Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlıkları devam eden çerçeve yasaya şehit yakınları ve gaziler sert tepki gösterdi. Yasanın çıkması halinde içeriğinde yer aldığı iddia edilen ve PKK Terör Örgütü üyelerine denetimli serbestlik ile özlük haklarının geri verilmesi gibi maddeler tartışmalara yol açarken evlatlarını şehit eden katiller ile aynı kefeye koyulduklarını söyleyen Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu ise "Biz bu yasayı asla kabul etmiyoruz" dedi.

Erdem Çerçioğlu

‘Meşruiyet kazandırır’

Kamuoyuna yansıyan yasal düzenleme taslakları ve yürütülen tartışmalar üzerine Ankara Güvenpark'ta bir araya gelen şehit yakınları ve gazilerin tepkilerini 23 gündür aralıksız sürdürdüğünü belirten Çerçioğlu, yasa tasarısının 'toplumsal barış' ve 'eşitlik' adı altında terör örgütü mensuplarına meşruiyet ve kamusal haklar kazandırmayı hedeflediğini dile getirdi. Çerçioğlu, "Çerçeve Yasa ile 'gerilla anneleriyle asker anneleri ağlamayacaklar' diyorlar. Peki bu neyi getirir? Bu durum doğrudan eşitliği getirir! Eğer siz burada bir eşitlik uygulayacaksanız; yarın içeriden çıkan o canilere de aynı hakları uygulayacaksınız demektir. Onlara da iş hakkı tanınacak, maaş bağlanacak ve normal hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam edecekler demektir. Çerçeve yasa eşitlik değil, vicdansızlıktır. Çerçeve yasa barışı değil katili savunmaktır” şeklinde konuştu.

Katil ile aynı işte

Yasa tasarısı kapsamında terör örgütü mensuplarına verilmesi planlanan özlük haklarına ve kamuda istihdam imkanlarına sert tepki gösteren Erdem Çerçioğlu, "Bizi o katil teröristler ile aynı kefeye koyuyorlar. 40 yıldır bu ülkenin gariban vatandaşlarını, bu milletin öz evlatlarını savaştırdıkları terör örgütünü feshetme noktasında; bu sefer tutup teröristlerin tamamına özlük hakları veriyorlar. Onları sanki bu ülkenin normal birer vatandaşıymış gibi kabul edip iş hakkı tanıyor ve kamuda istihdam sağlıyorlar. Bu durum şehit annesiyle evladının katilini aynı iş yerinde yan yana çalıştırmayı getiriyor. Böyle bir tabloyu bu milletin vicdanı nasıl kabul edebilir. Biz bu yasayı asla kabul etmiyoruz” dedi.

‘Yüreğiniz yetiyorsa’

İktidarın ve ilgili kurumların "Şehit aileleri süreci destekliyor" yönündeki söylemlerine de karşı çıkan Çerçioğlu, kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını iddia ederek, "Biz buna tabii ki sonuna kadar karşıyız. Hükümet yanına aldığı 3-4 tane yandaş dernek, vakıf ve özenle seçilmiş 3-5 şehit ailesi veya gaziyle hareket ediyor. Sanki tüm Türkiye’deki şehit aileleri ve gaziler bu süreci destekliyormuş gibi bir hava yaratıyorlar. 'Şehit ailelerimizle görüştük, terörsüz Türkiye’ye destek veriyorlar' diyerek kamuoyunu yanıltıyorlar. Biz Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği olarak Ankara Güvenpark’ta tam 23 gündür eylemdeyiz. Buradan açıkça iddia ediyorum; bu olayı yürekleri yetiyorsa sandığa, referanduma götürsünler. Sandıktan en az yüzde 90 'hayır' oyu çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

‘Evladını öldürenle barış olmaz’

Eylem alanında bulunan 300'ü aşkın şehit yakını ve gazinin tek bir ses olarak tasarıya karşı durduğunu vurgulayan Çerçioğlu, “Kim çoluğunun çocuğunun katiliyle eşit olmayı ister? Kim kendini yaralayan, vatan savunmasında organlarını kaybettiği insanlarla eş tutulmayı, onların cezalarının affedilmesini veya cezasızlıkla son bulmasını kabul edebilir? Ben 20 yaşında gencecik bir vatan evladının ayağını, kolunu kopartacağım; ben senin iki gözünü elinden alıp hayatını karartacağım, ondan sonra da geleceğim karşına 'Haydi gel seninle barışalım' diyeceğim... Olur mu böyle bir şey? Biz bunu asla ama asla kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Kutuya Yaren Nur Kaplan

‘İptal davası açılabilir’

Yaren Nur Kaplan (Avukat): Öncelikle belirtmek isterim ki bu değerlendirmeyi tamamen hukuki bir bakış açısıyla yapıyorum. Terör suçları gibi kamu düzenini, milli güvenliği ve toplumsal vicdanı doğrudan ilgilendiren konularda yapılacak her düzenlemenin Anayasa’nın hukuk devleti ve eşitlik ilkesi başta olmak üzere ceza hukukunun temel prensiplerine uygun olması gerekir. Yalnızca PKK mensuplarına yönelik özel bir infaz veya denetimli serbestlik rejimi öngörülmesi, hukukçuların tartıştığı bir konudur. Bunun nedeni Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi ve ceza hukukunun genel ilkeleridir. Devlet, kamu yararı ve meşru bir amaç (örneğin silahsızlanma veya çatışmanın sona erdirilmesi) gerekçesiyle belirli bir gruba özel düzenleme yapabilir. Ancak bu farklı muamelenin objektif, makul ve ölçülü bir nedene dayanması gerekirken mutlak çözüm hedeflenmeli. Aksi hâlde eşitlik ilkesine aykırılık iddiaları gündeme gelebilir ve hazırlanan yasa bahsettiğimiz tüm gerekçelerle iptal davasına konu olabilir.”

Kaynak: Ayselin Uzun