DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, geçtiğimiz günlerde İzmir’i ziyaret ederek bir dizi etkinliğe katıldı. Bu etkinliklerde kentin yerel sorunlarıyla yakından ilgilenen ve bu kapsamda önemli açıklamalarda bulunan Babacan, İzmirli vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Babacan’ın şehri ziyaret etmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, İzmir’de nüfuslarının her geçen gün arttığını ve güçlendiğini belirtti. Ayrıca Uygur, “DEVA Partisi’nin İzmir’in sorunlarına korkusuzca ses olduğunu ve bunun nedeninin kimseye vefa borçlu olamamasından kaynaklandığını söyleyerek, “Parti olarak sözümüzü sakınmıyoruz. Kimseye bir bedel ödemek zorunda kalmadığımız için korkumuz yok. Buca Cezaevi'nde nasıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı eleştiriyorsak, vakıfların, Büyükşehir’in bünyesinde bulunan tarihi ve tescilli yapıları kendi bünyesine geçirmesine karşı da hükümete eleştirdik” şeklinde konuştu.
İZMİR’E ARTIK DAHA SIK GELECEK
İl teşkilatında yapılan değişikliklerin sonrasında İzmir’de hak ettikleri değeri bulduklarına vurgu yapan Uygur, Babacan’ın bundan sonraki süreçte İzmir’e sık sık ziyarette bulunacağını aktardı. Uygur, “Ben görev geldiğimde teşkilatta çok ciddi bir ölü toprağı vardı. Birkaç aylık zaman içerisinde bunu atmaya çalıştık. Hiçbir ilçede başkanlığımız yoktu. Bugün 13 ilçeye ulaştık ve ilçe başkanıyla, ilçe binasıyla ve yönetimleriyle bizimleler. Tabii ki bu çabamızı Genel Merkezimiz ve Genel Başkanımız dikkatle takip ediyordu. Ramazan'da da iftar sofrasının bereketini bir şekilde büyütmek istedik. Kendisine bunu ilettik, o da kabul etti ve birkaç ilden sonra İzmir'imize geldi. Yani sonuç itibarıyla biz çok verimli bir toplantı yaptık. Programın birinci aşaması Gazeteciler Cemiyeti ve basın toplantısıydı. Burada güncel Türkiye ve İzmir sorunlarına dönük yerel sorunlara değindik. Siyaset eş güdüm işi. İzmir'in en önemli sorunlarını sesi bir yukarıdan vermek gerekiyordu, muhalefeti ya da doğru politikayı desteklemek adına Türkiye'ye yaymak gerekiyordu. O yüzden İzmir'le ilgili Genel Başkanımızla aramızda çok ciddi bir eş güdüm var. Kendisi de İzmir'i çok önemsiyor. Bu anlamda İzmir’e artık daha sık gelecek” diye konuştu.

DEMOKRATLIĞIMIZ İZMİR İLE ORTAK KİMLİĞİMİZ
“Hak ettiğimiz tabana yüzümüzü döndükçe daha da büyüyeceğimizi görüyorum. Biliyorsunuz İzmir sosyal demokrat değil, demokrat bir kenttir. Yani muhafazakar zemindeki demokrat anlayışıyla sosyal demokrat zemindeki anlayış çok farklı değil aslında ama demokratlığımız İzmir ile ortak kimliğimiz” şeklinde konuşmalarına devam eden Uygur, “Bu anlamda bizim eski merkez siyasi yapılanmayı bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bunlar bir kısmıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nde, bir kısmıyla da AK Parti'de öbekleşmiş durumda. Biz onlara bir cesaret verip yeniden bu merkez kimliği ortaya çıkartmaya da üçüncü bir yol olmaya çalışıyoruz . Yani İzmir hem AK Parti'den hem de CHP'den çok yoruldu. Yeni bir umut yaratmaya çalışıyoruz. Yani temel hedefimiz buydu. Ziyaretiyle de bunu başardığımızı düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
İZMİR’İN BÜTÜN SORUNLARINA HAKİM
İzmir’in sorunları ile Babacan’ın yakından ilgilendiğini belirten Uygur, “Genel Başkan İzmir’in sorunlarıyla görüldüğü üzere çok ilgileniyor. Bu kapsamda da İzmir’in Ankara’daki sesi olmaya da gayret gösteriyor. Bu sese öncelikle Buca Cezaevi arazisiyle başladık. Sonrasında Basmane Çukuru'ndan tutun, Kiraz'daki altın arazisi,Urla'daki atık gemi olayı, Menemen Doğa Köy'deki mera ve otoparklar konusu olarak devam etti. Yani İzmir'in bütün sorunlarına Genel Başkanımız hakim. Biz zaten kendisine buradan raporlama gönderiyoruz. Ramazan programında da çok genel kapsamlı bir çalışma yaptık; sanayicisiyle, işçisiyle, Torbalı'daki ilçe iftarımızla, halk iftarımızla bunu gösterdik. Öte yandan Ali Babacan'ı hep üst düzey iş dünyası, sanayici, ekonomici falan derler ama Ali Bey'in çok ciddi bir halkçı yapısı da var. Biz İzmir'de bir politika değişikliğiyle Ali Bey'in halkçı kimliğini göstermek istedik” şeklinde konuştu.
İSTER CHP'DEN GELSİN İSTER AK PARTİ'DEN GELSİN
Partisinin İzmir’deki sorunlara ilişkin eylem planının hazır olduğunu dile getiren Uygur, partisinin hazineden ve belediyelerden hiçbir destek almadığını vurgulayarak, “Biz eylem planlarımızla sorunları çözmeye hazır bir siyasi partiyiz. Yerel sorunlarla da ilgili İzmir İl Başkanlığı olarak çok çaba sarf ediyoruz. Yani İzmir'in sorunlarına duyarsız bir siyasi parti ve İl Başkanı değilim. Özellikle İzmir'in doğasına, yeşile karşı yapılan her haksızlığa ister CHP'den gelsin ister AK Parti'den karşı çıkarız. Ayrıca biliyorsunuz biz siyasi parti olarak ne hazineden bir destek alıyoruz ne de belediyeden. Ne de arkamızı hükümet yanlısı bir organizasyon dayıyoruz. Kendi ekmeğimizden, kendi aşımızdan kazandığımız paralarla siyaset yapıyoruz. Bu nedenle de parti olarak sözümüzü sakınmıyoruz. Kimseye bir bedel ödemek zorunda kalmadığımız için korkumuz yok. Buca Cezaevi'nde nasıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı eleştiriyorsak, vakıfların, Büyükşehir’in bünyesinde bulunan tarihi ve tescilli yapıları kendi bünyesine geçirmesine karşı da hükümete eleştirdik. Kimseden bir çekincemiz yok” dedi.



