Geçtiğimiz günlerde düzenlenen törende AK Parti’ye katılan ve rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taktığı İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe’nin konuğu oldu. Gelecek Partisi’nin feshedilmesinden Altılı Masa sürecine, 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nden AK Parti’ye geçişine ve Terörsüz Türkiye çalışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Bilici, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği destek konusunda yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Olgun Kızıltepe’nin, “Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanacağına inancınız var mıydı?” sorusunu yanıtlayan Bilici, seçim öncesinde yapılan birçok ankette dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanacağı yönünde sonuçlar bulunduğunu söyledi. Siyasette seçmenin kararının son ana kadar değişebildiğine dikkat çeken Bilici, merhum Süleyman Demirel’in “Son iki saat dahi çok önem arz ediyor” şeklindeki sözünü hatırlattı.
Bilici, seçim sürecinde Meral Akşener’in Altılı Masa’dan ayrılması ve ardından yeniden masaya dönmesinin de seçim sonuçlarını etkileyen gelişmeler arasında bulunduğunu ifade etti.

“Kazanamaması hayırlı olmuş”
Seçim sonrasında yaşanan gelişmelerin sürece bakışını değiştirdiğini belirten Mustafa Bilici, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki görüşmeye dikkat çekti.
Bilici, seçim sonrasında Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi Genel Başkanı ile yaptığı görüşmede yazılı olarak bazı sözler verdiğinin ortaya çıktığını, ancak Altılı Masa’da bulunan diğer beş genel başkanın bu mutabakattan haberdar olmadığını belirtti.
Bu gelişmenin ardından seçim sonucunu farklı değerlendirdiğini ifade eden Bilici, “Olan şeyde hayır vardır diyoruz” sözlerini kullandı ve Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanamamasının ardından ortaya çıkan tabloya bakıldığında sonucun “hayırlı olduğunu” düşündüğünü belirtti.
“Kılıçdaroğlu’na destek verdiğim için pişmanım”
Mustafa Bilici’ye, “Kılıçdaroğlu’na destek verdiğiniz için pişmanlığınız oldu mu?” sorusu da yöneltildi.
Bilici bu soruya üç kez “Evet” diyerek yanıt verdi.
Pişmanlığının temel gerekçesinin Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında yapıldığı belirtilen mutabakat olduğunu söyleyen Bilici, Zafer Partisi Genel Başkanı’na İçişleri Bakanlığı görevi verilmesine yönelik bir anlaşmanın imza altına alınmasını eleştirdi.
Bilici, “Zihin dünyama çok uzak olan Zafer Partisi’nin genel başkanına İçişleri Bakanlığı gibi bir görevin verileceği yönünde mutabakata varılması, bunu imza altına almaları ve yine bunu Altılı Masa’nın bileşenleri olan siyasi partilerin genel başkanlarından ve kamuoyundan gizlemiş olmaları elbet ki pişmanlık yaratmıştır” ifadelerini kullandı.
AK Parti’ye geçişine yönelik eleştirilere yanıt verdi
Mustafa Bilici, AK Parti’ye katılmasının ardından muhalefet tarafından kendisine yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi.
Demokrasilerde eleştirilerin doğal olduğunu ve eleştirilere müsamahalı yaklaşılması gerektiğini belirten Bilici, kendisine yöneltilen eleştirilerde haklılık payı bulunduğunu da kabul etti.
Bilici, milletvekillerinin hangi siyasi partiden seçilmişse o parti içerisinde görevlerini sürdürmelerinin en doğru yöntem olduğunu düşündüğünü ifade ederek, seçim sisteminde köklü bir değişiklik yapılması gerektiğini savundu.
2023 seçimlerine CHP listelerinden girdiklerini hatırlattı
Bilici, 2023 seçimlerinde Gelecek Partisi’nin kendi listesiyle seçime girmediğini belirterek, Altılı Masa çerçevesinde Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden aday olduklarını hatırlattı.
Aynı durumun DEVA Partisi ve Saadet Partisi için de geçerli olduğunu ifade eden Bilici, Gelecek Partisi’nin Türkiye genelindeki teşkilatlarının ve üyelerinin yapılan mutabakat doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verdiğini söyledi.
