklama düzenledi. Eğitim İş adına Özgür Şen, Eğitim Sen adına Hamdin Çalık, Hürriyetçi Eğitim Sen adına Adnan Sarısayın, Anadolu Eğitim Sendikası adına Mehmet Kaya, Eğitim Gücü Sendikası adına Ali Kılınç, TEÇ Sen adına Rakip Kurtar ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına Rabia Atbaş açıklamayı okudu.

Can Kaygisiyla Okula Gidiyoruz (3)

‘Okullar sahipsiz bırakıldı’

Yapılan açıklamada, “Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor! Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor! Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür! Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır! Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir” denildi.

“10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez” diye devam eden açıklamada, “Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Biz burada bulunan sendikalar olarak yıllardır uyarıyoruz! Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik: “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!” Peki ne yaptınız? Hiçbir şey! Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu, Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi, Ne de eğitim emekçileri korunabildi! Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor. Bu tabloyu yaratanlar bellidir! Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır. Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir. Sorumluluk almayanlardır! Şiddetin sadece fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği de bilinmelidir. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitim bağıyla zayıfladığı ve dışlandığının olgunlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır” sözlerine yer verildi.

‘Özel yasa çıkmalı’

Son dönemde yaşanan olaylar, eğitim sisteminde bir süredir biriken sorunların artık daha görünür ve daha tehlikeli bir noktaya ulaştığını belirten Eğitim İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen, “Daha bir ay önce benzer bir tabloyla karşı karşıya kalmışken, bugün yine neredeyse aynı acıyı yaşıyor olmamız, meselenin münferit değil yapısal olduğuna işaret ediyor. Özellikle okullarda ve okul çevrelerinde artan şiddet vakaları, sadece güvenlik zafiyeti değil, aynı zamanda eğitim politikalarının da ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tablo karşısında artık gecikmeden somut ve kapsamlı adımlar atması gerekiyor. Eğitimde şiddeti önlemeye yönelik özel bir yasal düzenleme yapılması, okullara kadrolu ve eğitimli güvenlik görevlilerinin atanması ve riskli bölgelerde denetimlerin artırılması kaçınılmaz hale gelmiş durumda. Çünkü yaşanan son olayda da görüldüğü üzere, henüz netleşmeyen bilgiler olsa da can kaybının arttığı yönündeki iddialar, durumun ne kadar ciddi ve acil olduğunu ortaya koyuyor” diye konuştu.

Can Kaygisiyla Okula Gidiyoruz (2)

Okula 5 silah 7 şarjörle gelmiş

Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan silahlı saldırıda 3'ü öğrenci, biri öğretmen 4 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüler, saldırının gerçekleştiği Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaptığı açıklamada, henüz bilinmeyen nedenle silahlı saldırı olduğunu söyledi. Bir çocuğun sırt çantasında getirdiği silahları okula soktuğunu belirten Ünlüer, şöyle konuştu:

"8. sınıf öğrencisi bir çocuk, sırt çantasında getirdiği silahlarla hedef gözetmeksizin öğrencilerin olduğu 2 sınıfa girerek ateş etmek suretiyle ölüm ve yaralanmalara neden olmuş. Maalesef 4 vefatımız var. Bunlardan biri öğretmen, 3'ü öğrenci. 20 de yaralımız var. Bunlardan 4'ü ameliyatta şu an, ağır yaralı olduğunu düşünüyoruz. Çalışmalarımız devam ediyoruz. Ümit ediyoruz ki yaralı kardeşlerimiz bir an önce sağlığına kavuşur. Başka bir okulda herhangi bir olumsuzluk yok. Sosyal medyada bu yönde haberler dolaşıyor. Ama doğru değil."

Saldırgan da ölü

Konunun adli olarak da incelendiğini ifade eden Ünlüer, saldırganın ne durumda olduğu yönündeki bir soruya "O da vefat etti. Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amaçlı mı yoksa kargaşa sırasında mı kendisine sıktı şu an için bilinmiyor. Olaya sebep olan 8. sınıf öğrencisi, bizim öğrencimiz ve babası eski emniyetçi. Onun silahlarını aldığını tahmin ediyoruz. 5 silah ve 7 şarjörle gelmiş, 2 sınıfa girmiş." yanıtını verdi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Murat Tiryaki de herkese başsağlığı dileyerek, "Olayın adli mercilerimize ulaşması üzerine ben, 3 başsavcı vekili ve 6 cumhuriyet savcısıyla soruşturmayı başlattık. Arkadaşlarımızın şu an itibarıyla incelemeleri devam ediyor. Tüm boyutlarıyla inceliyoruz. 20 yaralımız var. Şu anda sadece failin cenazesi okulda. Adli tıp uzmanlarımız geliyor. Arkadaşlarımız konuyu yürütüyor." dedi.

‘Ekonomik sebepler de etkili’

Öte yandan meselenin sadece okul içi güvenlikle sınırlı olmadığını aktaran Özgür Şen, “Türkiye’de giderek artan bir şekilde çocukların eğitimden koparak çalışma hayatına itilmesi, sorunun en kritik boyutlarından birini oluşturuyor. Yaklaşık bir milyona yakın çocuğun kayıt dışı ve denetimsiz alanlarda çalıştığı yönündeki veriler, bu çocukların okuldan uzaklaştıkça çok daha güvensiz ortamlara sürüklendiğini gösteriyor. Eğitimden kopan çocuklar, sokakta, iş yerlerinde ya da kontrolsüz alanlarda daha fazla riskle karşı karşıya kalıyor; suça sürüklenme, şiddetle tanışma ve organize yapılarla temas etme ihtimalleri artıyor. Bu noktada ailelerin ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuklarını okuldan almak zorunda kalması da göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek. Artan hayat pahalılığı ve geçim derdi, birçok aileyi çocuklarının eğitiminden vazgeçmek zorunda bırakıyor” dedi.

Kaynak: Filiz Erol