Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, CHP İzmir İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında yerel yönetimlerde yaşanan gelişmeleri, belediyelere yönelik operasyonları, siyasi parti değişikliklerini ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından ortaya çıkan tartışmaları değerlendirdi. Toplantıya CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Ebru Okay da katıldı. Cemil Tugay’ın 2024 yerel seçimlerinde CHP tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Sarı, dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aldığı kararın gerekçelerini kamuoyuna anlatması gerektiğini söyledi. Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemindeki performansını gündeme getiren Sarı, aday belirleme sürecinde hangi başarı kriterlerinin esas alındığını sorguladı. Sarı, Özel’in geçmişte Tugay hakkında kullandığı ifadeleri hatırlatarak İzmir halkına açık bir özeleştiri yapılması çağrısında bulundu.
İzmir'de yerel yönetim çalışmaları yapılacak
İzmir’in Cumhuriyet Halk Partisi açısından taşıdığı öneme değinerek açıklamalarına başlayan Müslim Sarı, kentin hem siyasi geçmişi hem de toplumsal yapısıyla önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Sarı, “İzmir, her zaman gönlümüzde taht kuran bir il. Hem politik duruşuyla hem güzel insanlarıyla çok özel bir şehir. Hem de Cumhuriyet Halk Partisi tarihi açısından da son derece önemli olan bir şehir burası. Mustafa Kemal Atatürk'ün şehri” ifadelerini kullandı.
İzmir ziyaretinin yerel yönetimler odaklı bir çalışma kapsamında gerçekleştirildiğini belirten Sarı, muhtarlar ve belediye meclis üyeleriyle görüşmeler yapacaklarını açıkladı. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak kentteki sorunları doğrudan dinlemeyi amaçladıklarını ifade eden Sarı, saat 14.00'te belediye meclis üyeleriyle toplantı düzenleneceğini söyledi. CHP bünyesinde siyaset yapan ve partinin siyasi ailesi içerisinde bulunan İzmir’deki bütün belediye meclis üyelerinin toplantıya davet edildiğini belirten Sarı, meclis üyelerini kent parlamenterleri olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.
Toplantıda İzmir’in genel sorunlarının yanı sıra belediyelerde yaşanan problemler, parti içerisindeki örgütsel meseleler ve siyasi ayrışma sürecinde ortaya çıkan gelişmelerin ele alınacağını kaydeden Sarı, belediye meclis üyelerinin görüşlerini doğrudan kendisine iletme fırsatı bulacağını söyledi. Sarı, üyelerin ayrışma sürecindeki tutumlarını, davranışlarını ve örgütsel sorunlarını da dinleyeceklerini belirtti.
CHP saflarında siyaset yapmaya karar veren dört belediye başkanı bulunduğunu hatırlatan Sarı, söz konusu belediye başkanlarıyla bir önceki gece ve aynı gün görüştüklerini açıkladı. Sarı, ziyaret programı kapsamında bu belediye başkanlarıyla yeniden bir araya geleceklerini belirterek İzmir’deki çalışmalarının esas olarak yerel yönetimlere odaklanacağını ifade etti.
Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonları eleştirdi
İzmir’e geldikleri sabah Çukurova Belediyesine yönelik gerçekleştirilen operasyonun haberini aldıklarını belirten Müslim Sarı, son dönemde muhalefet partilerinin yönetimindeki belediyelere yönelik operasyonların arttığını savundu. Özellikle ekim ayıyla birlikte operasyonların yoğunlaştığını öne süren Sarı, bu gelişmelerin nedenlerinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Sarı, “Bildiğiniz üzere Çukurova Belediyesinde bir operasyon yapıldı. Gün geçmiyor ki muhalefetteki herhangi bir belediyeye operasyon yapılmıyor olsun. Tabii şöyle bir soru sormak lazım: Bunlar niye arttı? Yani özellikle ekim ayı ile beraber son 1 ayda belediyelere yönelik operasyonların şiddeti neden arttı? Bizim asıl üzerinde durduğumuz konulardan biri budur” dedi.