Bilici, “Tabii ki eleştiriler olacaktır, olmalıdır. Demokrasilerde eleştirilere müsamahalı davranmak gerektiğini düşünüyorum. Haklılık payları yok mudur, vardır ama seçim sisteminde köklü bir değişiklik yapılması gerektiğini savunanlardanım. Hangi siyasi partiden seçilmiş iseniz o siyasi partide devam etmeniz en doğrusudur” dedi.
Milli Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na dikkat çekti
Terörsüz Türkiye süreci ve süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Mustafa Bilici, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi bir görev üstlendiğini söyledi.
Bilici, komisyonun Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden bir meselesinin çözümüne yönelik önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ve görevini layıkıyla yerine getirdiğini düşündüğünü belirtti.
Kendisinin de komisyon üyesi olduğunu ifade eden Bilici, çalışmalar sırasında toplumun neredeyse tüm kesimlerini dinleme fırsatı bulduklarını söyledi.
Yurt dışındaki çözüm süreçlerini incelediklerini söyledi
Mustafa Bilici, komisyon çalışmaları kapsamında daha önce benzer çatışma ve çözüm süreçleri yaşayan ülkelere ziyaretler gerçekleştirdiklerini de anlattı.
Bu ülkelerde görev yapan yöneticiler, başbakanlar ve adalet bakanlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirten Bilici, söz konusu temasların kendileri açısından önemli bir deneyim olduğunu ifade etti.
Kendisini bölgenin bir evladı olarak tanımlayan Bilici, yaşanan acıları bilen biri olarak problemin çözülmesinin toplum ve Türkiye açısından taşıdığı önemi görebildiğini söyledi.
AK Parti’ye geçmeden önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede de bu konudaki düşüncelerini dile getirdiğini belirten Bilici, sürecin çok büyük bir adım olduğunu ve yasanın çıkmasının ardından yapılması gerekenlere ilişkin görüşlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktardığını ifade etti.
Mustafa Bilici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sürece katkı sunan siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.
Bilici ayrıca şehit aileleri ve gazilere de teşekkür ederek, komisyonda gerçekleştirilen görüşmelerde şehit yakınlarının, gazilerin ve yakınlarını kaybeden Cumartesi Anneleri’nin benzer talepler dile getirdiğini söyledi.
Bilici, bu görüşmeler sırasında tarafların “Biz bu acıları yaşadık, daha fazla acılar yaşanmasın, daha fazla evlatlarımızı kaybetmeyelim, bu problemi ne olur çözün” yönünde taleplerde bulunduğunu aktardı.
“Güçlü bir destek var”
Terörsüz Türkiye sürecine toplumun farklı kesimlerinden güçlü bir destek bulunduğunu ifade eden Bilici, sivil siyasetin ve Meclis’te grubu bulunan ya da bulunmayan neredeyse bütün siyasi partilerin sürece destek vermesini önemli bir avantaj olarak değerlendirdi.
Daha önce devlet ile örgüt arasında yaklaşık 12-13 kez görüşme gerçekleştirildiğini ancak bu süreçlerin sonuçsuz kaldığını söyleyen Bilici, bu kez kanunun çıkarılmasına kadar uzanan güçlü bir siyasi iradenin ortaya konulduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu iradenin yanı sıra örgüt liderinin tutumunun da süreç açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Mustafa Bilici, bundan sonraki sürece ilişkin beklentilerini de açıkladı.
İzleme kurulunun oluşturulduğunu belirten Bilici, Meclis’in de sürecin içerisinde olacağını ve çok sık aralıklarla bilgi alınacağını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde de bir izleme kurulu oluşturulacağını ifade etti.
Bilici, sürecin devamına ilişkin olarak, “6 ay içerisinde örgüt mensuplarının büyük bir kısmının kanundan faydalanarak ülkeye geleceği düşüncesini ben taşıyorum” ifadelerini kullandı.
Mustafa Bilici, açıklamalarında 2023 seçimlerindeki Altılı Masa deneyiminden AK Parti’ye geçişine, Kılıçdaroğlu’na yönelik pişmanlığından Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.





