DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, Buca Eski Cezaevi Alanı’na ilişkin tartışmalarla ilgili açıklama yaptı. İzmir’in ulaşım, altyapı ve barınma gibi temel sorunları çözüm beklerken yüksek montanlı imar arazilerinin kapalı kapılar ardında gündeme gelmesinin soru işaretleri doğurduğunu belirten Uygur, kent yönetiminde şeffaflık, katılımcılık ve kamu yararının esas alınması gerektiğini vurguladı. Buca Cezaevi Alanı’nın geçmişte yürütülen hukuki mücadele sonucunda rekreasyon alanı olarak belirlenmesine rağmen yeniden yapılaşmaya açılmak istendiğini ileri sürdü.
Hukuki dayanaktan yoksun!
Uygur, 2020 yılında alanın “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilmesinin ardından imar planı yapma yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na geçtiğini, 2022’de yüksek yoğunluklu konut ve ticaret alanı öngören planların onaylandığını hatırlattı. 2023 yılında açılan davalar sonucunda hem rezerv yapı alanı kararının hem de imar planı değişikliklerinin mahkeme kararlarıyla iptal edildiğini belirten Uygur, buna rağmen 29 Ocak 2026 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Yeni planla rekreasyon alanının küçültüldüğünü ve ticaret-konut alanlarının genişletildiğini ifade ederek, bunun kamu yararına aykırı olduğunu dile getirdi.
Kamulaştırma gerekmez
Buca Cezaevi Alanı’nın rekreasyon alanı olarak kullanılabilmesi için kamulaştırma gerekmediğini öne süren Uygur, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesine göre kamu mülkiyetindeki alanların kamusal hizmet amacıyla bedelsiz devredilebileceğini ifade etti. Rezerv yapı alanı kararının iptaliyle birlikte mülkiyet devrinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını savunarak, alanın yeniden yapılaşmaya açılmasının kent suçu anlamına geleceğini belirtti.
Kamusal alan olarak kalmalı
Yaklaşık 80 bin metrekare büyüklüğündeki alanın yapılaşmaya açılması halinde trafik yükünün artacağını, altyapı sorunlarının derinleşeceğini ve kent parkı oluşturulabilecek nadir bir alanın kaybedileceğini ifade eden Uygur, alanın aynı zamanda toplumsal hafıza açısından da önem taşıdığını söyledi. Buca Eski Cezaevi Alanı’nın kamusal alan olarak korunması için hukuki sürecin sürdürüleceğini belirterek, kent paydaşlarını bu konuda açık tutum almaya davet etti.