Çukurova Belediyesine yönelik operasyon dışında son 10 gün içerisinde 10 muhalefet belediyesine operasyon düzenlendiğini ileri süren Sarı, İzmir Büyükşehir Belediyesinden Adana’ya kadar uzanan süreçte gerçekleştirilen işlemlerin siyasi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Operasyonların art arda düzenlenmesinin başka yolsuzluk iddialarını gündemden düşürme amacı taşıdığını düşündüklerini ifade eden Sarı, son 15-20 günlük süreçte eski AK Partili bakanlar, parti yöneticileri ve aile üyeleriyle ilgili bazı iddiaların soruşturmalara konu olduğunu öne sürdü. Savcılığın bu alanlara yönelik soruşturmalar yürüttüğünü ve ifadeler alındığını savunan Sarı, belediye operasyonlarının söz konusu gelişmelerin ardından yoğunlaştığını dile getirdi.
Soruşturmaların yalnızca muhalefet belediyeleri üzerinden yürütülmesini eleştiren Sarı, “Sadece ve sadece muhalefet belediyelerinde mi yolsuzluklar? Sadece ve sadece muhalefet belediyelerinde mi soruşturma ve kovuşturmalar söz konusu olacak?” sorularını yöneltti.
Üsküdar'daki seçim için YENİ Parti'ye çağrı
Üsküdar Belediyesinde yapılacak başkan vekilliği seçimine ilişkin de konuşan Müslim Sarı, üçüncü kez gerçekleştirilecek seçim öncesinde CHP ile YENİ Parti arasında ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Belediye meclisinde Cumhur İttifakı’nın 23, CHP ve YENİ Parti’nin ise toplam 18 üyesi bulunduğunu belirten Sarı, siyasi ayrılıklara rağmen seçimde ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
YENİ Partili belediye meclis üyelerine seslenen Sarı, seçimin sonucundan bağımsız olarak birlikte hareket edilmesini istediklerini belirterek, “Kazansak da kaybetsek de bu seçimi kazanırsak da birlikte kazanalım, kaybedersek de birlikte kaybedelim” dedi.
YENİ Partili meclis üyelerinin daha önce kendi adaylarını çıkaracaklarını bildirdiklerini aktaran Sarı, bunun üzerine CHP olarak kendilerinin de aday çıkarabileceğini söylediklerini ifade etti. Seçimin üçüncü tura kalması durumunda daha fazla oy alan adayın etrafında birleşilmesini önerdiklerini anlatan Sarı, YENİ Parti cephesinde yeni bir değerlendirme yapıldığı yönünde bilgi aldıklarını söyledi.
YENİ Partili üyelerin henüz kesin bir karar vermediğinin kendilerine iletildiğini belirten Sarı, bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. Sarı, ortak hareket etme zeminini kaybetmemeleri gerektiğini vurgulayarak belediye meclislerindeki seçimlerin gündelik siyasi ayrışmalardan ve tartışmalardan ayrı tutulması gerektiğini söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde yeni kriz uyarısı
Yerel yönetimlerde önümüzdeki günlerde yeni krizlerin yaşanabileceğini belirten Müslim Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki meclis aritmetiğine dikkat çekti. Cumhur İttifakı ile CHP’nin belediye meclis üye sayıları arasındaki farkın ciddi şekilde azaldığını ifade eden Sarı, bu durumun ilerleyen süreçte yeni sorunlar doğurabileceğini savundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde ortaya çıkabilecek herhangi bir gelişme karşısında siyasi ayrışmaların bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Sarı, belediye meclislerinde ortak hareket etmenin önemini vurguladı. Bugüne kadar gerçekleştirilen seçimlerde sağlanan iş birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Sarı, gelecekte yaşanabilecek krizlere karşı mevcut siyasi zeminin zayıflatılmamasını istediklerini söyledi.
