Komedyen Deniz Göktaş'ın tutukluluğuna ilişkin avukatları tarafından yapılan tahliye başvurusu mahkeme tarafından kabul edilmedi. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, yapılan itirazı değerlendirerek tutukluluk kararında değişiklik yapılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığına karar verdi.
Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve milyonlarca kişi tarafından izlenen "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamaları kapsamında tutuklanmıştı. Tutuklanmasının ardından cezaevine sevk edilmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Avukatlar tahliye talebinde bulundu
Yaklaşık 24 gündür tutuklu bulunan Deniz Göktaş'ın avukatları, İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği'ne sundukları dilekçeyle tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulundu.
Dilekçede, Göktaş'ın hakkında yürütülen soruşturmayı öğrendikten sonra yurt dışındaki tatilini yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğü belirtilirken, tutuklama için gerekli somut nedenlerin ortaya konulmadığı savunuldu. Ayrıca kaçma şüphesinin bulunmadığı ve tutuklama gerekçesinde yer verilen bazı değerlendirmelerin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda karşılığının olmadığı ifade edildi.
Suçlamalara ilişkin değerlendirmeler dilekçede yer aldı
Savunma dilekçesinde, soruşturmanın ilk aşamada Türk Ceza Kanunu'nun 216/3. maddesi kapsamında başlatıldığı, daha sonra suç vasfının değiştirilerek 216/1. madde kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü.
Avukatlar ayrıca, Yargıtay'ın benzer kararlarına atıfta bulunarak stand-up gösterisindeki ifadelerin kara mizah ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Dilekçede, gösterinin uzun süredir sahnelendiği ve kamu düzenini bozacak açık ve yakın bir tehlikenin oluşmadığı görüşü de paylaşıldı.
Mahkeme itirazı reddetti
İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda tutukluluk kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine vardı. Kararda, mevcut delil durumu ile dosya kapsamı dikkate alınarak itirazın yerinde görülmediği belirtilirken, tutukluluk kararında değişiklik yapılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı ifade edildi.





