İzmir genelinde yaz aylarında 6 bin ton, kışın ise 5 bin ton evsel atık çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu atıkların 2 bin 500 tonunu Manisa’ya, kalan kısmı ise bölerek Ödemiş ve Bergama’ya götürerek vahşi depolama yöntemiyle depoluyor. Ancak Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun geçtiğimiz aylarda yaptığı, “İzmir’in çöpünü sonsuza kadar alamayız” açıklaması, çöpün olası bir kabul edilmeme durumunda büyük bir krizin başlayacağı anlamına geliyor. Olası krizi doğrulayan AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, 9 ay önce İzmir Valiliği’nde konuyla ilgili toplantı yapıldığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yardımcı olacakları yönündeki açıklamasına rağmen hiçbir adım atılmadığına dikkat çekerek, “Ağustos böceği” benzetmesi yaptı.

“TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR”
Toplantıda yeni çöp tesisi yapılması konusunda mutabakata varıldığını belirten Kaya, şunları söyledi: “Toplantıda ilk olarak Yamanlar bölgesine yeni bir tesis yapılması konusunda mutabakat sağlanmıştı. Çalışmanın başlayacağı söylenmişti. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi Mahalli İdareler İl Müdürlüğü’nden Bornova ve Çiğli’den alanlar talep etmişti. Ancak bununla ilgili de bir adım atılmadı. 9 aydır konuşuyoruz ama sadece konuşuyoruz. İcraat yok. İzmir için felaket çanları çalıyor. Bu işin çözümü belli, aksiyon alınması gerekiyor. Ne yazık ki Büyükşehir Belediyesi harekete geçmiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum, Büyükşehir Belediyesi’ne yardımcı olacağını söyledi. Ama onlarda çözüm üretme noktasında bir irade yok.”

YILDIZ: “ELLERİNDE EYLEM PLANI YOK”
İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız da, Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili eylem planı olmadığını iddia ederek, “Biz meclis olarak belediyeye Bergama’daki depolama alanı için kapasite artışı konusunda yetki verdik. Ama bu geçici bir çözüm. Yarın ‘Manisa, ben çöpünüzü almıyorum’ dese büyük bir kriz kucağımızda olur. Ne yazık ki Büyükşehir Belediyesi’nin elinde planlama yok, kaynak yok. Popülist politikalar dışında üretilen bir şey yok. Şişirilmiş kadrolarla iş üretmeye çaşıyorlar. O da üretilmiyor. “Bir şey olmaz’ diye bekleye bekleye süreci bu noktaya getirdiler” diye konuştu.