Parti değiştiren belediye başkanlarına tepki
CHP seçmeninin oylarıyla göreve gelen belediye başkanlarının başka siyasi partilere geçmesini de değerlendiren Müslim Sarı, bu kararların siyasi etik açısından kabul edilemeyeceğini söyledi. Parti içerisindeki ayrışmalar nedeniyle bazı belediye başkanlarının YENİ Parti’ye geçmesinin kısmen anlaşılabileceğini belirten Sarı, uzun yıllar AK Parti karşıtlığı üzerinden siyaset yapan isimlerin iktidar partisine katılmasını ise eleştirdi.
Belediye başkanlarının siyasi tercihleriyle seçmen iradesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu ifade eden Sarı, yıllarca AK Parti’ye karşı siyaset yürüten kişilerin daha sonra aynı partinin saflarına katılmasının makul bir açıklaması olmadığını savundu.
Parti değiştiren belediye başkanı sayısının 50’ye, belediye meclis üyesi sayısının ise 300’ün üzerine ulaştığını belirten Sarı, bu tabloyu seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradeye yönelik bir haksızlık olarak değerlendirdi. Siyasi parti değişikliklerinin normalleştirilmesinin vatandaşların seçimlere ve demokratik siyasete duyduğu güveni olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Sarı, seçmenlerin oy verdikleri kişilerin kısa süre sonra başka bir partiye geçmesi nedeniyle sandığa gitme motivasyonunu kaybedebileceğini söyledi.
Sarı, yaşanan gelişmelerin yalnızca bireysel siyasi tercihler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek parti değiştiren belediye başkanlarının kararlarının hem kişisel hem de siyasi etik açısından sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Özgür Özel'e Cemil Tugay üzerinden özeleştiri çağrısı
Belediye başkanlarının parti değiştirmesinin yanı sıra bu isimleri aday gösteren siyasi yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğunu savunan Müslim Sarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adaylık sürecini gündeme taşıdı. Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarının eleştirildiğini hatırlatan Sarı, buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına hangi ölçütler doğrultusunda aday gösterildiğinin açıklanmasını istedi.
Sarı, “Ancak bugün yalnızca parti değiştiren belediye başkanlarını değil, bu isimleri aday gösteren ve kendilerine referans olan yöneticileri de sorgulamak zorundayız. İzmir’de yaşanan Cemil Tugay vakası bunun en somut örneklerinden biridir. Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemindeki performansı nedeniyle eleştirilen Tugay’ın, hangi başarı kriterlerine göre büyükşehir belediye başkanlığına aday gösterildiği açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Cemil Tugay’ın yeniden aday gösterilmemesi yönünde geçmişte uyarılarda bulunulduğunun belirtildiğini aktaran Sarı, bu uyarılara rağmen büyükşehir belediye başkan adayı yapılmasının gerekçelerine açıklık getirilmesi gerektiğini söyledi. Tugay’ın aday gösterilmesinde CHP’nin kurultay sürecinde Özgür Özel’e verdiği desteğin etkili olduğu yönündeki iddiaları gündeme taşıyan Sarı, söz konusu iddiaların kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Seçim öncesinde aday belirleme sürecine dayanak olarak gösterilen anketlere de değinen Sarı, bu araştırmaların sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti. Adaylık kararlarının hangi verilere ve siyasi değerlendirmelere dayandığının açıklanmasını isteyen Sarı, geçmişte alınan kararların sorumluluğundan kaçınılmaması gerektiğini vurguladı.
Özgür Özel’in Cemil Tugay’ın adaylığı konusunda güçlü bir güvence verdiğini hatırlatan Sarı, Özel’in geçmişte kullandığı “Sütte leke var, Cemil Tugay’da leke yok” sözlerine dikkat çekti. Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından adaylık kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Sarı, Özel’in İzmir halkına karşı siyasi sorumluluk üstlenmesini istedi.
Sarı, “Özgür Özel, Tugay’a kefil olmuş ve ‘Sütte leke var, Cemil Tugay’da leke yok’ sözleriyle güçlü bir güvence vermiştir. Bugün gelinen noktada ise geçmişte alınan kararların sorumluluğu üstlenilmeli, İzmir halkına açık bir özeleştiri yapılmalı ve yanlış karar verildiği kabul edilmelidir” dedi.

Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi üzerinden hükümete eleştiri
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından merkezi hükümetin kente yönelik hizmetlerinin artabileceği yönündeki değerlendirmelere de değinen Müslim Sarı, böyle bir durumun ortaya çıkmasının hükümetin geçmişte İzmir’e yönelik yaklaşımını tartışmaya açacağını savundu.
Bir belediye başkanının iktidar partisine geçmesinin ardından kente daha fazla hizmet götürülmesi durumunda bunun siyasi açıdan önemli bir çelişki oluşturacağını belirten Sarı, belediye hizmetlerinin siyasi parti tercihlerine göre şekillendirilmemesi gerektiği yönündeki eleştirilerini dile getirdi.
Sarı, “Eğer bir belediye başkanı bir iktidar partisine geçiyor ve hizmet yağmuru yağıyorsa, bir defa burada çok büyük bir samimiyetsizlik, iki yüzlülük vardır. Şöyle soralım: O zaman hükümet gerçekten İzmirlileri cezalandırıyor. Cezalandırıldığının ispatı bu. Yani eğer bunu yapabiliyor idiyseniz, belediye başkanı sizde değil diye yapmıyorsunuz o halde. Şimdi bu açık bir itiraf” ifadelerini kullandı.
Siyasi kararların sorumluluğu üstlenilmeli
Cemil Tugay’ın adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Müslim Sarı, siyasette alınan kararların sonuçlarından hem kararları uygulayanların hem de bu kararları verenlerin sorumlu olması gerektiğini ifade etti. Geçmişte yapılan siyasi tercihlerin kamuoyu önünde sorgulanmasının önemine değinen Sarı, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin olağan bir uygulama hâline gelmemesi gerektiğini söyledi.
Sarı, siyasi kararların sorumluluğunu üstlenmemenin seçmen iradesinin değersizleşmesine ve siyasi etik anlayışının zayıflamasına yol açabileceğini savundu. Bu nedenle yalnızca parti değiştiren belediye başkanlarının değil, onları aday gösteren ve siyasi sorumluluk üstlenen yöneticilerin de hesap vermesi gerektiğini belirtti.
İzmir halkının kendi adına alınan siyasi kararların gerekçelerini ve sonuçlarını öğrenme hakkı bulunduğunu ifade eden Sarı, yaşanan gelişmelerin açıklamalarla geçiştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Sarı, “Siyasette alınan kararların sorumluluğunu taşımak ve sonuçlarına katlanmak esastır. Hiç kimse geçmişte verdiği kararların hesabını vermekten kaçınmamalıdır. Aksi takdirde belediye başkanlarının başka partilere geçmesi olağanlaşacak, seçmenin iradesi değersizleşecek ve siyasi etik daha da aşınacaktır” dedi.
Yaşanan sürecin bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Sarı, “Bu sürecin önüne geçebilmek için hem parti değiştirenlerin hem de onları aday gösterenlerin hesap vermesi gerekir. İzmir halkı, kendisi adına alınan siyasi kararların gerekçelerini ve sonuçlarını bilme hakkına sahiptir. Bu nedenle yaşananların üzeri sözlerle örtülmemeli, sorumlular açıkça konuşmalı ve kamuoyuna karşı gereken açıklamalar yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Tunç Soyer'in tahliyesini beklediklerini açıkladı
Kooperatif davası kapsamında tutuklu yargılanan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Müslim Sarı, Soyer’in CHP açısından değerli bir belediye başkanı olduğunu belirtti. Soyer’in İzmir’e hizmet ettiğini ve CHP’nin siyasi ailesi içerisinde yer almaya devam ettiğini ifade eden Sarı, tutukluluğunun kaldırılmasını beklediklerini söyledi.
Soyer’in 15 aydır cezaevinde bulunduğunu aktaran Sarı, bir sonraki duruşmasının 18 Kasım’da gerçekleştirileceğini hatırlattı. Söz konusu tarihte tutukluluk süresinin 16 aya ulaşacağını belirten Sarı, CHP olarak yargılama sürecini yakından takip ettiklerini ifade etti.
