Sosyal medyada son günlerin en hızlı yayılan trendlerinden biri, kullanıcıların ChatGPT’ye verdikleri basit bir komutla kendilerine ait karikatür görseller üretmesi oldu. “Benim ve yaptığım işin bir karikatürünü, benimle ilgili bildiğin her şeye dayanarak oluştur” gibi ifadelerle oluşturulan görseller kısa sürede viral hale gelirken, uzmanlar bu eğlenceli görünen akımın arka planında ciddi kişisel veri riskleri bulunduğuna dikkat çekiyor.
Daha iyi sonuç için daha fazla veri
Kullanıcılar, ortaya çıkan görselin kendilerine daha çok benzemesi için çoğu zaman yalnızca isim ve meslek bilgisiyle yetinmiyor. Profil fotoğrafları, iş tanımları, hobiler, günlük yaşam detayları ve hatta özel anekdotlar da modele aktarılıyor. Siber güvenlik uzmanlarına göre sorun tam da bu noktada başlıyor. Yapay zekâ sistemlerine yüklenen fotoğraf ve kişisel veriler, yalnızca o anki üretim için değil; sistemin eğitimi, geliştirilmesi veya analiz süreçleri için de kullanılabiliyor. Kullanıcı açısından bu verilerin uzun vadede nasıl saklandığı ya da hangi kapsamda işlendiği her zaman şeffaf biçimde anlaşılmayabiliyor. Uzmanlar, viral akımlarda bireylerin genellikle “sonucu iyileştirme” motivasyonuyla hareket ettiğini, ancak paylaşılan veri miktarının farkında olmadan arttığını vurguluyor. İlk sonuç beklentiyi karşılamadığında kullanıcılar daha fazla bağlam, daha ayrıntılı kişisel bilgi ve daha net görseller yükleyebiliyor. Bu da dijital ayak izinin büyümesine neden oluyor.
Kimlik hırsızlığı riski uyarısı
Siber güvenlik çevreleri, özellikle fotoğraf ve kişisel ayrıntıların birleşiminin ileride kimlik hırsızlığı, sahte profil oluşturma veya sosyal mühendislik saldırılarında kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Bir kullanıcının mesleği, bulunduğu şehir, hobileri ve yüz fotoğrafı gibi unsurlar bir araya geldiğinde, kötü niyetli kişiler için oldukça değerli bir veri seti ortaya çıkabiliyor. Uzmanlara göre “bir kez internete yüklenen veri”, kullanıcı kontrolünden büyük ölçüde çıkmış oluyor. Ayrıca sosyal medyada paylaşılan karikatür görselleri yalnızca yapay zekâ platformuyla sınırlı kalmıyor; kopyalanabiliyor, yeniden dağıtılabiliyor ve farklı bağlamlarda kullanılabiliyor. İçeriğin tamamen geri çekilmesi çoğu zaman mümkün olmuyor.
Veri politikaları ne söylüyor?
Yapay zekâ platformlarının gizlilik politikaları, kullanıcı içeriklerinin hizmet geliştirme, araştırma ve sistem iyileştirme amaçlarıyla kullanılabileceğini belirtiyor. Ayrıca bağlı şirketler ve hizmet sağlayıcılarla veri paylaşımına imkân tanınabiliyor. Her ne kadar kullanıcıların veri kontrolünü artırmaya yönelik ayarlar sunulsa da, uzmanlar çoğu kişinin bu ayarları aktif biçimde incelemediğini ve varsayılan seçeneklerle devam ettiğini ifade ediyor.
Daha güvenli katılım mümkün mü?
Uzmanlar, bu tür akımlara katılmak isteyenlerin bazı temel önlemleri göz önünde bulundurmasını öneriyor:
- Gerçek ve yüksek çözünürlüklü yüz fotoğrafları yüklememek
- Meslek ve kimlik bilgilerini genel ifadelerle sınırlamak
- Ev adresi, doğum tarihi, aile bilgileri gibi hassas verilerden kaçınmak
- Veri kullanım ayarlarını kontrol etmek
- Geçici sohbet veya veri kaydetmeyen modları tercih etmek
- Siber güvenlik uzmanlarının ortak uyarısı net: “Herkese açık paylaşmayacağınız bir bilgiyi, yapay zekâ komutuna da yazmayın.”
Eğlence ile risk arasındaki ince çizgi
ChatGPT karikatür akımı, dijital yaratıcılığın ve yapay zekânın gündelik hayata ne kadar hızlı entegre olduğunu gösteriyor. Ancak uzmanlara göre birkaç dakikalık viral bir paylaşım uğruna kişisel verilerin uzun vadeli etkilerini göz ardı etmek ciddi sonuçlar doğurabilir. Eğlenceli görünen dijital trendler, veri güvenliği açısından kalıcı izler bırakabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların yalnızca ortaya çıkan görsele değil, arka planda paylaştıkları bilgilere de dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor.





