CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, kamuoyunda geniş yankı uyandıran Gülistan Doku dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan, olayın yıllar sonra gündeme gelmesini adaletin gecikmesi olarak nitelendirirken, süreç boyunca etkin bir soruşturma yürütülmediği yönünde eleştirilerde bulundu.
Bakan, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması hepimizi mutlu etti. Ancak bu adaletin zaferi değil, 6 yıllık bir adalet utancı. 6 yıl boyunca bir aile feryat etti. Bir abla meydanlarda 'Gülistan nerede?' diye haykırdı. Ama ne kolluk, ne yargı, ne mülki idare kılını kıpırdatmadı. Bugün ortaya çıkıyor ki, şüpheli şahıs Gülistan'ın son sinyal verdiği yerden defalarca geçmiş. Tunceli gibi küçücük bir kentte, kişinin bazını tespit edebileceğiniz bir şehirde, valinin oğlunun baz eşleşmesini 6 yıl boyunca bulamamışlar. Bulamamış değiller, bulmak istememişler. Cinayeti örtbas etmişler. Gülistan Doku ile ilgili Meclise soru önergesi verdim. Ali Yerlikaya'ya önergemde her şeyi sordum. Görüyoruz ki Soylu döneminde yapıldığı iddia edilen hiçbir şey yapılmamış. Verdikleri kayıtta HTS kayıtları incelendi diyorlar. Hani nerede? Valinin oğlunun kayıtları dosyada yok. Gözaltına alınanlara bakın: Vali, valinin oğlu, valinin koruma müdürü, ihraç edilmiş polis, hastanenin başhekimi... 21 yaşında üniversite öğrencisi bir kız çocuğunu güvende tutması gereken devletin her kademesi, kamuoyuna yansıyan iddialara göre bu cinayeti örtbas etmiş. Bu ülkede valiye, savcıya, kolluk kuvvetlerine, başhekime güvenmeyeceksek kime güveneceğiz? Yeni atanan savcı Ebru Cansu gelmese demek ki adalet de olmayacaktı. ‘Ucu nereye dayanırsa dayansın' demek, Gürlek'ten önceki Adalet Bakanları Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül, Yılmaz Tunç'un da ucunun dayanacağı yeri düşünerek bu dosyayla ilgili işlem yapmamış demek. Onlar da töhmet altında, onların da açıklama yapması gerekir. 6 koca yıl geçti. Ailenin gitmediği yer, çalmadığı kapı kalmadı. O yürek burkan feryadı, bu yaşanan hukuksuzluğu sonuna kadar takip ettik, takip edeceğiz. Çünkü bu dosya yalnızca Gülistan'ın dosyası değil. Bu dosya, Türkiye'de devletin kendi vatandaşına borcunu ödeyip ödemediğinin dosyasıdır.




