Hatay’da 6 Şubat depremlerinde evleri ve atölyeleri zarar gören kadın zanaatkârlar, Hatay Valiliği tarafından kurulan Kültür ve Sanat Çarşısı sayesinde yeniden üretime başladı. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde oluşturulan çarşıda el sanatlarıyla uğraşan onlarca kadın, hem mesleklerini sürdürme hem de Hatay’ın kültürel mirasını yaşatma fırsatı buldu. Medeniyetler beşiği olarak bilinen kentte deprem sonrası sanatçıları ve zanaatkârları yeniden üretim hayatına kazandırmak amacıyla kurulan Kültür ve Sanat Çarşısı, kısa sürede önemli bir dayanışma merkezi haline geldi. Çarşıda yer alan 82 iş yerinde mozaikten ebru sanatına, ahşap yakmadan taş oymacılığına kadar birçok geleneksel sanat dalı yaşatılıyor.
Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla kurulan çarşıda kadın zanaatkârların emekleriyle hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, aynı zamanda kentin kültürel dokusunun korunmasına da katkı sağlanıyor.
“Mesleğime yeniden kavuşmak terapi gibi oldu”
30 yıldır kilim dokuma ustalığı yapan Ferdali Bostancı, depremden sonra mesleğini yeniden yapabilmenin kendisi için büyük bir moral kaynağı olduğunu söyledi. Dedesinden ilham alarak bu mesleğe yöneldiğini anlatan Bostancı, çocukluğunda dedesinin hasır dokuduğunu izleyerek büyüdüğünü belirtti. Bu ilgisinin zamanla mesleğe dönüştüğünü ifade eden Bostancı, kilim dokumacılığının eğitimini de aldığını söyledi.
Deprem sonrasında yeniden üretim yapabilmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Bostancı, şöyle konuştu:“Depremden sonra tekrar mesleğime kavuşmak ve sanat çarşısında küçük de olsa bir dükkânın verilmesi bize gerçekten terapi gibi geldi. Mesleğimi icra etmek ve bunu gelecek nesillere aktarmak için yeniden bir imkân bulduk. Kadınlar her zaman güçlüdür. Yeter ki desteklensinler ve önleri kesilmesin.”
41 yıllık ebru sanatçısı da çarşıda üretmeye devam ediyor
Hatay’da ebru sanatıyla tanınan 41 yıllık sanatçı Durdunaz Günaydın da Kültür ve Sanat Çarşısı’nda üretimini sürdüren isimlerden biri. Hem ressam hem de ebru sanatçısı olduğunu belirten Günaydın, geleneksel ebru sanatını farklı yüzeylere uygulayarak geliştirdiğini söyledi. Kağıt dışında seramik, ahşap, taş ve deniz kabuğu gibi birçok malzemeye ebru uyguladığını anlatan Günaydın, özellikle Hatay ipeği üzerinde yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor.
Samandağ ve Harbiye’de üretilen ipekleri kullanarak ebru sanatını farklı bir boyuta taşıdığını belirten Günaydın, depremde yaşadığı kayıplara rağmen üretmeye devam ettiğini ifade etti. “Depremde çok büyük kayıplar yaşadık. Antakya’daki evimiz yıkıldı. Buna rağmen mesleğimden vazgeçmedim. Valimiz Mustafa Masatlı’nın destekleriyle sanatçılar bir araya getirildi ve burada yeniden üretmeye başladık” dedi.
Kadınların gücü sanatla buluşuyor
Kadınların azim ve kararlılıkla her zorluğun üstesinden gelebileceğini vurgulayan Günaydın, sanatın kendileri için hem bir geçim kaynağı hem de moral kaynağı olduğunu söyledi. “Kadınlar bir şeyi kafalarına koyduklarında başarırlar. Biz de hem kendimizi kanıtlamak hem de ailelerimize destek olmak için çalışıyoruz. Kadınlar gerçekten çok güçlüdür” ifadelerini kullandı.
Hatay’ın kültürü yeniden hayat buluyor
Deprem sonrası kurulan Kültür ve Sanat Çarşısı yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda Hatay’ın kültürel mirasının yeniden canlandığı bir merkez haline geldi. Çarşıda çalışan kadın zanaatkârlar, hem geleneksel el sanatlarını yaşatıyor hem de deprem sonrası yaşamlarını yeniden kurmaya çalışıyor. Kadınların emeğiyle hayat bulan bu üretim alanı, Hatay’da dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkma mücadelesinin sembollerinden biri olarak görülüyor.





