İzmir’in önemli turizm merkezlerinden Çeşme’ye bağlı Ilıca Mahallesi’nde, geçmişi 77 yıl öncesine uzanan geleneksel bayramlaşma töreni bu yıl da gerçekleştirildi. İlk kez 1949 yılında yapılan ve uzun yıllar ara verilmesinin ardından 2006 yılında yeniden başlatılan etkinlik, Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde Ilıca Taş İskele’de düzenlendi.
Ilıca Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen bayramlaşma programında mahalle sakinleri bir araya gelerek bayramlaştı. Etkinlikte eski dostluklar tazelenirken, bayramın birlik ve beraberlik ruhu paylaşıldı. Katılımcılara lokum ikram edilen program samimi görüntülere sahne oldu.
Bayramlaşma törenine Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediye meclis üyeleri, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Ilıca Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Fatma Baykal İğşen, Ilıca Mahallesi Muhtarı Kamil Baykal, 1949 yılındaki ilk bayramlaşmadan hayatta kalan tek kişi olan Bahri Uysal, geleneğin yeniden başlamasına öncülük eden Dursun Santürk, Ilıcalı yazar Mehmet Culum ve çok sayıda vatandaş katıldı.
2006 yılında yeniden başladı
1949 yılında gerçekleştirilen ilk toplu bayramlaşma törenine çocuk yaşta katılan ve o günden günümüze hayatta kalan tek kişi olan Bahri Uysal, geleneğin başlangıç sürecini anlattı. Uysal, 1949 yılının sonbaharında bir bayram günü amcası Kenan Uysal’ın öncülüğünde Ilıcalıların bir araya geldiğini belirterek, o dönemde nüfusun daha az olmasına rağmen insanların birbirlerini daha yakından tanıdığını söyledi. Bu buluşmanın zamanla gelenek haline geldiğini ifade eden Uysal, daha sonra uzun yıllar devam edemeyen etkinliğin, Dursun Santürk’ün çabalarıyla 2006 yılında yeniden başladığını dile getirdi. Pandemi dönemi dışında her Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde aynı noktada buluştuklarını belirten Uysal, belediye başkanlarının da kendilerini yalnız bırakmadığını söyledi.
Miras yaşatılıyor
Bayramlaşma geleneğinin yeniden başlamasına öncülük eden Dursun Santürk de yaptığı konuşmada, Ilıca’nın köklü kültürel değerlerinden birini yaşatmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Santürk, etkinliğin yalnızca bir bayramlaşma olmadığını, aynı zamanda geçmişle buluşma ve büyüklerden kalan bir mirası yaşatma anlamı taşıdığını söyledi. 1949 yılında başlatılan geleneğin Ilıca’nın dayanışma kültürünün önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Santürk, yıllar içinde unutulmaya yüz tutan bu geleneği arkadaşlarıyla birlikte 2006 yılında yeniden canlandırmaya karar verdiklerini anlattı. İlk yıllarda birkaç kişiyle başlayan buluşmanın zamanla yüzlerce kişinin katıldığı önemli bir etkinliğe dönüştüğünü ifade etti.
Santürk, geleneğin bugünlere ulaşmasında emeği bulunan herkese teşekkür ederek, geçmişi yeni nesillere aktaran büyüklerin, etkinliğe sahip çıkan derneğin, belediye yönetiminin, muhtarlığın ve her yıl katılım sağlayan Ilıcalıların bu sürece önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Bayramların insanları bir araya getiren, kırgınlıkları unutturan ve dostlukları güçlendiren özel günler olduğunu vurgulayan Santürk, bu geleneğin gelecek kuşaklara aktarılmasını temenni etti.
"Her geçen yıl büyüdü"
Yayımlanmış yedi kitabı bulunan Ilıcalı yazar Mehmet Culum da etkinlikte yaptığı konuşmada, yaklaşık 20 yıl önce Dursun Santürk’ün önerisiyle bayramlaşma buluşmalarının yeniden başladığını söyledi. İlk yıllarda yalnızca 30 ila 40 kişinin katıldığı ve sadece erkeklerin yer aldığı bir etkinlik olarak gerçekleştirilen bayramlaşmanın zamanla büyüdüğünü belirten Culum, daha sonra eşlerin de katılımıyla etkinliğin yüzlerce kişinin buluştuğu bir organizasyona dönüştüğünü ifade etti. Sosyal medyanın da duyurular açısından önemli katkı sağladığını belirten Culum, bugün Ilıca Kültür ve Sanat Derneği ile muhtarlığın bu geleneğe sahip çıktığını söyledi. Yılda bir kez de olsa dostlarla bir araya gelerek manevi duyguların paylaşıldığını ifade eden Culum, bayramların bu anlamda önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.



