Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması"nda konuştu.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
Tarım ekosistemi buluşmalarının beşincisinde sizlerle beraber olmaktan, siz kardeşlerimle hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Programı teşrif eden misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin şahsında aziz İstanbul'umuzdan ülkemizin dört bir yanındaki çiftçi kardeşlerimin her birini özellikle selamlıyor, sevgilerimi gönderiyorum. Buluşmamıza vesile olan, 1863'ten bu yana tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankamızı canı gönülden tebrik ediyorum.
Değerli kardeşlerim, toprağın bitirdiği her ürünü; sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir. Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özelliğidir ve özeti gibidir.
"TABİAT NANKÖRLÜK ETMEZ; KENDİNE NANKÖRLÜK EDENİ DE AFFETMEZ"
Toprak için "ana" tabirini kullanmamız laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır.
Evet; tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler; ancak toprağın, rüzgârın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar ve o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur. Pek çok özelliğinin yanında bir "nimet medeniyeti" de olan Türk medeniyetinin varislerinin başında değerli çiftçilerimiz vardır. Soframızdaki ekmeğimizden bulgurumuza, peynirimizden zeytinimize kadar hemen her gıdada çiftçilerimizin emeği ve alın teri bulunuyor. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim çalışmalarınızı daha da bereketlendirsin diyorum.
Değerli kardeşlerim, tabiat nankörlük etmez; kendine nankörlük edeni de affetmez. Küresel düzeyde karşılaştığımız iklim krizi ve afetlerin, modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu olduğunu sizler de görüyorsunuz. Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig'de bakınız ne diyor: "İnsan kirlenirse su ile yıkanır; su kirlenirse ne ile yıkanır?"
İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın ve havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz. Tarım alanlarının ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini hep birlikte çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet, bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur.
Türkiye, hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biridir. Nitekim son yıllarda ciddi kuraklıklar yaşadık, büyük orman yangınlarıyla mücadele ettik.
"AÇIKLANAN VERİLER EKONOMİMİZE HAYIRLI UĞURLU OLSUN DİYORUM"
Bu sabah, biliyorsunuz, haziran ayı ihracat rakamlarımız açıklandı. 2026 Haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre %21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Haziran dönemi ihracatımız %3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise %23,3 oranında artarak 2,8 milyar dolar oldu. İlk altı ayın toplamı da %3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık. Bu yılın ilk altı ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde haziran ayı enflasyon oranı %0,99 geldi. Açıklanan veriler ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum.
ERDOĞAN MÜJDEYİ KÜRSÜDEN DUYURDU
Değerli kardeşlerim, sevgili çiftçilerimiz; şimdi de geliyorum tarım sektörümüzü sevindirecek haberlerimize.
İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Kredilerinde iki yıl anapara ödemesiz, on yıla kadar vadeyle, öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz; atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız.
Üçüncü olarak tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde destekliyor, çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, 8 yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.





