Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Aile ve Nüfus Yılı Programı'nda açıklamalarda bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan boşanma oranlarına dikkat çekerek ,''Doğurganlık hızı düşmektedir. Rakamlar tedirgin edici'' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanları:

"10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Şu bir gerçek ki bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve nüfus on yılı vizyon belgemiz bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor, ülkemiz milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum."

''ANA DEVLET OLMAK TESADÜF DEĞİLDİR''

"Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan aile Türk toplumunun temelidir ilkesi hem bir hükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir. Evet Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başarmıştır. Vatanımızın bu ifade önemli, ana vatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir."

EN AZ 3 ÇOCUK VURGUSU

"Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. Aslında buna yeni de başlamadık. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu.

Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Bakınız bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz aynı zamanda 1960 'lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz."

DOĞURGANLIK ORANLARINDA RİSK

"Mesela doğurganlık hızımız 2017'den itibaren yenilenme seviyesi olan yüzde 2,1 altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014'te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken. 2023'te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk, evin neşesi, bunun yanında kızdan torun, bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür. Yaşlı nüfus oranımız 11,1'e yükseldi. Kırsalda yaşlı nüfus çocuk oranını geçmiş durumda. 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı % 79, erkeklerde % 94'tür. Türkiye'de ortalama 35, Avrupa'da 45 oldu."

YUVA KURACAK GENÇLERE DESTEKLER

"Aile ve gençlik fonunu önce deprem bölgemizde ardından tüm Türkiye'de hayata geçirdik. 2026 yılında kredi tutarını artırdık ve şartları kolaylaştırdık. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık destek tutarını 250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlerimize iki yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli kredi sağlıyoruz. 1 Ocak 2025 itibariyle doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik. Yarı zamanlı çalışma yönetmeliğini yürürlüğe koyduk sosyal konutlardan yararlanmada üç ve daha fazla çocuklu ailelerimize öncelik tanıdık. En son biliyorsunuz doğum izni sürelerini yeniden düzenledik dün yürürlüğe giren kanuna göre çalışan anneler Doğum izinlerini artık 24 hafta olarak kullanabilecek. Düzenleme ile özel sektör çalışanlarının babalık iznini kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkardık. Ayrıca koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı tanıdık. Burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum. 2025 aile yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdık. Şimdi bunu bir üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. Bu amaçla 2026 -2035 dönemini aile ve nüfus 10 yılı olarak belirledi.

Kaynak: Tgrt