İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından yayımlanan Şubat ayı iş cinayetleri raporu, Türkiye’de çalışma hayatındaki riskleri bir kez daha gündeme taşıdı. Rapora göre 2026 yılının Şubat ayında en az 126 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. Yılın ilk iki ayına ilişkin veriler değerlendirildiğinde ise iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısının 281’e ulaştığı görüldü. Raporu değerlendiren CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, yaşanan ölümlerin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bir ay içinde yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği bir ülkede bunun kaza olarak nitelendirilemeyeceğini ifade eden Yıldız, tablonun denetimsizlik, güvencesizlik ve kuralsız çalışma düzeninin sonucu olduğunu dile getirdi.
En fazla ölüm inşaat ve taşımacılıkta
İSİG verilerine göre Şubat ayında en fazla iş cinayeti 27 ölümle inşaat sektöründe meydana geldi. İnşaatı 21 ölümle taşımacılık sektörü izlerken, ticaret-büro-eğitim işkollarında 12 işçi yaşamını yitirdi. Sektörel dağılım incelendiğinde sanayi alanında 49, hizmet sektöründe 40, inşaat sektöründe 30 ve tarım sektöründe 7 işçinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Ölümlerin nedenleri arasında trafik ve servis kazaları ilk sırada yer aldı. Bu kazalarda 36 işçi yaşamını yitirirken, yüksekten düşme nedeniyle 19, ezilme ve göçük nedeniyle ise 18 işçi hayatını kaybetti.
Sendikasız çalışma dikkat çekti
Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici veri ise sendikalaşma oranı oldu. Şubat ayında hayatını kaybeden işçilerin yalnızca birinin sendika üyesi olduğu, 123 işçinin ise sendikasız çalıştığı belirtildi. CHP’li Yıldız, işçilerin örgütsüz bırakılmasının güvencesiz çalışmayı yaygınlaştırdığını ifade ederek iş güvenliği kurallarının uygulanmadığı ve denetimlerin yetersiz kaldığı ortamlarda iş cinayetlerinin kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı.
Deprem bölgesinde işçi ölümleri
Raporda ayrıca 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa çalışmalarının sürdüğü deprem şehirlerinde son üç yılda en az 296 işçinin hayatını kaybettiği bilgisine de yer verildi. Yıldız, deprem bölgelerinde yoğun çalışma temposu, taşeron sistemi ve güvencesiz çalışma koşullarının işçi ölümlerini artırdığına dikkat çekti. Yeniden inşa sürecinin insan hayatını hiçe sayan bir çalışma düzeniyle yürütülemeyeceğini ifade ederek, iş güvenliği önlemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“İşçinin hayatı maliyet kalemi değildir”
CHP’li Yıldız, iş cinayetlerinin önlenmesi için etkin denetim mekanizmalarının kurulması, iş güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesi ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de hiç kimsenin ekmeğini kazanmak için hayatını riske atmak zorunda kalmaması gerektiğini vurgulayarak, güvenli ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.





