Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ülkede tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birinin yaşandığını savunarak, enflasyonun artık yalnızca ekonomik bir gösterge olmaktan çıktığını, toplumsal yapıyı da sarsan bir unsura dönüştüğünü ifade etti. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, emekli maaşlarının büyükşehirlerde barınma maliyetleri karşısında yetersiz olduğunu dile getiren Güç, ücretlerin yılın ilk aylarında enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Gençlerin gelecek umudunu kaybettiğini, esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve ihracatçının ciddi baskı altında olduğunu belirterek, ülkede planlama eksikliği, liyakat sorunu ve güven kaybı yaşandığını savundu.

Belediyelerimize yüklenerek gerçekleri örtemezsiniz

AK Parti iktidarının ekonomik tabloyu perdelemek için CHP’li belediyeleri hedef aldığını ileri süren Güç, merkezi yönetimin ekonomi politikalarındaki başarısızlığın faturasını yerel yönetimlere kesmeye çalıştığını iddia etti. CHP’li belediyelerin sosyal belediyecilik anlayışıyla halkın yanında olduğunu belirterek, bu nedenle projelerin engellendiğini, kredilerin geciktirildiğini ve belediye başkanlarının hedef alındığını söyledi. İzmir üzerinden siyaset üretildiğini savunan Güç, ülke ekonomisinin yönetiminin merkezi hükümette olduğunu hatırlatarak, bütçe ve yatırım planlamasında İzmir’in yeterli payı almadığını ileri sürdü.

Ekonominin düzelmesi gerekiyor, onu da beceremediniz

İzmir’de yürütülen projelere ilişkin eleştirilere de yanıt veren Güç, yerel yönetimlerin teknik kapasitesinin yeterli olduğunu, asıl sorunun mali kaynakların kısıtlanması olduğunu savundu. Belediyelerin öğrencilere sıcak yemek, emekçilere çorba, dar gelirli ailelere sosyal destek sağladığını; kent lokantaları, aşevleri, gençlik merkezleri ve altyapı yatırımlarıyla hizmet üretmeye devam ettiğini dile getirdi. Ülke ekonomisinin düzelmeden yerel hizmetlerin kalıcı rahatlama sağlamasının mümkün olmadığını belirten Güç, merkezi yönetimin belediyelerin mülkiyetine yönelik adımlarını ve limanların Varlık Fonu üzerinden satışa çıkarılmasını da eleştirdi. Kamu varlıklarının elden çıkarılmasının kalkınma anlamına gelmeyeceğini savunan Güç, stratejik tesislerin satışının günü kurtarma yaklaşımı olduğunu öne sürdü.

Kentsel dönüşümden söz etmek kolay ama gerçekçi değil

Kentsel dönüşüm tartışmalarına da değinen Güç, vatandaşın alım gücünün düştüğünü ve uygun finansmana erişimin zorlaştığını ifade etti. Ekonomik güven ortamı sağlanmadan dönüşüm projelerinin sürdürülebilir olmayacağını belirtti. Orman vasfındaki alanlara ilişkin düzenlemelere de karşı çıkan Güç, doğal varlıkların korunmasının kamu sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Bu memleket satışla değil, üretimle büyür

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin satış politikalarıyla değil üretim ve planlamayla kalkınabileceğini savunan Güç, ülkede yönetim anlayışında değişime ihtiyaç olduğunu belirtti. CHP iktidarında planlı ve şeffaf bir yönetim modeliyle ekonomik toparlanmanın sağlanacağını ifade ederek, çözümün polemik değil programlı kalkınma olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Bülten