Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, il yönetimi, İzmirli Kadın Kolları Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ve ilçe kadın kolları başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantının ardından CHP İzmir Kadın Örgütleri adına ortak bir açıklama yaptı.
“Kurtuluş mücadelesini milletimizle birlikte kazanacağız”
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli değerlerine, bayrağına, vatanına ve milletine sahip çıkanlar olarak tarihi günlerin yaşandığı belirtilerek, kurtuluş mücadelesinin milletle birlikte kazanılacağı ve ülkenin bir kişinin zulmünden eninde sonunda kurtarılacağı ifade edildi.
CHP İzmir Kadın Örgütleri, doğru tarafta olduklarını belirterek Türk milletinin, aydın Türk kadınının, özgür Türk gençlerinin, çalışkan Türk köylüsünün, Türkiye Cumhuriyeti’nin, adaletin, hukukun ve demokrasinin yanında olduklarını vurguladı. Açıklamada, tam bağımsız ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir Türkiye’den yana olunduğu ifade edildi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin bağımsızlık mücadelesini örgütleyen, Cumhuriyet’i kuran ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu dünyaya ilan eden büyük bir siyasal mirasın taşıyıcısı olduğu belirtilen açıklamada, partiye yönelik müdahalelerin Cumhuriyet’in kurucu değerlerine, demokratik yaşama ve millet iradesine yönelmiş bir darbe olarak görüldüğü kaydedildi.
“Örgüt iradesine sahip çıkıyoruz”
Açıklamada, partinin demokratik işleyişine müdahale edildiği, örgüt iradesinin yok sayıldığı ve hukuksuzluk sarmalı üzerinden siyasal sonuçlar üretilmeye çalışıldığı öne sürüldü. Her adımda tedbir kararlarının gerekçe gösterildiği ve kurultay sürecinden kaçınıldığı belirtilirken, partinin demokratik mekanizmalarının işletilmemesinin yalnızca CHP’yi değil, milyonlarca yurttaşın anayasal haklarını ilgilendiren bir mesele olduğu ifade edildi.
CHP İzmir Kadın Örgütleri, kurultay delegelerinin iradesiyle seçilen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanında durmanın demokrasiye ve parti içi meşruiyete sahip çıkmanın gereği olduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu etrafında büyüyen toplumsal değişim talebinin, halkın adalet, eşitlik ve demokrasi özleminin ortak sesi olduğu ifade edilirken, yaşanan sürecin bir memleket, Cumhuriyet ve özgür Türkiye meselesi olduğu vurgulandı.
Olağanüstü kurultay talebi
Kadın örgütleri, demokrasinin yalnızca sandık günü yaşanmadığını, örgütlü mücadelenin ve eşit yurttaşlığın adı olduğunu belirterek, kadınların siyasal ve toplumsal yaşamda elde ettiği kazanımların ancak demokratik toplum ve hukuk devleti içerisinde güvence altına alınabileceğini ifade etti.
Açıklamada, iktidarın Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde baskı oluşturmaya çalıştığı öne sürülürken, Türk milletinin zamanı geldiğinde demokratik cevabını vereceği savunuldu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı belirleyecektir” sözüne yer verilen açıklamada, İzmir’in kurtuluşun ve kuruluşun hafızasını taşıyan Cumhuriyet kadınları olarak bağımsızlık ve demokrasi mücadelelerinin örgütlü halkın kararlılığıyla kazanıldığının bilindiği ifade edildi.
CHP İzmir Kadın Örgütleri, Cumhuriyet’i kuran iradenin yanında durduklarını belirterek, örgüte, halkın iradesine ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını demokrasiyle taçlandırma mücadelesine aynı kararlılıkla sahip çıkacaklarını kaydetti.
Açıklamada, anayasal düzenden, laik Cumhuriyet’ten, demokratik hukuk devletinden, kadınların eşit ve özgür yaşam mücadelesinden, örgüt iradesinden ve halk egemenliğinden vazgeçilmeyeceği vurgulanırken, CHP’nin geleceğini yine örgüt iradesinin belirlemesi gerektiği ifade edildi.
CHP’nin iradesinin mahkeme salonlarında değil örgütlerinde, kapalı kapılar ardında değil parti üyeleri ve kurultay delegelerinin özgür iradesiyle şekillenmesi gerektiğinin belirtildiği açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü Kurultayı’nın derhal gerçekleştirilmesi talep edildi.
Açıklamanın sonunda, seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte iktidar yolundan dönülmeyeceği vurgulanırken, açıklama “Yaşasın Özgür Cumhuriyet Halk Partisi” ve “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” ifadeleriyle sona erdi.