Partinin milletvekilleri, genel başkan yardımcıları, İzmir İl Başkanı ve avukatlarının dosyayla yakından ilgilendiğini söyleyen Sarı, dosyada yer alan iddiaların ve ispatlandığı öne sürülen suçların içeriğine hâkim olduklarını belirtti.
Sarı, “Başkanımız 15 aydır cezaevinde tutuklu bulunuyor ve 18 Kasım’da yeniden hâkim karşısına çıkacak. Bu tarih itibarıyla tutukluluk süresi 16 ayı bulacak. Cumhuriyet Halk Partisi olarak süreci yakından takip ediyoruz; milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, il başkanımız ve avukat arkadaşlarımız dosyaya hâkim” dedi.
Dosyadaki suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, bütün iddiaların gerçek ve ispatlanmış olduğunun kabul edilmesi durumunda dahi öngörülen cezanın infaz süresinin mevcut tutukluluk süresiyle karşılanabileceğini savundu.
“Tutukluluğun devamını gerektiren bir durum yok”
Tunç Soyer’in tutukluluğunun devam ettirilmesi için yeterli gerekçe bulunmadığını ileri süren Müslim Sarı, dosyadaki maddi delillerin ve tutuklama koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Soyer hakkında delil karartma ve kaçma şüphesini destekleyen bir durum bulunmadığını savunan Sarı, bilirkişi raporlarının dosyada kamu zararı olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü. Bu nedenle 18 Kasım’da gerçekleştirilecek duruşmada tahliye kararı verilmesini beklediklerini belirtti.
Sarı, “Ancak bu suçların tamamı gerçek ve ispatlanmış olsa bile öngörülen cezanın infaz süresi mevcut tutukluluk süresini karşılamaya yetmektedir. Başkanımızın tutuklu kalmasını gerektirecek güçlü bir maddi delil bulunmamaktadır. Gerek delil karartma ve kaçma şüphesi gibi tutukluluk koşulları gerekse dosyadaki maddi deliller açısından tutukluluğun devamını gerektiren bir durum söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.
Bilirkişi raporlarına da değinen Sarı, raporların kamu zararı bulunmadığını gösterdiğini savunarak Soyer’in tahliyesini talep ettiklerini söyledi. Sarı, bugüne kadarki tutukluluk süresinin de tahliye beklentilerini desteklediğini belirterek Soyer’in 18 Kasım’dan itibaren yeniden İzmirlilerle birlikte olacağına inandıklarını dile getirdi.
“Birileri AK Parti'ye geçerken birileri bedel ödüyor”
Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi ile Tunç Soyer’in tutukluluğunu birlikte değerlendiren Müslim Sarı, iki gelişme arasındaki siyasi farklılığa dikkat çekti. Belediye başkanlarının parti değiştirdiği bir dönemde Soyer’in hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmeden cezaevinde bulunduğunu belirten Sarı, bu durumu İzmir halkının değerlendirmesine bıraktıklarını söyledi.
Sarı, “Birileri AKP’ye geçerken birileri, kendilerine isnat edilen suçların gerçekliği henüz tartışılırken cezaevinde bedel ödüyor. Bu durumu İzmir halkının vicdanına havale ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Tunç Soyer’in tutukluluğunun kaldırılmasını ve yeniden siyasi çalışmalarına dönebilmesini beklediklerini ifade eden Sarı, Soyer’le ilgili sonraki siyasi süreçleri değerlendirmenin henüz erken olduğunu belirtti.
İzmir’de yerel yönetimler, parti değişiklikleri ve devam eden yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerini tamamlayan Müslim Sarı, gündemde konuşulması gereken başka konular ve yöneltilmesi gereken sorular bulunduğunu da söyledi. Sarı, bazı başlıkları basın toplantısının soru-cevap bölümünde daha ayrıntılı ele almak istediğini belirterek açıklamalarını tamamladı.





