Antalya’da görev yapan Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş, doğuştan mücadele ettiği Caroli hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 66 gündür tedavi altında bulunan Taş’ın yaşamını yitirdiği bildirildi.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş’ın kardeşi olan Gadem Taş’ın cenazesinin, 24 Nisan Cuma günü Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Beşkonak Yardibi Mahallesi’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği açıklandı.
İdris Taş, kardeşinin vefatının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yoğun bakım sürecinde yaşadıkları umudu ve acıyı dile getirdi. Taş, 66 gün boyunca Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde umutla beklediklerini belirterek, kardeşinin doğuştan Caroli hastalığıyla mücadele ettiğini ifade etti. Gadem Taş’ın yaşamı boyunca hastalıkla mücadele ettiğini aktaran İdris Taş, kardeşinin iki kez böbrek, son olarak da karaciğer nakli geçirdiğini, doktorlar ve hastane çalışanlarının gerekli tüm çabayı gösterdiğini ancak sonucun değişmediğini belirtti.
Caroli hastalığı nedir?
Caroli hastalığının, intrahepatik safra yollarının doğumsal, tıkanıklık olmadan gelişen ve çok sayıda bölgede segmental ve sakküler genişlemelerle karakterize bir hastalık olduğu biliniyor. Bu hastalığın bir varyasyonu olan Caroli sendromunda ise söz konusu genişlemelere konjenital hepatik fibrozis de eşlik ediyor. Her iki hastalık türünün çoğunlukla kalıtsal olduğu, otozomal resesif geçiş gösterdiği, nadiren otozomal dominant şekilde de görülebildiği ifade ediliyor.
Hastalıkta sıklıkla polikistik böbrek hastalığına da rastlandığı, safra akışındaki bozulmaya bağlı olarak safra çamuru ve safra taşlarının oluşabildiği, bunun da kolanjit atakları, sepsis ve karaciğer apselerine yol açabildiği belirtiliyor. Ayrıca bilier obstrüksiyonların sekonder bilier siroz gelişimine neden olabildiği, hepatik fibrozis bulunan hastalarda ise karaciğer sirozu ve portal hipertansiyon bulgularının görülebildiği kaydediliyor.
Caroli hastalığı ve Caroli sendromunun tanısının, özellikle büyük proksimal intrahepatik safra kanallarında düzensiz ve kistik genişlemelerin görüntülenmesiyle konulduğu, bu bulguların ultrasonografi, endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi ve manyetik rezonans kolanjiyografi yöntemleriyle tespit edilebildiği ifade ediliyor.





