Yeni Bakış’a yaptığı özel açıklamada Baro Başkanı olması durumunda yapacaklarını anlatan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu Adayı Avukat Serhat Sökmen, “Bizim ‘Baro, avukat içindir’ felsefesiyle hareket eden bir grubumuz var. Dolayısıyla meslek örgütü olan Baro aracılığıyla yönetime geldiğimizde, meslektaşlarımızın yaşam ve ekonomik koşullarını geliştirici faaliyetlerde bulunacağız. Pek çok meslek grubunda olduğu gibi avukatlar da ekonomik zorluk içinde. Özellikle genç meslektaşların ekonomik sıkıntılar çektiğini, bu konuya eğilmem gerektiğini biliyorum. Bu durumdaki meslektaşlara yaratabileceğimiz kaynaklar üzerinde çalışıcağız” diye konuştu.

Cumhuriyetci Avukatlar Grubu Adayi Avukat Serhat Sokmen Yenibakishaber (2)

OFİS KİRASINI ÖDEYEMEYECEK DURUMDA OLANLAR VAR

Başkan adayı olduktan sonra sahaya indiğini, kapı, kapı gezerek sorunları dinlediğini belirten Sökmen şunları söyledi: “Adli tatilde bile tatile gitmeyip ofis, ofis dolaştım. Meslektaşlarımızın ekonomik durumu ve şartlarının iyi olmadığını yerinde görmüş oldum. Özellikle genç meslektaşlar, ofis kiralarını ve normal yaşam giderlerini karşılamakta zorlanan bir pozisyona düştüler. İzmir, ticari açıdan aşırı gelişmiş bir yer değil; buna karşılık meslektaş sayımız oldukça fazla. Bu ikisi bir araya gelip mevcut piyasa koşullarıyla birleşince, maalesef avukatların ekonomik açıdan zorluk çektiği bir dönemle karşı karşıya kalıyoruz. Baro olarak bu meslektaşlarımızın cebindeki ekonomik yangına, baro imkanlarıyla ne ölçüde su serpebilirsek onun mücadelesini vereceğiz. Yönetime geldiğimizde bir ‘İş Geliştirme Komisyonu’ kuracağız. Meslektaşlarımız şu an CMK ve zorunlu müdafilik üzerinden nasıl ek gelir elde ediyorsa, bu komisyon aracılığıyla yeni gelir alanları açacağız. Ancak bu alanlar sadece avukat para kazansın diye değil, aynı zamanda Türkiye'deki hukuk güvenliğinin artırılması için olacak. CMK sistemi avukatlar para kazansın diye değil; ceza yargılamasında şüphelinin haklarının düzgün şekilde savunulabilmesi ve müdafi tutamayacak pozisyonda olan kişilere destek olunması için var.

Cumhuriyetci Avukatlar Grubu Adayi Avukat Serhat Sokmen Yenibakishaber (1)

NOTER VE TAPUDAKİ BAZI İŞLEMLERDE AVUKAT BULUNMALI

İş geliştirme komisyonu altında, avukatlara ek gelir sağlayıcı bazı düzenlemeler yapılması için çağrıda bulunacağız. Bu kapsamda tapu ve noter işlemlerinde avukat bulundurma zorunluluğu getirilmelidir. Noterlerde vasiyetname ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gibi çok önemli işlemler yapılmaktadır. Bu işlemlerde gerçek iradeler yansıtılmadan bazı kişilerin haklarını ihlal edici düzenlemeler yapılabilmektedir. Bu süreçte bir avukatın dokümanı inceleyip taraflara bilgi verecek bir pozisyonda bulunması ve buradan belli bir oranda ücret alması sağlanmalıdır. Tabii ki bu durum bir mevzuat düzenlemesini gerektirir. Baro olarak güçlü bir yönetim anlayışıyla sorunları ve şikayetleri dile getirip masada hakkını alabilen bir yapı tesis edilirse, bunların hiçbiri çok zor değildir. Tapuda ve noterlerde avukat bulundurma zorunluluğu uzun süredir konuşulan bir konudur. En son 30 milyon TL üzerindeki işlemlerde zorunlu olacağı yönünde bir uygulama gündeme gelmişti; ancak Türkiye'de bu tutarın üzerinde çok az taşınmaz satışı yapılmaktadır. Bu nedenle rakam daha da indirgeyerek avukatlara ek gelir sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Öte yandan şirket kuruluşlarında hazırlanan sözleşmelerle ilgili de avukatlar görev yapmalıdır. Ancak bu süreçte genellikle ticaret odasının sayfasındaki hazır örnekler alınmakta, muhasebeciler ‘Şirket kurduk’ diyerek bu süreçleri yürütmektedir. Ortaklık yapısının ve imza yetkilerinin nasıl olması gerektiği büyük bir hukuki emek gerektirir. Standart formlarla basite indirgendiği için, ana sözleşmelerdeki eksiklikler ileride ciddi hukuki sorunlar doğurmaktadır. Şirket kuruluşlarında da bir avukatın ana sözleşmeyi inceleyerek bağımsız bir imza zorunluluğu getirmesi hem hukuki güvenliği sağlayacak hem de avukatlara ek bir gelir imkanı sunacaktır.”

