CHP İlke ve Demokrasi Hareketi Kurucu ve Sözcüsü Örsan Kunter Öymen, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Öymen, söz konusu kararı kabul etmediklerini belirterek kararın yok hükmünde olduğunu savunduklarını ifade etti.
"Demokratik haklara müdahale"
Öymen açıklamasında, CHP 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının hukuka ve Yüksek Seçim Kurulu kararlarına aykırı olduğunu öne sürdü. Kararı kabul etmediklerini ve şiddetle kınadıklarını belirten Öymen, bu sürecin demokratik haklara yönelik bir müdahale olduğunu savundu.
Açıklamasında 18-19 Mart 2025 tarihinde yaşanan gelişmelere de değinen Öymen, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasının muhalefetin cumhurbaşkanı adayını belirleme hakkına yönelik bir girişim olduğunu iddia etti.
Öymen, 21 Mayıs 2026 tarihinde verilen mutlak butlan kararını da eleştirerek, bu kararın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden alma ve CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu göreve getirme amacı taşıdığını öne sürdü. Açıklamasında, CHP delegeleri ve üyelerinin seçme ve seçilme haklarının gasp edilmeye çalışıldığını savundu.
AK Parti iktidarının ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve genel başkanını belirleme hakkını kendisinde gördüğünü ileri süren Öymen, söz konusu girişimlerin seçimlerin işleyişine zarar verdiğini iddia etti. CHP’ye yönelik bu sürecin yalnızca partiye değil, anayasal düzene, demokrasiye, halk egemenliğine ve hukuk devletine yönelik bir müdahale anlamına geldiğini savundu.
"13 seçim kaybetti"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öymen, CHP’nin bu dönemde milletvekilliği seçimleri, cumhurbaşkanlığı seçimleri, belediye seçimleri ve referandumlar dahil olmak üzere toplam 13 seçimi kaybettiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu’nun hukuka aykırı şekilde göreve getirildiğini öne süren Öymen, bunun CHP’yi bölmek, zayıflatmak ve AK Parti’nin iktidarını sürdürmesine katkı sağlamak amacı taşıdığını iddia etti.
Öymen, Kılıçdaroğlu’nun partinin avukatlarını görevden aldığı, partinin meşru yönetiminin hesaplara erişimini engellediği, lojistik imkanlara el koyduğu ve CHP Genel Merkezi’ni polis güçlerine açtığı yönündeki iddialarını da açıklamasında dile getirdi. Bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten Öymen, kurultay sürecinin zamana yayıldığını ve parti yönetimiyle ilgili çeşitli pazarlıklara hazırlanıldığını öne sürdü.
Açıklamasının devamında Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerini sürdüren Öymen, Kılıçdaroğlu’nun masumiyet karinesini yok sayarak kendisini hakim yerine koyduğunu ve CHP’de ahlaki arınmadan söz etmesinin samimi olmadığını savundu. Adalet ve erdem kavramlarına vurgu yapan Öymen, iktidarla iş birliği yapmanın en büyük ahlaksızlıklardan biri olduğunu ifade etti.
Örsan Kunter Öymen, CHP içerisinde yaşanan gelişmelerin son yıllarda parti içinde kadrolaşma, parti içi demokrasi ve partinin ilkelerinden uzaklaşma gibi sorunların derinleştiğini gösterdiğini de belirtti. Bu sorunların zamanında çözülememesinin bugün yaşanan gelişmelere zemin hazırladığını savunan Öymen, son 16 yılda CHP’yi yöneten herkesin ciddi bir özeleştiri sürecinden geçmesi gerektiğini ifade etti.





