CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Erkut Tamay, İzmir Alsancak Limanı’nın işletme modelindeki değişiklik ve limanın geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. İzmir’in deniz, kara ve hava ulaşım altyapısının kenti uluslararası bir lojistik merkez haline getirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Tamay, limanın işletmesinin devrinden önce yatırım ihtiyaçlarının ele alınması gerektiğini söyledi.
Tamay, “Hükümetin önceliği İzmir Alsancak Limanı’nın işletmesini devretmek değil, limanı Rotterdam Limanı ve Hamburg Limanı kadar güçlü hale getirmek olmalıydı” ifadelerini kullandı.
Türkiye limanlarında 2025 yılında 553,3 milyon ton yük ve yaklaşık 14 milyon TEU konteyner elleçlendiğini belirten Tamay, Aliağa liman bölgesinin yatırımlarla Türkiye’nin önemli liman ve sanayi merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti. İzmir Alsancak Limanı’nda da gerekli yatırımların yapılması durumunda kapasite artışı sağlanabileceğini ifade etti.
İzmir için bütünleşik lojistik sistem çağrısı
İzmir’in önünde önemli bir fırsat bulunduğunu söyleyen Tamay, Aliağa’daki liman ve sanayi kapasitesi ile İzmir Alsancak Limanı’nın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Tamay, İzmir’in kuzeyinden kent merkezine, buradan kara, demiryolu ve hava bağlantıları aracılığıyla Türkiye’nin iç bölgelerine ulaşan bütünleşik bir lojistik sistem kurulması gerektiğini belirtti.
Limanın büyümesinin önündeki sorunlardan birinin sığlaşma olduğunu ifade eden Tamay, büyük tonajlı ve yeni nesil gemilerin yanaşmasına olanak sağlayacak kanal derinleştirme yatırımlarına öncelik verilmesini istedi. Konteyner sahalarının genişletilmesi, teknolojik altyapı ile vinç ve ekipman sistemlerinin modernize edilmesi gerektiğini belirten Tamay, konteyner limanının elleçleme kapasitesinin yatırımlarla 2 milyon TEU seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu.
“İşletme modelini değiştiriyorsanız ön koşulu yatırım olmalıydı”
İzmir Alsancak Limanı’nda 1 Ağustos 2026 itibarıyla yeni işletme modeline geçildiğini hatırlatan Tamay, işletme modelindeki değişikliğin limanın yatırım ihtiyaçlarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.
Limanın mülkiyetinin Türkiye Varlık Fonu’nda kaldığını, yük limanının işletme faaliyetlerinin ise özel bir firma tarafından yürütüleceğinin resmi olarak açıklandığını belirten Tamay, işletmenin özel bir firmaya verilmesinin tek başına mevcut sorunları çözmeyeceğini savundu.
Tamay, “Asıl önemli olan, İzmir Limanı için yıllardır ihtiyaç duyulan yatırımların ivedilikle yapılmasıdır. İzmir’in beklentisi değişmemiştir: İzmirliler; kapasitesi artan, teknolojik altyapısı yenilenen, büyük tonajlı gemilere hizmet verebilen ve Avrupa’nın önemli limanlarıyla rekabet edebilen bir İzmir Alsancak Limanı istiyor” dedi.
Yatırım programının açıklanmasını istedi
İşletmeci tarafından uygulanacak yatırım ve dönüşüm programının kamuoyuna açık ve ölçülebilir şekilde ortaya konulmasını isteyen Tamay, Hamburg ve Rotterdam limanlarını örnek gösterdi.
Konteyner elleçleme kapasitesinin en az 2 milyon TEU seviyesine çıkarılması gerektiğini ifade eden Tamay; konteyner sahalarının genişletilmesi, operasyonel vinç ve ekipman sistemlerinin yenilenmesi ve teknolojik altyapının yapay zekâ destekli modern sistemlerle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tamay ayrıca yatırımların hangi takvimle, hangi kaynaklarla ve hangi hedefler doğrultusunda gerçekleştirileceğinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Sığlaşma sorununa dikkat çekti
İzmir Alsancak Limanı’ndaki sığlaşma sorununa da değinen Tamay, büyük tonajlı ve yeni nesil konteyner gemilerinin limana yanaşabilmesi için kanal ve yaklaşım derinliğine yönelik yatırımların gecikmeden başlatılması gerektiğini ifade etti.
Dönüşüm programının kamunun ilgili kurumlarının gözetiminde yürütülmesi gerektiğini belirten Tamay, limanın modernizasyonunda çevresel sürdürülebilirliğin de dikkate alınmasını istedi.
Rotterdam ve Hamburg gibi limanlarda liman altyapısı, demiryolu, karayolu ve lojistik merkezlerin birlikte planlandığını söyleyen Tamay, İzmir’de de benzer bir yaklaşım benimsenmesi çağrısında bulundu.
Merkezi ve yerel yönetime çağrı
Tamay, işletmecinin liman içindeki yatırımları gerçekleştirirken merkezi hükümet ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendi sorumluluk alanlarındaki çalışmaları yürütmesi gerektiğini belirtti.
Ulaşım, demiryolu bağlantıları, erişim yolları ve İzmir Körfezi’ndeki çevresel sorunlara ilişkin yatırımların birlikte ele alınmasını isteyen Tamay, limanın operasyonel geleceği, derinleşme ihtiyacı ve çevresel sürdürülebilirliğinin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“İzmirli vergisinin karşılığını almalı”
İzmir’in Türkiye ekonomisine üretim ve vergi yoluyla önemli katkı sunduğunu belirten Tamay, kentten toplanan vergilerin yatırım ve hizmet olarak İzmir’e daha güçlü biçimde dönmesini istediklerini ifade etti.
İzmir’in jeopolitik konumu, üretim gücü ve ulaşım altyapısına dikkat çeken Tamay, İzmir Alsancak Limanı’nın mevcut potansiyelinin gerisinde kaldığını savunarak soruna kalıcı çözüm bulunması gerektiğini dile getirdi.
Tamay, açıklamasının sonunda İzmir Alsancak Limanı için yatırım taahhütlerinin ve uygulama takviminin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Aliağa’daki liman ve sanayi kapasitesi ile İzmir Limanı’nın birbirini tamamlayan bir sistem haline getirilmesi gerektiğini belirten Tamay, limanların kara ve demiryolları, Adnan Menderes Havalimanı’nın ise hava lojistiğiyle etkin biçimde entegre edilmesi çağrısında bulundu.
Tamay, merkezi hükümet, yerel yönetimler, iş dünyası ve üniversiteler dahil tüm paydaşlara İzmir’in lojistik kapasitesinin geliştirilmesi için iş birliği çağrısı yaptı.