Cumhuriyetci Avukatlar Grubu Adayi Avukat Serhat Sokmen Yenibakishaber

AVUKATLAR DAHA AZ VERGİ ÖDEMELİ

Kamu hizmeti veren avukatların vergilendirmesinin neredeyse sermaye şirketleri kadar yüksek seviyede olduğuna da dikkat çeken Sökmen, bu durumda da değişiklik yapılması için mücadele vereceklerini belirterek şöyle devam etti: “Örneğin; 30 yaşına kadar olan genç meslektaşlarımız mesleğe başlar başlamaz ofis kirası, mobilya taksitleri gibi masrafların yanı sıra Bağ-Kur primi ve vergilerle karşı karşıya kalmaktadır. Genç meslektaşların mesleğe 1-0 geride başlamaması için Bağ-Kur primi ve gelir vergisinden muaf tutulmaları gerekir. Bu amaçla Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvuruda bulundum. Ancak hukuki bir dayanak gerektiği gerekçesiyle bu başvurulara ret kararı verildi. Bu ret kararlarının ardından Kamu Denetleme Kurumuna (Ombudsmanlık) başvurarak tavsiye kararı verilmesini talep ettim. Yanıt bekliyorum. Kurumdan çıkacak tavsiye kararını alıp İzmir'deki milletvekillerimizle bir araya gelerek kamuoyu oluşturabilir ve bu düzenlemeleri hayata geçirebilirsek, baro olarak gerçek anlamda görevimizi yapmış oluruz. Olur da baro başkanı olursam, bu tür tavsiye kararlarıyla meslektaşlarımızın haklarını savunmak adına somut adımlar atmayı hedefliyorum.”

BARO’DA DEĞİŞİM ŞART

İzmir Barosu yönetiminde değişimin şart olduğunu dile getiren Serhat Sökmen, şu ifadeleri kullandı:
“İzmir Barosu, yaklaşık 4 dönemdir (8 yıldır) Çağdaş Avukatlar Grubu tarafından yönetilmektedir. Yönetimdeki meslektaşların her biri değerli ve ayrı ayrı sevilen kişiler olsa da baro, uzun süreli yönetimlerin getirdiği yorgunluk nedeniyle meslek odaklı hareket etmekten uzaklaşmış ve bazı konuların dışına çıkamaz hale gelmiştir. 8 yıldır iktidarda olmanın getirdiği ‘mesleki körlük’, doğru ve gelişmeleri görmeyi engellemektedir. Barodan gelen SMS'lerin çoğunun aynı konularla ilgili olması, baro yönetiminin belli başlı konulara sıkışıp kaldığını göstermektedir. Elbette dezavantajlı grupların hakları ve temel hak ve özgürlükler son derece önemlidir. Avukatlık kanununun barolara yüklediği en temel görevlerden biri de hukuk devletinin savunucusu olmaktır. Bu görev, temel hak ve özgürlükler konusunda tavır koymayı zorunlu kılmaktadır. Ancak bu konulara odaklanılırken meslektaşların ekonomik, sosyal ve mesleki sorunlarının göz ardı edilmesi, mevcut yönetimin ‘üretkenlik yoksunluğunu’ ortaya koymaktadır. İzmir Barosu, adeta bir sivil toplum örgütü veya siyasi bir partinin arka bahçesi gibi hareket etmektedir ki bu durum doğru değildir. Avukatların ekonomik, sosyal ve toplumsal açıdan yeniden yükselmesi için yeni bir baro yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Sahada yapılan görüşmelerde meslektaşların artık bir yenilik ve değişim istediği açıkça görülmektedir. Bu sarmaldan kurtulup kendi sorunlarıyla ilgilenen bir baro yönetimi için Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun göreve geleceğine inanıyoruz ve iddialıyız.

AVUKATLARIN KONUT SAHİBİ OLMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Göreve gelmeleri durumunda Kocaeli Barosu'nun uyguladığı modelin benzerini İzmir’de de uygulamak için girişimde bulunacaklarını belirten Sökmen, “Kocaeli modelinde, evi (taşınmazı) olmayan meslektaşlar için baro, inşaat şirketi ve banka arasında protokol yapılarak çok düşük oranlı kredi tahsisi sağlanmış ve meslektaşların ev sahibi olmasının önü açılmıştır. Vizyoner bir bakış açısıyla dünyada ve diğer barolarda yapılan başarılı örnekler incelenmeli, meslektaşların yararına olan uygulamalar kendi baromuza da uyarlanmalıdır” şeklinde konuştu.

SANDIĞA KATILIM ÇAĞRISI

Meslektaşlarına sandığa katılım çağrısında bulunan genç Başkan Adayı, şunları söyledi: “Son 3-4 dönemdir seçimlere katılım oranları çok düşük; çünkü meslektaşlar barolarına olan aidiyet duygusunu kaybetmiştir. Bugün baroya sahip çıkılmadığı takdirde, yarın sahip çıkılacak bir baro bile kalmayabilir. Yürütmenin yargı organları üzerindeki baskısının arşa çıktığı, yargı bağımsızlığının zedelendiği bu süreçte barolara çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu olarak; üretkenlikle, liyakatle, bilgiyle ve cesaretle bütün hukuksuzlukların karşısında dağ gibi durulacağının taahhüdünü bugünden veriyoruz. Bu amaçla tüm meslektaşlarımızı, yeniden Türkiye'nin parlayan yıldızı bir İzmir Barosu inşa etmek üzere sandıklara çağırıyoruz.”

Muhabir: İlker Çoban